Aile Hukuku Avukatı

Çocuğun Yurtdışında Yaşayan Babaya İade Edilmesi

  • T.C. YARGITAY
  • 2.Hukuk Dairesi
  • Esas: 2011/8304
  • Karar: 2011/8799
  • Karar Tarihi: 23.05.2011

ÇOCUĞUN YURTDIŞINDA YAŞAYAN BABASINA İADE EDİLMESİ İSTEMİ – ÇOCUĞUN GERİ DÖNMESİNİN ÇOCUĞU FİZİKİ VEYA PSİKOLOJİK BİR TEHLİKEYE MARUZ BIRAKIP BIRAKMAYACAĞI – ÇOCUĞUN YAŞININ KÜÇÜK OLMASININ BAŞLI BAŞINA İADE İSTEĞİNİN REDDİNE SEBEP TEŞKİL ETMEYECEĞİ

ÖZET: Çocuğun geri dönmesi çocuğu fiziki veya psikolojik bir tehlikeye maruz bırakacağı veya başka bir şekilde, müsamaha edilemeyecek bir duruma düşüreceği yolunda ciddi bir risk mevcut ise iade talebi reddedilecektir. Geri döndüğü takdirde, tehlikelere maruz kalacağı yolunda ciddi bir riskin varlığını gösteren nesnel bulgular bulunmamaktadır. Çocuğun yaşının küçük olması başlı başına iade isteğinin reddine sebep teşkil etmez. İade talebinin kabulü gerekirken, yetersiz gerekçeyle isteğin reddi doğru bulunmamıştır. Okumaya devam et

Edinilmiş mallara katılma, aile konutunun özgülenmesi

  • T.C. YARGITAY
  • 8.Hukuk Dairesi
  • Esas:  2010/1695
  • Karar: 2010/2923
  • Karar Tarihi: 01.06.2010

KATILMA ALACAĞI DAVASI – EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA ALACAĞININ OLUP OLMADIĞININ TESPİT EDİLECEK OLMASI – MÜLKİYET HAKKININ TANINIP TANINMAMASI KONUSUNDA OLUMLU VEYA OLUMSUZ BİR KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: İddia ve savunma doğrultusunda taraf delilleri toplanarak edinilmiş mallara katılma alacağının olup olmadığının belirlenmesi, bunun sonucu olarak mülkiyet hakkının tanınıp tanınmaması konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı ve görevsizlik nedeniyle istekler yönünden davanın reddine karar verilmesi açıklanan nedenlerle usul ve kanuna aykırıdır. Öte yandan dava, doğru görevli ve yetkili mahkemede açılmıştır.

(4721 S. K. m. 5, 6, 178, 218, 222, 225, 231, 236, 240, 255, 279, 652) (818 S. K. m. 125) Okumaya devam et

Mal Paylaşımı Davalarında Soru ve Cevaplar


Boşanmada Edinilmiş Mallar, Mal Rejimi ve Mal Paylaşımı Hakkında Sorular ve Cevapları

1. Mal rejiminin tasfiyesi boşanma davasında mı talep edilmeli, ayrı bir dava mı açılmalı?
Mal rejiminin tasfiyesinden doğan dava ve talepler boşanmanın eki niteliğinde olmayıp, uygulamada boşanma davasında talep edilmesi halinde tefrik edilerek, bekletici mesele yapılmaktadır. Bu konudaki… içtihatlar oturmuş olup örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2005/1208 E., 2005/4267 K. ve 17.03.2005 tarihli kararında “Davacı-davalı kadının istediği eşya, borsa hesabı, mal rejimi nedeniyle binadan alacak, araca katkı bedeli ile ilgili istem, boşanmanın eki niteliğinde olmayıp, bu istemler ancak boşanma davası ile ilgili hüküm kesinleşip tasfiye gündeme geldiğinde karara bağlanabilir. Bu nedenle bu konudaki dava ve istemler tefrik edilerek boşanma ile ilgili davanın bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.” denilmektedir.

Mal rejimi ile ilgili taleplerin boşanma davasında ileri sürülmesi, boşanma dava dilekçesinde mal rejimi ile ilgili taleplerin yeterince açıklanmamasına veya tefrik kararının geç verilmesi halinde (uygulamada bazen kararla birlikte verilmektedir) mal rejimi ile ilgili delillerin yeterince toplanılmamasına neden olmaktadır.

2. Mal Rejiminin Tasfiyesi Dava Dilekçesinde Sonuç ve İstem Kısmında Ne Talep Edilmelidir? Okumaya devam et

01.01.2002’den önce edinilmiş mallar için açılan katkı payı alacağı davaları 10 yıllık zamanaşımına tabidir

T.C. YARGITAY

8.Hukuk Dairesi
Esas:  2010/3082
Karar: 2011/146
Karar Tarihi: 20.01.2011

TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI – KATKI PAYI ALACAĞI – TARAFLARIN EVLENME VE BOŞANMA TARİHLERİ İTİBARİYLE MAL AYRILIĞI REJİMİNE TABİ OLMALARI – ZAMANAŞIMININ GENEL HÜKÜMLERE GÖRE ÇÖZÜMLENECEĞİ – DAVANIN SÜRESİNDE AÇILDIĞI

ÖZET: Taraflar arasında başka bir mal rejimi seçildiği ileri sürülmediğine göre, evlenme ve boşanma tarihleri itibariyle mal ayrılığı rejimine tabidirler. Davacı tarafından katkının yapıldığı ve taşınmazların satın alındığı iddia edilen dönem itibariyle eşler arasında <mal ayrılığı> rejimi geçerlidir. Eşler arasındaki mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle sona ermiştir. Dava konusu taşınmazların edinildiğinin ileri sürüldüğü tarih aralığına göre, uyuşmazlık 01.01.2002 tarihinden önceye ilişkin olup eşler arasında mal ayrılığı rejimi geçerli olduğundan Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulmalıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta on yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği açıktır. Davanın süresinde açıldığı gözden kaçırılmıştır. Okumaya devam et

Ölüm halinde mal rejiminin tasfiyesi – miras payı

  • T.C. YARGITAY
  • 8.Hukuk Dairesi
  • Esas:  2011/1293
  • Karar: 2011/1521
  • Karar Tarihi: 11.03.2011

İTİRAZIN İPTALİ DAVASI – ÖNCELİKLE TEREKEYE AİT BORCUN SAĞ EŞE ÖDENMESİ – KALAN MİKTAR ÜZERİNDEN SAĞ EŞİN MİRAS PAYININ BELİRLENEREK HEM MAL REJİMİNİN TASFİYESİNDEN HEM DE MİRAS PAYINDAN KAYNAKLANAN ALACAK MİKTARLARININ BELİRLENEREK KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Olayda sağ eşinin mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkı terekeye ait ödenmesi gereken borçtur. Buna göre; öncelikle terekeye ait bu borcun sağ eşe ödenmesi, daha sonra kalan miktar üzerinden yine sağ eşin TMK.’nın 499. maddesine göre oluşan miras payının belirlenerek hem mal rejiminin tasfiyesinden, hem de miras payından kaynaklanan alacak miktarlarının toplamı belirlenerek davacının isteği hakkında bir karar verilmesi gerekirken; Okumaya devam et

Aile Hukuku Yargılaması – Hassas alan



Aile Mahkemeleri Özel Yetkili Mahkemeler olarak tanımlanmışlardır. “Özel” olmaları, yargılama yaptıkları alan sebebiyle de yargılamanın hassasiyetini beraberinde getirmektedir. Bu sebeple diğer Hukuk Mahkemelerinden farklı olarak, kanun Aile Mahkemeleri Hakimlerinde  bazı özellikler aramaktadır. Evli olmaları, çocuk sahibi olmaları, Aile Hukukunda uzmanlık / master yapmış olmaları gibi.

Böyle hassas bir yargılamada elbette biz avukatların da izleyeceği yol ve yöntemler diğer davalara nazaran özellik ve hassasiyet gerektirmektedir.

Tarafların “duygularıyla” hareket ettikleri özellikle boşanma / ayrılık /velayet / nafaka / tazminat davalarında avukatın hukuk misyonuyla birlikte psikolog olması da beklenir. Bu sebeple “iletişim teknikleri”ne özellikle de “mağdurla iletişim”e yönelik pekçok çalışma ve eğitime katılmış bulunmaktayım.
.
Boşanma süreci, çoğu zaman evlilik birliğini çekilmez hale getiren olayların sebep olduğu çöküntüden daha ağır sorun ve sonuçları beraberinde getirir. Bunun bilincinde olarak müvekkillerin ve çocuklarının gerek maddi, gerek manevi olarak bu süreci en az sarsıntı ve zararla atlatabilmeleri bu davalardaki en önemli prensip olmalıdır. Okumaya devam et

Temyiz Parasal Sınırında Yıllık Nafaka Miktarı Esas Alınır

  • T.C.
  • YARGITAY
  • 3. HUKUK DAİRESİ
  • E. 2005/9226
  • K. 2005/8838
  • T. 20.9.2005

NAFAKA TALEBİ ( Temyiz Parasal Sınırının Tesbitinde Yıllık Nafaka Miktarının Esas Alınacağı – Nafaka Miktarının Tesbiti Usulü )

TEMYİZ SINIRI ( Nafaka Talebinin İncelenmesinde – Temyiz Sınırının İncelenmesinde Yıllık Nafaka Miktarının Esas Alınacağı )

İŞTİRAK NAFAKASI TALEBİ ( Nafaka Miktarının Tesbitinde Gözönünde Bulundurulacak Hususlar )

1086/m.427/2, 4721/m.182/2

ÖZET : 1- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/2 maddesine göre miktar ve değeri 1.000.000.000 lirayı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin olarak verilen kararlar kesindir. Nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltmede yıllık nafaka miktarı dikkate alınır. Temyize konu edilen kararda hükmedilen yıllık nafaka ( farkı ) miktarı 1.000.000.000 lirayı geçmediğinden temyiz isteminin reddi gerekir.

2- İştirak nafakasının miktarı takdir edilirken tarafların mali ve sosyal durumları ile çocuğun giderlerinin dikkate alınması gerekir. Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, iştirak nafakasının niteliğine, günün ekonomik koşullarındaki paranın alım gücüne göre mahkemece saptanan nafaka miktarı düşük olup, TMK.nun 4. maddesinde vurgulanan “hakkaniyet” ilkesine uygun değildir. kararın bu sebeple bozulması gerekir. Okumaya devam et

  • “İşverenler ve İşletmeler İçin İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Danışmanlık Hizmetleri Rehberi”miz ilknursezgintemel@gmail.com adresinden talepte bulunan İşletmelere internet ortamında gönderilmektedir.
DİKKAT:
Randevu neticesinde avukatlarla yapılan görüşmeler danışmanlık ücretine tabidir.
İletişim bilgileri için tıklayınız
Danışmanlık hizmeti ve ücreti için tıklayınız