Sağlık Sebebiyle uçucu olamayan askeri öğrenci için manevi tazminat ödenmesi

T.C. Askeri Yüksek İdare Mah.

2.Dairesi
Esas:  2004/492
Karar: 2005/799
Karar Tarihi: 16.11.2005

MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİ – ÇOCUĞUN ASKERİ OKULA ALINMASI – SAĞLIK NEDENİYLE OKULDAN ÇIKARILMASI İŞLEMİ – DAVACI ANNE VE BABANIN ASKER KİŞİ OLMADIKLARI – ASKER KİŞİ OLMA KOŞULUNUN GERÇEKLEŞMEDİĞİ

ÖZET: Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erler ile sivil memurlar asker kişi sayılmaktadır. Davacı çocuğun askeri okula alınması ve neticede sağlık nedeniyle bu okuldan çıkarılması işleminden etkilendiği iddiasında bulunan davacı anne ve babanın asker kişi olmadıkları açıktır.

(2709 S. K. m. 125, 157) (818 S. K. m. 41, 49) (1602 S. K. m. 20)

Davacılar vekili, 07 Haziran 2004 tarihinde İstanbul Nöbetçi İdare Mahkemesine verdiği ve 21 Haziran 2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kayıtlarına geçen dava dilekçesinin, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 07 Temmuz 2004 gün ve Esas No.:2004/546, Karar No.:2004/556 sayılı kararıyla reddi üzerine yenilediği ve 27 Temmuz 2004 tarihinde İstanbul Nöbetçi İdare Mahkemesi kanalıyla göndererek 12 Ağustos 2004 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; Anadolu lisesinde İngilizce hazırlık eğitimi alan davacının, 2000 yılında Hava Harp Okulu adına okumak üzere Kuleli Askeri Lisesi’ni kazandığını ve Ankara Hava Hastanesinin 17 Temmuz 2000 tarihli, <Askeri Öğrenci Adayı Olur, Uçucu Yetiştirilmeye Elverişlidir> kararlı raporu üzerine bu okula kayıt yaptırdığını, dördüncü sınıfın ikinci döneminde iken sağlık kontrolü için Hava Harp Okulu Hastanesine gönderilen davacı hakkında 26 Şubat 2004 tarihinde askeri öğrenci olabileceği ancak Hava Harp Okulu’na devam edemeyeceği yönünde rapor verilmesi üzerine bu kez davacının GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesine sevk edildiğini, burada yapılan tetkikler sonucu askeri öğrenciliğe devam edemeyeceğinin tespit edilmesi üzerine de, 07 Nisan 2004 tarihinde sağlık nedeniyle okulla ilişiğinin kesildiğini, kolundaki anormallik başlangıçta dahi görülebilecek olan davacının bu durumunun, ilk rapor tarihinde veya dört yıllık öğrenimi sırasında fark edilmesi gerektiğini, bu haliyle askeri eğitime tabi tutulan davacının daha ciddi sağlık sorunları yaşamak riskiyle karşı karşıya kaldığını, neticede davacının eğitiminden bir yılını kaybettiğini, üniversite sınavına giremeyerek maddi ve manevi yönden yıprandığını, davacı anne ve babanın da manevi açıdan olayı kabullenemediklerini ve topluma durumu açıklamakta zorlandıklarını, davacı ……..’ın, öğrenciliği öncesi ve devamında mülakat ve diğer tetkikler ile dört yıllık öğrenciliği süresince yapılan konaklama, ulaşım, giyim ve haberleşme masraflarından dolayı davacı babanın maddi zarara uğradığını belirterek, davacı baba lehine 30.000 YTL. maddi, davacı lehine 10.000 YTL., davacı anne ve baba lehine ise ayrı ayrı 5.000’er YTL. manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Hava Harp Okulu adına Kuleli Askeri Lisesi’nde okumak üzere okula kabul edilen davacının, Ankara 600 Yataklı Hava Hastanesi Sağlık Kurulunun, 17 Temmuz 2000 gün ve 595 sayılı <Askeri Öğrenci Adayı Olur, Uçucu Yetiştirilmeye Elverişlidir> kararlı raporu üzerine öğrenimine başladığı, dördüncü sınıfın ikinci dönemine kadar başarılı bir şekilde öğrenimini sürdüren davacının, uçuculuk yönünden son durumunun tespiti amacıyla Okulu Komutanlığı’nca Hava Harp Okulu Komutanlığına sevk edildiği, 18 Şubat 2004-19 Şubat 2004 tarihleri arasındaki muayenesi sonucu, Hava Harp Okulu Hastanesi Sağlık Kurulunun 20 Şubat 2004 gün ve 5 sayılı raporuyla davacı hakkında <Sağ Brakial Pleksus Lezyonu (Nöroloji), Askeri Öğrenciliğe Devam Eder. Uçucu Yetiştirilmeye Elverişli Değildir> kararı verildiği, bu rapor uyarınca davacının 03 Mart 2004 tarihinde Okulu Komutanlığınca GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi’ne sevk edildiği, yapılan muayenesi sonucunda davacı hakkında Sağlık Kurulunun 17 Mart 2004 gün ve 35 sayılı raporuyla <Sağ Pleksus Brakiyalis Lezyonu-D/11-F1, Askeri Öğrenciliğe Elverişli Değildir> kararı verilmesi üzerine davacının sağlık nedeniyle okuldan çıkarıldığı anlaşılmıştır.

T.C. Anayasasının 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür.  Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.

Davacı vekili tarafından, davacıdaki mevcut rahatsızlığın ve kolunu kullanımındaki anormalliğin göz ile dahi görülebileceği, buna rağmen 17 Temmuz 2000 tarihli ilk sağlık muayenesi ile dört yıllık öğrenciliği boyunca bu durumun tespit edilememesinin hata olduğu iddia edildiğinden, Mahkememizce, davacının sağlık muayenelerinin yapıldığı Ankara 600 Yataklı Hava Hastanesi, Hava Harp Okulu Komutanlığı Hastanesi ve GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi’nden tıbbi kayıtları getirilerek, dava dosyası, GATA Profesörler Sağlık Kuruluna gönderilmiş müteakiben de, GATA Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanlığının 31 Mayıs 2005 günlü yazısı üzerine, davacı da muayene edilmek üzere bu kliniğe sevk edilmiştir.

GATA Profesörler Sağlık Kurulunun 02 Ağustos 2005 gün ve 93 sayılı raporunda; davacıda mevcut <Sağ Brakial Pleksus Lezyonu> rahatsızlığının, askeri öğrenciliğin sebep ve tesiriyle meydana gelmediği, bünyesel bir rahatsızlık olduğu, gözle görülebileceği, bu rahatsızlığın 17 Temmuz 2000 tarihli ilk sağlık kurulu muayenesinde ve dört yıllık öğrencilik döneminde tespit edilebileceği, davacının bu haliyle askeri öğrenciliğe devam edebileceği ancak uçucu olarak yetiştirilemeyeceği belirtilmiştir.

GATA Profesörler Sağlık Kurulu raporu taraflara tebliğ edilmiş; davacı vekili 02 Kasım 2005 tarihli dilekçesiyle, bu raporun iddialarını doğruladığını, davacının askeri öğrenciliğe dönüşü konusundaki işlemin iptaline dair bir taleplerinin olmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

GATA Profesörler Sağlık Kurulunun raporu dikkate alındığında, 17 Temmuz 2000 tarihli muayenesi sırasında mevcut rahatsızlığının tespit edilmesi ve davacı hakkında <Uçucu Yetiştirilmeye Elverişli Değildir> kararı verilmesi gerekirken, tıbbi yanılgı sonucu <Uçucu Yetiştirilmeye Elverişlidir> kararı verilerek davacının Hava Harp Okulu adına okumak üzere Kuleli Askeri Lisesi’ne alınması işleminde, davalı idarenin sağlık hizmetinin iyi işlemediği kanaatine varılmakla, davacı çocuk ………..’un manevi zararının hizmet kusuru ilkesi uyarınca davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Davacı çocuk ………….’un, uçucu olabilmek amacıyla dört yıl süreyle askeri lisede eğitim görmesi, kendisinde mevcut rahatsızlığın başlangıçta tespiti halinde, eğitim hayatına değişik bir kulvarda devam edebileceği ve dört yıllık eğitimi sonunda uçucu olamayacağını öğrenmek suretiyle duyduğu manevi çöküntü göz önüne alındığında, olayın oluş şekli, davacının statüsü ve paranın alım gücü dikkate alınarak, davacı ………. lehine takdiren ve istemi gibi manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

Davacı anne ve babanın maddi ve manevi tazminat istemli davalarında Mahkememizin görevli olup olmadığı tartışılmıştır.

1602 sayılı Askeri Yüksek idare Mahkemesi Kanununa göre davanın görevli yargı yerinde açılıp açılmadığı ilk inceleme sırasında davanın esasına girilmeden incelenecek hususlar arasında sayılmıştır. Zira görev, kamu düzeni ile ilgili olup davanın her safhasında dikkate alınması hukuk alanında ihtilafsız kabul edilen bir keyfiyettir.

Anayasanın 157 nci maddesinde; Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu, ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartının aranmayacağı belirtilmiştir. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 20 nci maddesinde de aynı hüküm yer almıştır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idari işlem veya eylemin <asker kişiyi ilgilendirmesi> ve <askeri hizmete ilişkin> bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmiş bulunması gereklidir.

1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 20 nci maddesinde; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erler ile sivil memurlar asker kişi sayılmaktadır.

Bu hükümler karşısında, davacı çocuk ……………..’un askeri okula alınması ve neticede sağlık nedeniyle bu okuldan çıkarılması işleminden etkilendiği iddiasında bulunan davacı anne ve babanın asker kişi olmadıkları açıktır.

1602 sayılı Kanunun 20 nci maddesinde öngörülen <asker kişi olma> koşulu gerçekleşmediğinden davacılar ……… ve ……….. tarafından açılan idari işlemden kaynaklanan tam yargı davasının görüm ve çözüm yerinin genel idari yargı yerine ait olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacı anne ……… ve davacı baba ………. tarafından açılan tam yargı davasının görev yönünden REDDİNE,

2. Takdiren ve istemi gibi davacı çocuk ………’a 5.000 YTL.(BEŞBİN YENİ TÜRK LİRASI) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,

3. 1602 sayılı AYİM Kanunu’nun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde BIRAKILMASINA, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,

4. Davacılar tarafından peşin yatırılan 692,10 YTL. (AYTIYÜZDOKSANİKİ YENİ TÜRK LİRASI ON YENİ KURUŞ) harcın istemleri halinde DAVACILARA İADESİNE,

5. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 28,00 YTL.(YİRMİSEKİZ YENİ TÜRK LİRASI) posta giderinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,

6. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nispi olarak hesap edilen 600,00 YTL. (ALTIYÜZ YENİ TÜRK LİRASI) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,

7. Ankara Etimesgut Asker Hastanesi, Hava Harp Okulu Hastanesi ve GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Baştabipliklerince gönderilen davacıya ait tıbbi kayıtların İADESİNE, (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

  • “İşverenler ve İşletmeler İçin İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Danışmanlık Hizmetleri Rehberi”miz ilknursezgintemel@gmail.com adresinden talepte bulunan İşletmelere internet ortamında gönderilmektedir.
DİKKAT:
Randevu neticesinde avukatlarla yapılan görüşmeler danışmanlık ücretine tabidir.
İletişim bilgileri için tıklayınız
Danışmanlık hizmeti ve ücreti için tıklayınız