ankarada avukat

Doğum Borçlanması

  • T.C. YARGITAY
  • Hukuk Genel Kurulu
  • Esas:  2011/10-311
  • Karar: 2011/322
  • Karar Tarihi: 18.05.2011

DOĞUM BORÇLANMASI TALEBİNİN REDDİNE İLİŞKİN KURUM İŞLEMİNİN İPTALİ DAVASI – DAVACININ GERÇEKLEŞTİRDİĞİ DOĞUMLAR SEBEBİYLE DOĞUM BORÇLANMASI YAPAMAYACAĞI GÖZÖNÜNDE TUTULMAKSIZIN HÜKÜM KURULMASININ İSABETSİZLİĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Somut olayda, ilk kez 506 sayılı Kanun kapsamında 20.06.1993 tarihinde zorunlu sigortalı olduğu anlaşılan davacının, 22.12.1980 ve 24.04.1983 tarihlerinde gerçekleştirdiği doğumlar sebebiyle doğum borçlanması yapamayacağı göz önünde tutulmaksızın yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

(5510 S. K. m. 4, 41, 82)  (Hizmet Borçlanması İşlemleri Hakkında Genelge I- 5510 Sayılı Kanunun 41 inci Maddesine Göre Yapılacak Borçlanmalar ) (10.HD. 05.04.2010 T.  2009/17858 E., 2010/4907 K.) Okumaya devam et

Ücretsiz İzinde Geçen Süreler

  • T.C. YARGITAY
  • Hukuk Genel Kurulu
  • Esas: 2012/9-303
  • Karar: 2012/317
  • Karar Tarihi: 11.04.2012

İŞÇİ ALACAĞI DAVASI – İŞÇİNİN İŞ VERİLMEDİĞİ GÜNLERDE ZAMANINI İŞYERİNDE GEÇİRMEMESİ – ÇALIŞILMAYAN GÜNLERİN KIDEMDEN SAYILMA OLANAĞININ BULUNMAMASI – ÇALIŞILAN VE ÇALIŞILMIŞ SAYILAN GÜNLERİN TOPLAMI ÜZERİNDEN KIDEM TAZMİNATININ HESAPLANMASI

ÖZET: Somut uyuşmazlıkta ssk kayıtlarına, tanık anlatımlarına ve özellikle tarafların kabulünde olduğu üzere, davacı işçi özellikle 2004 yılından önce işyeri uygulaması ile iş olduğunda işe çağırılmakta ve çağrıldığı günler için ücret ödenmekte ve SSK primi de çalışılan süreye göre yatırılmaktadır. Davacı işçi iş verilmediği günlerde zamanını işyerinde geçirmemektedir. Davacı işçi İş Kanununda tam olarak karşılamasa da çağrı usulü bir çalışma şekline göre çalışmaktadır. Davacının aralıklı çalıştığı kabul edilmelidir. Bu tür çalışmada çalışılmayan günlerin kıdemden sayılma olanağı yoktur. Davacının çalışılan ve çalışılmış sayılan günleri toplamı üzerinden kıdem tazminatı hesaplanmalı ve hüküm altına alınmalıdır. Okumaya devam et

Fazla çalışma ücreti aylık ücretin içindeyse (270 saat)

  • T.C.
  • YARGITAY
  • 9. HUKUK DAİRESİ
  • E. 2005/38226
  • K. 2006/6560
  • T. 14.3.2006

• FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETİ ( Yılda 90 Gün ve 270 Saate Kadar Yasal Fazla Çalışma Ücretinin Aylık Sabit Ücretin İçinde Ödenebileceği – İş Sözleşmesindeki Bu Hükme Değer Verilmesi Gereği )

• İŞ AKDİNDE AYLIK BRÜT ÜCRETİN İÇİNDE FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETLERİNİN DE BULUNDUĞU KURALI ( Bu Hükme Değer Verilmesi Gereği – Yılda 90 Gün ve 270 Saate Kadar Yasal Fazla Çalışma Ücretinin Aylık Sabit Ücretin İçinde Ödenebileceği )

• AYLIK BRÜT ÜCRETİN İÇİNDE FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETLERİNİN DE BULUNDUĞU KURALI ( Yılda 90 Gün ve 270 Saate Kadar Yasal Fazla Çalışma Ücretinin Aylık Sabit Ücretin İçinde Ödenebileceği – Bu Hükme Değer Verilmesi Gereği )

• KARŞI DAVA ( Her İki İstek de Ayrı Ayrı Davalara Konu Olduğuna Göre Takas Mahsup İşlemi Yapılarak Reddine Karar Verilmesinin Hatalı Olduğu )
4857/m.41

ÖZET : 1- Taraflar arasında imzalanmış olan iş sözleşmesinde aylık bürüt ücretin içinde fazla çalışma ücretlerinin de bulunduğuna dair kurala yer verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda anılan hüküm değerlendirmeye alınmamıştır. Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre, yılda 90 gün ve 270 saate kadar yasal fazla çalışma ücretlerinin aylık sabit ücretin içinde ödenmesi olanaklıdır. Taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin anılan hükmüne değer verilmeli ve buna göre fazla çalışma alacağı yönünden hesaplama yapılmalıdır.
.

2- Davalı işveren işçiye karşı açmış olduğu karşı davada ihbar tazminatının fazla ödendiğinden bahisle fazla ödenen kısmın iadesini talep etmiştir. Bilirkişi raporunda işverenin 703.896.387.-TL’yi fazla ödemiş olduğu belirlenmiştir. Mahkemece söz konusu tutar, asıl davaya konu olan davacı işçinin hak kazandığı fazla çalışma ücretlerinden indirilmek suretiyle sonuca gidilmiştir. Bunun sonucu olarak da karşı davanın reddine karar verilmiştir. Belirtmek gerekir ki, her iki istek de ayrı ayrı davalara konu olduğuna göre takas mahsup işlemi yapılması doğru değildir. Buna göre karşı davanın reddine karar verilmesi de hatalıdır.
.

DAVA : Davacı, ihbar, kıdem, kötüniyet, maddi manevi tazminat, izin, fazla çalışma alacaklarının; karşı davacı ise fazla ödenen ihbar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, asıl davayı kısmen hüküm altına almış, karşı davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK’nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Taraflar arasında imzalanmış olan iş sözleşmesinin 5. maddesinde aylık bürüt ücretin içinde fazla çalışma ücretlerinin de bulunduğuna dair kurala yer verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda anılan hüküm değerlendirmeye alınmamıştır. Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre, yılda 90 gün ve 270 saate kadar yasal fazla çalışma ücretlerinin aylık sabit ücretin içinde ödenmesi olanaklıdır. Taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin anılan hükmüne değer verilmeli ve buna göre fazla çalışma alacağı yönünden hesaplama yapılmalıdır.

3. Davalı işveren işçiye karşı açmış olduğu karşı davada ihbar tazminatının fazla ödendiğinden bahisle fazla ödenen kısmın iadesini talep etmiştir. Bilirkişi raporunda işverenin 703.896.387.-TL’yi fazla ödemiş olduğu belirlenmiştir. Mahkemece söz konusu tutar, asıl davaya konu olan davacı işçinin hak kazandığı fazla çalışma ücretlerinden indirilmek suretiyle sonuca gidilmiştir. Bunun sonucu olarak da karşı davanın reddine karar verilmiştir. Belirtmek gerekir ki, her iki istek de ayrı ayrı davalara konu olduğuna göre takas mahsup işlemi yapılması doğru değildir. Buna göre karşı davanın reddine karar verilmesi de hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.

Asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumluluğu

  • T.C.
  • YARGITAY
  • 9. HUKUK DAİRESİ
  • E. 2005/31232
  • K. 2006/10530
  • T. 18.4.2006

• KIDEM TAZMİNATI ( Asıl İşverenin İşçilik Alacaklarından Taşeronla Birlikte Sorumlu Olduğu – İş Akdinin İşverence Haksız Feshedildiğinin İspat Külfetinin İşverene Ait Bulunduğu )

• İŞ AKDİNİN İŞVERENCE HAKSIZ FESHİ ( İspat Külfetinin İşverene Ait Bulunduğu – Kıdem İhbar Tazminatı ve Yıllık İzin Ücreti Alacakları )

• ASIL İŞVERENİN TAŞERONLA BİRLİKTE SORUMLULUĞU ( Kıdem İhbar Tazminatı ve Yıllık İzin Ücreti Alacakları )

• HAKSIZ FESİH ( İşverence/İspat Külfetinin İşverene Ait Bulunduğu – Kıdem İhbar Tazminatı ve Yıllık İzin Ücreti Alacakları )
4857/m. 2/6, 17, 57
1475/m. 1/son, 14 Okumaya devam et

Trafik kazası – Maddi manevi tazminat davası

  • T.C. YARGITAY
  • Hukuk Genel Kurulu
  • Esas:  2012/17-215
  • Karar: 2012/413
  • Karar Tarihi: 27.06.2012

DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI DAVASI – DESTEĞİN SÜRÜCÜ OLDUĞU ARAÇTA KUSURU SONUCU MEYDANA GELEN TRAFİK KAZASI SONUCU VEFAT ETMİŞ OLMASI – ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTACISINI HASIM GÖSTEREREK DAVA AÇILABİLECEĞİNİN KABULÜ

ÖZET: Yerel mahkemece, davacıların, desteklerinin sürücü olduğu araçta kusuru sonucu meydana gelen trafik kazası sonucu vefat etmiş olması nedeniyle, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla, zorunlu mali sorumluluk sigortacısını hasım göstererek dava açabileceklerinin kabulü sonucu itibariyle doğru olup; açıklanan gerekçelerle yerel mahkemenin bu yöne ilişkin direnme kararı yerindedir. Ne var ki, Özel Daire’ce tazminat miktarına yönelik diğer temyiz itirazları incelenmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme uygun olup; davalı A… Sigorta A.Ş. vekilinin tazminat miktarına yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın onyedinci hukuk dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. Okumaya devam et

Takas Mahsup def’i

  • T.C. YARGITAY
  • Hukuk Genel Kurulu
  • Esas:  2007/4-621
  • Karar: 2007/615
  • Karar Tarihi: 26.09.2007

MANEVİ TAZMİNAT DAVASI – BASIN YOLUYLA KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI – DAVACI TARAFIN SAVUNMANIN GENİŞLETİLMESİNE ZIMNEN MUVAFAKAT ETTİĞİ – USULİ KAZANILMIŞ HAK – UYUŞMAZLIĞIN GENİŞLETİLEN DAVALI SAVUNMASI DİKKATE ALINARAK ÇÖZÜMLENMESİ GEREĞİ

ÖZET: Davacı tarafın, savunmanın genişletilmesine zımnen muvafakat ettiği; zımni muvafakatin, davalı taraf yönünden, genişletilen savunmanın mahkemece dikkate alınmasını gerektiren bir usulü kazanılmış hak doğurduğu, bunun sonucu olarak da, uyuşmazlığın davalı vekilince bildirilen takas-mahsup talebi çerçevesinde çözülmesinin zorunlu olduğu kabul edilmelidir.

(1086 S. K. m. 187, 202, 204) (818 S. K. m. 122) Okumaya devam et

Çocuğun Yurtdışında Yaşayan Babaya İade Edilmesi

  • T.C. YARGITAY
  • 2.Hukuk Dairesi
  • Esas: 2011/8304
  • Karar: 2011/8799
  • Karar Tarihi: 23.05.2011

ÇOCUĞUN YURTDIŞINDA YAŞAYAN BABASINA İADE EDİLMESİ İSTEMİ – ÇOCUĞUN GERİ DÖNMESİNİN ÇOCUĞU FİZİKİ VEYA PSİKOLOJİK BİR TEHLİKEYE MARUZ BIRAKIP BIRAKMAYACAĞI – ÇOCUĞUN YAŞININ KÜÇÜK OLMASININ BAŞLI BAŞINA İADE İSTEĞİNİN REDDİNE SEBEP TEŞKİL ETMEYECEĞİ

ÖZET: Çocuğun geri dönmesi çocuğu fiziki veya psikolojik bir tehlikeye maruz bırakacağı veya başka bir şekilde, müsamaha edilemeyecek bir duruma düşüreceği yolunda ciddi bir risk mevcut ise iade talebi reddedilecektir. Geri döndüğü takdirde, tehlikelere maruz kalacağı yolunda ciddi bir riskin varlığını gösteren nesnel bulgular bulunmamaktadır. Çocuğun yaşının küçük olması başlı başına iade isteğinin reddine sebep teşkil etmez. İade talebinin kabulü gerekirken, yetersiz gerekçeyle isteğin reddi doğru bulunmamıştır. Okumaya devam et

  • “İşverenler ve İşletmeler İçin İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Danışmanlık Hizmetleri Rehberi”miz ilknursezgintemel@gmail.com adresinden talepte bulunan İşletmelere internet ortamında gönderilmektedir.
DİKKAT:
Randevu neticesinde avukatlarla yapılan görüşmeler danışmanlık ücretine tabidir.
İletişim bilgileri için tıklayınız
Danışmanlık hizmeti ve ücreti için tıklayınız