katkı payı

Mal Paylaşımı Davalarında Soru ve Cevaplar


Boşanmada Edinilmiş Mallar, Mal Rejimi ve Mal Paylaşımı Hakkında Sorular ve Cevapları

1. Mal rejiminin tasfiyesi boşanma davasında mı talep edilmeli, ayrı bir dava mı açılmalı?
Mal rejiminin tasfiyesinden doğan dava ve talepler boşanmanın eki niteliğinde olmayıp, uygulamada boşanma davasında talep edilmesi halinde tefrik edilerek, bekletici mesele yapılmaktadır. Bu konudaki… içtihatlar oturmuş olup örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2005/1208 E., 2005/4267 K. ve 17.03.2005 tarihli kararında “Davacı-davalı kadının istediği eşya, borsa hesabı, mal rejimi nedeniyle binadan alacak, araca katkı bedeli ile ilgili istem, boşanmanın eki niteliğinde olmayıp, bu istemler ancak boşanma davası ile ilgili hüküm kesinleşip tasfiye gündeme geldiğinde karara bağlanabilir. Bu nedenle bu konudaki dava ve istemler tefrik edilerek boşanma ile ilgili davanın bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.” denilmektedir.

Mal rejimi ile ilgili taleplerin boşanma davasında ileri sürülmesi, boşanma dava dilekçesinde mal rejimi ile ilgili taleplerin yeterince açıklanmamasına veya tefrik kararının geç verilmesi halinde (uygulamada bazen kararla birlikte verilmektedir) mal rejimi ile ilgili delillerin yeterince toplanılmamasına neden olmaktadır.

2. Mal Rejiminin Tasfiyesi Dava Dilekçesinde Sonuç ve İstem Kısmında Ne Talep Edilmelidir? Okumaya devam et

01.01.2002’den önce edinilmiş mallar için açılan katkı payı alacağı davaları 10 yıllık zamanaşımına tabidir

T.C. YARGITAY

8.Hukuk Dairesi
Esas:  2010/3082
Karar: 2011/146
Karar Tarihi: 20.01.2011

TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI – KATKI PAYI ALACAĞI – TARAFLARIN EVLENME VE BOŞANMA TARİHLERİ İTİBARİYLE MAL AYRILIĞI REJİMİNE TABİ OLMALARI – ZAMANAŞIMININ GENEL HÜKÜMLERE GÖRE ÇÖZÜMLENECEĞİ – DAVANIN SÜRESİNDE AÇILDIĞI

ÖZET: Taraflar arasında başka bir mal rejimi seçildiği ileri sürülmediğine göre, evlenme ve boşanma tarihleri itibariyle mal ayrılığı rejimine tabidirler. Davacı tarafından katkının yapıldığı ve taşınmazların satın alındığı iddia edilen dönem itibariyle eşler arasında <mal ayrılığı> rejimi geçerlidir. Eşler arasındaki mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle sona ermiştir. Dava konusu taşınmazların edinildiğinin ileri sürüldüğü tarih aralığına göre, uyuşmazlık 01.01.2002 tarihinden önceye ilişkin olup eşler arasında mal ayrılığı rejimi geçerli olduğundan Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulmalıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta on yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği açıktır. Davanın süresinde açıldığı gözden kaçırılmıştır. Okumaya devam et

Katkı Payı alacağında fedakarlığın denkleştirilmesi ve hakkaniyet ilkeleri

T.C. YARGITAY

8.Hukuk Dairesi
Esas:  2010/5612
Karar: 2011/343
Karar Tarihi: 25.01.2011

KATKI PAYI VE KATILMA ALACAĞI DAVASI – DAVACININ TAŞINMAZA YAPTIĞI BİR KATKISININ BULUNUP BULUNMADIĞI – DAVACININ ÇALIŞTIĞI ÇALIŞMA SÜRESİNİN GÖZ ÖNÜNDE TUTULDUĞU – EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİ – FEDAKARLIĞIN DENKLEŞTİRİLMESİ VE HAKKANİYET İLKELERİ

ÖZET: Uyuşmazlık konusu katkı payı alacağı ile edinilmiş mallara katılma alacağının mahkeme hakimince hesaplandığı, sonuç olarak bağımsız bölüm nedeniyle hesaplanan katkı payı alacağı ve edinilmiş mallara katılma alacağının belirlendiği ve bu miktarların hüküm altına alındığı görülmüştür. İşe giriş bildirgesine göre davacının 1.11.1989 tarihinde işe başladığı ve çalışmasını 2002 yılına kadar sürdürdüğü görülmektedir.  Davacının çalıştığı çalışma süresi göz önünde tutulduğunda ve bu çalışmasıyla gelirde elde ettiği gözetildiğinde davacının uyuşmazlık konusu taşınmaza bir katkısının bulunmadığı düşünülemez. Aksi durum hayatın olağan akışına aykırı düşer.  Davalı ise Türk silahlı kuvvetler de doktor olarak çalıştığı ve 18.1.2000 tarihinde ayrıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıldıktan sonraki çalışmalarına ilişkin belgeler ise dosya arasında yer almamaktadır. Okumaya devam et

Katkı Payı Davasında eşlerin gelirleri belirlenirken, ekonomik ve sosyal durumları, yaşam tarzları, hayat düzeylerine göre kişisel harcamalarının ayrı ayrı tespit edilmesi gerektiği

  • T.C. YARGITAY
  • 8.Hukuk Dairesi
  • Esas:  2011/1028
  • Karar: 2011/6069
  • Karar Tarihi: 21.11.2011

KATKI PAYI ALACAĞI DAVASI – TARAFLARIN TASARRUF MİKTARLARININ TOPLAM TASARRUF MİKTARI İÇERİSİNDEKİ KATKI ORANLARININ NE OLDUĞUNUN SAPTANMASI – MAHKEME VE YARGITAYIN DENETİMİNE AÇIK RAPOR ALINARAK KARARA VARILMASI GEREĞİ

ÖZET: Tarafların yurtiçi ve davalının yurtdışındaki çalışma ve gelirlerine ilişkin belgeler ile E… Yapı Kooperatifi’ne ait üyelik kaydı, taksitlerin ödenmesine ilişkin belgeler ile 4 nolu bağımsız bölümün fiilen hangi tarihte teslim edildiğine ve içinde oturmaya başlandığına ilişkin kayıt ve belgelerin bulundukları yerlerden getirtilerek dosya arasına konulması, evlenme tarihi ile kooperatif ödemelerine ilişkin eşlerin ayrı ayrı gelirlerinin olabildiğince gerçeğe uygun olarak belirlenmesine çalışılması, bu gelirlerden tarafların ekonomik ve sosyal durumları, yaşam tarzları, hayat düzeylerine göre kişisel harcamalarının ayrı ayrı tespit edilmesi, davalı kocanın aileyi geçindirme yükümlülüğü de göz önünde bulundurularak yapabilecekleri tasarruf miktarlarının ayrı ayrı bulunması, daha sonra tarafların tasarruf miktarlarının toplam tasarruf miktarı içerisindeki katkı oranlarının ne olduğunun saptanması, davacıya ait katkı oranının taşınmazın dava tarihindeki değeri ile çarpılarak davacının katkı payı alacağının belirlenmesi, bu konuda bir hukukçu, bir mali müşavir ve bir inşaatçıdan oluşan bilirkişi kurulundan yeniden taraflar, mahkeme ve Yargıtay’ın denetimine açık rapor alınması, bağımsız bölüme ait ödemelerin bir bölümü 01.01.2002 tarihinden sonraya sarkmış ise, bu yönde de hesabın yapılması, katılma alacağı bakımından durumun değerlendirilmesi; ondan sonra esas hakkında karar verilmesi gerekir. Okumaya devam et

Ölüm halinde mal rejiminin tasfiyesi – miras payı

  • T.C. YARGITAY
  • 8.Hukuk Dairesi
  • Esas:  2011/1293
  • Karar: 2011/1521
  • Karar Tarihi: 11.03.2011

İTİRAZIN İPTALİ DAVASI – ÖNCELİKLE TEREKEYE AİT BORCUN SAĞ EŞE ÖDENMESİ – KALAN MİKTAR ÜZERİNDEN SAĞ EŞİN MİRAS PAYININ BELİRLENEREK HEM MAL REJİMİNİN TASFİYESİNDEN HEM DE MİRAS PAYINDAN KAYNAKLANAN ALACAK MİKTARLARININ BELİRLENEREK KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Olayda sağ eşinin mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkı terekeye ait ödenmesi gereken borçtur. Buna göre; öncelikle terekeye ait bu borcun sağ eşe ödenmesi, daha sonra kalan miktar üzerinden yine sağ eşin TMK.’nın 499. maddesine göre oluşan miras payının belirlenerek hem mal rejiminin tasfiyesinden, hem de miras payından kaynaklanan alacak miktarlarının toplamı belirlenerek davacının isteği hakkında bir karar verilmesi gerekirken; Okumaya devam et

Yetki ve Görev

DEĞER ARTIŞ PAYI ALACAĞI DAVALARI

1-     GÖREVLİ MAHKEME:

4787 S.Y.’nın 5133 S.Y. ile değişik 4/1. Maddesi gereğince Türk Medeni Kanununun üçüncü kısmı hariç ikinci kitabından kaynaklanan davalara (TMK. M.118-395) Aile Mahkemelerince bakılacağı hükmü getirilmiştir. Değer Artış Payı TMK. M.227’de düzenlenmiş olmakla Görevli Mahkeme AİLE MAHKEMESİDİR.

2-     YETKİLİ MAHKEME: (TMK. Madde 214)

  • a) Mal Rejiminin ölümle sona ermesi durumunda ölenin son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
  • b) Mal Rejiminin boşanmayla, evliliğin iptaliyle veya hakim tarafından mal ayrılığına karar verilmesi ile sona ermesi durumunda bu davalardaki yetkili olan mahkeme Mal Rejiminden kaynaklı davada da yetkilidir.
  • c) Diğer durumlarda davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. (TMK. Md. 19, Nüfus Kanunu 4 ve HUMK. Md. 9-1)
  • “İşverenler ve İşletmeler İçin İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Danışmanlık Hizmetleri Rehberi”miz ilknursezgintemel@gmail.com adresinden talepte bulunan İşletmelere internet ortamında gönderilmektedir.
DİKKAT:
Randevu neticesinde avukatlarla yapılan görüşmeler danışmanlık ücretine tabidir.
İletişim bilgileri için tıklayınız
Danışmanlık hizmeti ve ücreti için tıklayınız