Yargılamanın Yenilenmesi – Temyiz – İlanen Tebliğ

  • T.C. YARGITAY
  • 16.Hukuk Dairesi
  • Esas: 2007/5496
  • Karar: 2007/5209
  • Karar Tarihi: 25.12.2007

KADASTRO TESPİTİNDEN DOĞAN DAVA – DAVALININ DAVADAN VE DURUŞMA GÜNÜNDEN USULÜNE UYGUN ŞEKİLDE HABERDAR EDİLEREK TARAF TEŞKİLİNİN SAĞLANACAĞI – USULEN TARAF TEŞKİLİ SAĞLANMADIĞI – DAVANIN ESASINA GİRİLEMEYECEĞİNİN GÖZETİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Somut olayda davalının davadan ve duruşma gününden usulüne uygun şekilde haberdar edilerek taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra işin esasına girilerek iddia ve savunmalar doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Usulen taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilemez ve esas hakkında hüküm kurulamaz.

(1086 S. K. m. 76, 445) (7201 S. K. m. 35)

Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:

Karar: Davacı vekili, 22.06.2006 havale tarihli dava dilekçesi ile kendisinin davalı, Hasan’ın ise davacı bulunduğu Fethiye Kadastro Mahkemesi’nin 14.10.1998 tarih 1996/104 esas, 1998/68 karar sayılı dosyasına ilişkin olarak yargılamanın iadesi talebinde bulunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Sonuç: 1) Mahkemece davacının dayandığı hukuki sebep <Yargılamanın İadesi Talebi> olarak vasıflandırılmıştır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca hakim, Türk Kanunlarını re’sen uygulamakla yükümlüdür. Davacının dilekçesinde bildirdiği vakıalara uygulanacak yasa hükümlerini bulmak ve davacının talebinin hukuki vasfını tayin ederek gerekli yasa hükümlerini uygulamak Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76. maddesinde işaret olunan <Türk Kanunları mucibince karar vermek> demektir. Hakim, tarafların bildirdikleri vakıalarla bağlı olup, hukuki sebeple bağlı değildir; dilekçede açıklanan olaylara ve sebeplere göre hukuki vasfı kendisi tayin etmek zorundadır. Somut olayda davacı vekili, Kadastro Mahkemesinde yürütülen yargılama sırasında yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, karardan haberdar olmadıklarını vakıa olarak açıklamaktadır. Davacı vekili karardan haberdar olmadıklarını iddia ettiğine göre talebi, usulen kesinleşmeyen kararın bozulmasını istemekten ibarettir. Hal böyle olunca, davacı vekilinin <yargılamanın iadesi> değil, <temyiz> talebinde bulunduğunun kabulü zorunludur. Davacı <temyiz> isteminde bulunduğuna göre, dilekçesine yanlış vasıf tayin edilerek <yargılamanın iadesi> talebi olarak değerlendirilmesi yukarıda açıklanan yasal kurallara aykırı olup, Fethiye Kadastro Mahkemesi’nin 07.03.2007 tarih 2006/481 esas, 2007/25 karar sayılı <yargılamanın iadesi talebinin reddine> dair kararı yok hükmünde sayılmakla ortadan kaldırılmasına,

2) Yargılamanın iadesi talebinin reddine dair karar yok hükmünde olmakla, davacı vekilinin 22.06.2006 havale tarihli dilekçesinin, Fethiye Kadastro Mahkemesi’nin 14.10.1998 tarih 1996/104 Esas, 1998/68 Karar sayılı dosyasına yönelik <temyiz dilekçesi> olarak değerlendirilmesine gelince; söz konusu dosyada davalı Hasan’a duruşma günü, dava dilekçesi ve gerekçeli karar, zabıta araştırmasına rağmen adresi bulunamadığından bahisle ilanen tebliğ edilmiş ise de, yapılan uygulama usule uygun değildir. Davalı Hasan kadastro tespitinden sonra komisyona sunduğu dilekçesinde adres göstermiş ve telefon numaralarını da bildirmiştir. Söz konusu adreste davalıya tebligat yapılamayınca mahkemece zabıta araştırması istenmiş ve zabıtaca adres tespit edilemediğinden ilanen tebligat yoluna gidilmiştir. Dosyanın incelenmesi sonucunda zabıtanın, <telefon numaralarından> hareketle bir araştırma yapmadığı gibi, hapse girip çıktığı anlaşılan davalı hakkında kendi kayıtlarını da incelemediği anlaşılmaktadır. Yetersiz zabıta araştırmasına dayanılarak ilanen tebligat yoluna başvurulması usulsüz olduğu gibi, resmi merciler önünde adres bildirmiş olan davalıya 35. maddeye göre tebligat yapılmasının düşünülmemesi de doğru değildir. Karar davalıya usulen tebliğ edilmediğinden temyiz istemi süresindedir. Dava dilekçesi ve duruşma günü davalıya usule uygun şekilde tebliğ edilmemiş ve taraf teşkili sağlanmamıştır. Mahkemece, davalının davadan ve duruşma gününden usulüne uygun şekilde haberdar edilerek taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra işin esasına girilerek iddia ve savunmalar doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Usulen taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilemez ve esas hakkında hüküm kurulamaz. Davalı Hasan vekilinin Fethiye Kadastro Mahkemesi’nin 14.10.1998 tarih 1996/104 Esas, 1998/68 Karar sayılı dosyasına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Fethiye Kadastro Mahkemesi’nin 14.10.1998 tarih 1996/104 Esas, 1998/68 sayılı kararının BOZULMASINA, 25.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

  • “İşverenler ve İşletmeler İçin İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Danışmanlık Hizmetleri Rehberi”miz av.i.s.temel@gmail.com adresinden talepte bulunan İşletmelere internet ortamında gönderilmektedir.
DİKKAT:
Randevu neticesinde avukatlarla yapılan görüşmeler danışmanlık ücretine tabidir.
İletişim bilgileri için tıklayınız
Danışmanlık hizmeti ve ücreti için tıklayınız