Manevi tazminat miras bırakan tarafından ileri sürülmediyse mirasçılara geçmez

  • T.C.
  • YARGITAY
  • 4. HUKUK DAİRESİ
  • E. 2004/12974
  • K. 2005/7368
  • T. 4.7.2005
4721/m. 25
1086/m. 38

DAVA :Davacı S. vd. vekili Avukat A.H.S. tarafından, davalı İ. aleyhine 21.10.2002 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine, mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.07.2004 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR :1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacıların öteki temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar S., B. ve U. tarafından 25/10/1999 tarihinde açılan ve İzmir Asliye 2. Hukuk Mahkemesi’nin 1999/954 esasına kaydedilen davada, babaları R’nin ölümü nedeniyle maddi ( destekten yoksunluk ) ve manevi tazminat istemlerinde bulunulmuştur. Davanın takipsiz bırakılması üzerine 20/10/2000 gününde dosyanın işlemden kaldırılmasına ve 30.01.2001 tarihinde de açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Anılan dosyada davacı durumunda bulunan U., 23/1/2001 gününde vefat etmiştir.

Eldeki dava ise S. ve B. ile U. mirasçıları sıfatı ile S., B. ve N. tarafından 21/10/2002 tarihinde açılmış olup; davacılar S. ve B’nin babaları R’nin ölümü nedeniyle manevi tazminat istemleri ile babalarından sonra vefat eden U’nun mirasçıları sıfatı ile maddi ( destekten yoksunluk ) ve manevi tazminat istemlerinde bulunulmuştur.
Mahkemece: “… Davacılar B. ve S. ölenin çocukları olduğu için kendi nam ve hesaplarına manevi tazminat isteminde bulunabilirler. Ancak önceki dava sırasında sağ olan ve fakat sonradan ölen U’nun mirasçıları olarak kardeşleri S. ve B’nin ve anası N’nin manevi tazminat istemeleri uygun değildir. Bu nedenle U. mirasçılarının manevi tazminat isteği reddedilmelidir…” gerekçesiyle, yazılı biçimde U. mirasçıları yönünden manevi tazminat istemi reddedilmiştir.
Manevi tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez. ( TMK. m. 25/4 ). Anılan düzenleme, aynı hali ile 3444 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrasında 743 sayılı Medeni Kanun’un 24/a maddesinde de yer almaktadır. Davacıların miras bırakanı U., açılmamış sayılan davadaki 25/10/1999 tarihli dilekçesi ile manevi tazminat istemini ileri sürmüştür. Maddenin açık düzenlemesi karşısında, U’nun babasının ölümü nedeniyle manevi tazminat isteminin mirasçısı olan davacılara geçtiğinin kabulü gerekir. Mahkemece, yanılgılı gerekçeler ile bu kalem istemin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda ( 2 ) nolu bentte gösterilen nedenle davacılar yararına BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04.07.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
DİKKAT:
Randevu neticesinde avukatlarla yapılan görüşmeler danışmanlık ücretine tabidir.
İletişim bilgileri için tıklayınız
Danışmanlık hizmeti ve ücreti için tıklayınız