Kıdem Tazminatı

  • T.C. YARGITAY
  • 9.Hukuk Dairesi
  • Esas:  2012/3497
  • Karar: 2012/5321
  • Karar Tarihi: 21.02.2012

İŞÇİ ALACAKLARI DAVASI – KIDEM TAZMİNATININ HESABI – SON ÜCRET KAVRAMI – BOZMA KARARINA UYULMASINA RAĞMEN KARAR GEREĞİ YERİNE GETİRİLMEDEN ALACAKLAR HAKKINDA EKSİK İNCELEMEYLE HÜKÜM KURULMASININ İSABETSİZ OLUŞU

ÖZET: Olayda, davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılacak iş, yemin doğrultusunda davacının asgari ücret aldığının kabulü yanında, davacının yıl içinde aldığı sefer (yol) primi sürekli değişiklik gösterdiğinden yıllık ödeme tutarının 365 rakamına bölünmesi sonucu bulunacak ücretin asgari ücrete eklenmesiyle bulunacak ücret üzerinden davacı talebini aşmamak üzere bilirkişiden yeniden rapor almaktır. Bozma kararına uyulmasına rağmen karar gereği yerine getirilmeden alacaklar hakkında eksik incelemeyle hüküm kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.

(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 32, 41, 46) (9. HD. 07.02.2005 T. 2004/950 E. 2005/3328 K.) (9. HD. 12.04.1999 T. 1999/5910 E. 1999/7119 K.) (9. HD. 10.10.2008 T. 2007/27615 E. 2008/26209 K.)

Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, istemi kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi U. O. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Karar: A- Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin tahsili talebinde bulunmuştur.

B- Davalı Cevabının Özeti:

Davalı, davanın reddini istemiştir.

C- Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının asgari ücret üzerinden çalıştığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davacı temyiz etmiştir.

E- Gerekçe:

Mahkemece alacakların hesabında dikkate alınması gereken ücret noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.

Kıdem tazminatı hesabında esas alınacak ücret, işçinin son ücretidir. Başka bir anlatımla, iş sözleşmesinin feshedildiği anda geçerli olan ücrettir. İhbar öneli tanınmak suretiyle yapılan fesihte önelin bittiği tarihte fesih gerçekleştiğinden, önelin bittiği tarihteki ücret esas alınmalıdır. Bildirim öneli tanınmaksızın ve ihbar tazminatı da ödenmeden (tam olarak ödenmeden) işverence yapılan fesih durumunda ise, bildirim öneli sonuna kadar işyerinde uygulamaya konulan ücret artışından, iş sözleşmesi feshedilen işçinin de yararlanması ve tazminatının bu artan ücret esas alınarak hesaplanması gerekir.

Kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gereken ücret, işçinin brüt ücretidir. O halde, kıdem tazminatı, işçinin fiilen eline geçen ücreti üzerinden değil, sigorta primi, vergi sendika aidatı gibi kesintiler yapılmaksızın belirlenen brüt ücret göz önünde tutularak hesaplanır.

Tazminata esas aylık ücret, saat ücretinin önce yedibuçuk sonra da otuzla çarpımı sonucu belirlenmelidir. Aksine, aylık ücretin tespitinin işçinin fiilen çalıştığı gün sayısı üzerinden hesaplanması doğru olmaz.

Son ücret kavramı, işçinin iş ilişkisi kapsamında iş gördüğü ve ücrete hak kazandığı en son ücreti ifade eder. İş ilişkisinin askıya alınması ve askı süresi içinde iş sözleşmesinin feshedilmesi durumunda kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gereken ücret, iş sözleşmesinin askıya alınmasından önce hak kazanılan son ücret olmalıdır.

İşe iade davasının yargılaması sırasında en çok dört aya kadar olan sürenin hizmet süresine ekleneceği konusunda Dairemiz kararları istikrar kazanmıştır (Yargıtay 9.H.D. 3.10.2005 gün 2005/16932 E., 2005/31926 K.). Yine Dairemizce, işçinin işe alınmayacağının açıklandığı veya bir aylık işe başlatma süresinin sonu, fesih tarihi olarak kabul edilmektedir. Bu sebeple fesih tarihindeki kıdem tazminatı tavanı gözetilmelidir. Aynı şekilde tazminata esas alınacak ücretin de, 1475 Sayılı Kanunun 14. maddesi hükmü gereğince, fesih tarihindeki ücret olması gerekir.

Kıdem tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde 4857 Sayılı İş Kanununun 32. maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya parayla ölçülebilen menfaatler göz önünde tutulur. Buna göre ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınır. İşçiye sağlanan özel sağlık sigortası yardımı ya da hayat sigortası pirim ödemeleri de parayla ölçülebilen menfaatler kavramına dahil olup, tazminata esas ücrete eklenmelidir. Satış rakamları ya da başkaca verilere göre hesaplanan pirim değişkenlik gösterse de, kıdem tazminatı hesabında genişletilmiş ücret kavramı içinde değerlendirilmelidir.

İşçiye sağlanan koruyucu elbise, işyerinde kullanılmak üzere verilen havlu, sabun yardımı, arızi fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili alacakları dikkate alınmaz.

Uygulamada ağır vasıta ve özellikle tır şoförleri bakımından gidilen mesafeye göre yol primi adı altında ödemeler yapıldığı görülmektedir. Çoğunlukla asgari ücret seviyesinde sabit ücret ödenmekte ve ücretin esaslı kısmı belirtilen primlerle sağlanmaktadır. Yurt dışına sefer yapan bir tır şoförünün sadece asgari ücretle çalıştığının kabulü mümkün değildir. Bu itibarla, tazminata esas ücretin tespitinde yol pirimi adı altında yapılan ödemelerin de dikkate alınması gerekir. Dairemiz kararları bu yönde kökleşmiştir. (Yargıtay 9.H.D. 7.2.2005 gün 2004/950 E., 2005/3328 K.)

Dairemiz kararlarında, ücret dışındaki para veya parayla ölçülebilen menfaatlerin, tazminata yansıtılmasında son bir yıl içinde yapılan ödemeler toplamının 365’e bölünmesi suretiyle bir güne düşen miktarın belirleneceği kabul edilmektedir (9.H.D. 29.9.2005 gün 2005/342 E., 2005/31714 K„ Yargıtay 9.H.D. 12.4.1999 gün 1999/5910 E., 1999/7119 K.). Dönemsel bir niteliği olmayan parasal haklar bakımından, yıl içinde yapılan ödemelerin 365 güne bölünmesi suretiyle bir güne düşen tutarın belirlenmesi yerindedir. Örneğin tır şoförünün yıl içinde aldığı sefer (yol) primi sürekli değişiklik gösterebilir ve belli bir dönemin hesaplamada esas alınması zorluk taşıyabilir. Öte yandan, işçiye dini bayramlarda yılda iki kez ödenen harçlığın belli bir dönem için yapıldığını söylemek pek olası değildir. Burada yıllık ödeme tutarının 365 rakamına bölünmesi yerinde olur. Son olarak belirtmek gerekir ki, yılda bir kez yapılan parasal yardımların (yakacak yardımı gibi) tazminata esas ücrete yansıtılacağı ve yıllık tutarın 365’e bölünmesi suretiyle gerçekleştirileceği tartışmasızdır.

Yıl içinde düzenli ve belirli periyotlarla ödenen parasal haklar bakımından ise, kıdem tazminatının son ücrete göre hesaplanması gerekir. Gerçekten işçinin son ücreti üzerinden kıdem tazminatı hesaplandığına ve yıl içinde artmış olan ücretlerin ortalaması alınmadığına göre, ücretin ekleri bakımından da benzer bir çözüm aranmalıdır. Örneğin işçinin yıl içinde aldığı üç ikramiyenin eski ücretten olması sebebiyle daha az olması ve fakat son ikramiyenin işçinin son ücreti üzerinden ödenmesi halinde tazminata esas ücretin tespitinde dikkate alınması gereken ikramiye de bu son ikramiye olmalıdır. Hesaplamanın, son dilim ikramiyenin ait olduğu dönemdeki gün sayısına bölünerek yapılması hakkaniyete de uygundur. Daha somut bir ifadeyle, yılda dört ikramiye ödemesinin olması durumunda her bir ikramiye 3 aylık bir dönem için uygulanmaktadır. İşçinin artmış olan ikramiyesinin ait olduğu doksan güne bölünmesi suretiyle, bir güne düşen ikramiye tutarının bulunması, kıdem tazminatının son ücretten hesaplanacağı şeklinde yasal kural daha uyumlu olacaktır. Aynı uygulamayı yol ve yemek yardımı gibi ödemeler için de yapmak olanaklıdır. İşçiye aylık olarak yapıldığı varsayılan bu gibi ödemelerin son ay için ödenen kısmının fiilen çalışılan gün sayısına bölünmesi suretiyle bir güne düşen tutar tespit edilmelidir. Buna göre periyodik olarak ödenen ve yıl içinde artmış olan parasal haklar yönünden son dönem ödemesinin ait olduğu dilim günlerine bölünmesiyle tazminata esas ücrete yansıtılacak tutar daha doğru biçimde belirlenebilecektir. Dairemizin kararları da bu yöndedir (10.10.2008 gün 2007/27615 E., 2008/26209 K.).

Somut olayda, önceki karar Dairemizce iki yönden bozulmuştur. 1. Bozma sebebi davacının asgari ücret üzerinden çalışmadığının kabul edilmesi, aylık ücretinin harcırah uygulamasının da gözetilerek belirlendiği ilk bilirkişi raporunun değerlendirilmesi ve gerekirse ek bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi yönünde, 2.bozma sebebi ise davacının aylık ücretinin 800 TL olduğu, bu şekilde yapılan hesaplamadan dolayı davalı tarafa çalıştığı dönem boyunca asgari ücret üzerinden ödeme yapıldığı, bunun dışında ödeme yapılmadığı hususunda yemin teklif edilmesi hakkındadır.

Mahkeme bozma kararına uymuş, şirket yetkililerine yemin teklif etmiş, davacının asgari ücret üzerinden çalıştığını kabul etmiştir. Davacının sadece asgari ücretle çalışmadığı yönünden bozma kararının gereğini ise yerine getirmemiştir. Davalı şirket yetkilileri yemin eda etmiş iseler de davacı tarafından sunulan kasa tahsil fişiyle davacıya harcırah da ödendiği görülmektedir.

Mahkemece yapılacak iş, yemin doğrultusunda davacının asgari ücret aldığının kabulü yanında, davacının yıl içinde aldığı sefer (yol) primi sürekli değişiklik gösterdiğinden yıllık ödeme tutarının 365 rakamına bölünmesi sonucu bulunacak ücretin asgari ücrete eklenmesiyle bulunacak ücret üzerinden davacı talebini aşmamak üzere bilirkişiden yeniden rapor almaktır.

Bozma kararına uyulmasına rağmen karar gereği yerine getirilmeden alacaklar hakkında eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 21.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

  • “İşverenler ve İşletmeler İçin İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Danışmanlık Hizmetleri Rehberi”miz ilknursezgintemel@gmail.com adresinden talepte bulunan İşletmelere internet ortamında gönderilmektedir.
DİKKAT:
Randevu neticesinde avukatlarla yapılan görüşmeler danışmanlık ücretine tabidir.
İletişim bilgileri için tıklayınız
Danışmanlık hizmeti ve ücreti için tıklayınız