Boşanma-Tazminat-Nafaka

  • T.C.
  • YARGITAY
  • İkinci Hukuk Dairesi
  • E:2007/11171
  • K:2007/11471
  • T:18.07.2007

Özet: Davalı kocanın sürekli kumar oynadığı, eşini tehdit ettiği ve çocuklarına fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmakla, tarafların sosyal ve ekonomik durumları da gözetilerek davacı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.  Tarafların ortak çocuklarının velayeti davacı anneye veril­diğine göre, uygun miktarda iştirak nafakasına da hükmedilmelidir.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mah­kemece verilen hüküm tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.

1-   Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı kocanın sürekli kumar oynadığı, eşini tehdit ettiği ve çocuklarına fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmakla, davacı kadının aşağıdaki
bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-  Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden
evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4; BK m. 42, 43, 44, 49) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

3-  Türk Medeni Kanunu’nun 174/1. maddesi, mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini,  186.maddesi, evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranlarında emek
ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşan­maya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK m. 4; BK m. 42 ve 44) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

4-  Resmi sicil ve senetler, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur (TMK m. 7). Tarafların ortak çocukları olarak kayıtlı bulunan küçük Yağmur ve Atakan’ın velayeti davacı anneye verildiği halde uygun miktar iştirak nafakası verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.

Sonuç: Temyiz edilen hükmün 2, 3 ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle (BOZULMASINA), hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin (ONANMASINA), temyiz peşin harcın yatırana geri veril­mesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 18.07.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

  • “İşverenler ve İşletmeler İçin İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Danışmanlık Hizmetleri Rehberi”miz ilknursezgintemel@gmail.com adresinden talepte bulunan İşletmelere internet ortamında gönderilmektedir.
DİKKAT:
Randevu neticesinde avukatlarla yapılan görüşmeler danışmanlık ücretine tabidir.
İletişim bilgileri için tıklayınız
Danışmanlık hizmeti ve ücreti için tıklayınız