Kasko sigortasından ödeme

  • T.C. YARGITAY
  • 17.Hukuk Dairesi
  • Esas:  2011/9490
  • Karar: 2011/10490
  • Karar Tarihi: 14.11.2011

TAZMİNAT DAVASI – MUVAFAKATİN ŞARTA BAĞLANAMAYACAĞI – SİGORTA TAZMİNATININ ÖDENMESİNE AÇIKÇA RIZA GÖSTERİLMESİ GEREĞİ – DAİN MÜRTEHİN HAKKI SAHİBİ BANKANIN SİGORTA TAZMİNATININ ÖDENMESİNE AÇIKÇA MUVAFAKATİNİN SAĞLANAMADIĞI – AKTİF HUSUMET EHLİYETİ

ÖZET: Somut olayda, dain mürtehin sıfatı ve menfaati bulunan davalı banka şubesinin yazısında, <Dava konusu araç üzerinde bankamızın dain mürtehin hakkı bulunmakta olup, rehin konusu alacağımız devam etmektedir. Dain mürtehin hakkımız saklı kalmak kaydıyla, açılan davaya muvafakat eder, davanın kabulü durumunda, davacı lehine hükmedilecek alacak/tazminat bedelleri üzerinde dain mürtehin hakkımızın bulunduğunun hükümde gösterilmesi gereği bilgilerinize saygıyla arz olunur.> denilmiştir. Muvafakat, şarta bağlı olamayacağı gibi, sigorta tazminatının davacı sigortalıya ödenmesine açıkça rıza gösterilmesini de kapsamalıdır. Mahkemece, dain mürtehin hakkı sahibi bankanın, sigorta tazminatının davacıya ödenmesine açıkça muvafakati sağlanamadığından, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar vermek gerekir.

(6762 S. K. m. 1269, 1270) (4721 S. K. m. 879) (1086 S. K. m. 38, 73)

Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı A. sigorta A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait, davalılara kasko sigortalı aracın, meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu pert total olduğunu, başvuruya rağmen davalı sigorta şirketinin ödeme yapmadığını belirterek, 27.500.00 TL’nin, kaza tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı A. sigorta A.Ş. vekili, davacının, ekspertiz raporunda belirlenen 18.501.57 TL’lik hasar bedelini kabul etmediğini, yeni araç veya bedelinin ödenmesini istediğini, bu sebeple ödeme yapılamadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur. Davalı A. sigorta A.Ş. Gediz Acentesi A.bank T.A.Ş. yetkilisi, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 25.500.00 TL’nin, 12.4.2007 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı A. sigorta A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.

1-) Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Davacıya ait aracın, davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı olduğu, davalı A.bank T.A.Ş. Gediz Şubesi’nin dain ve mürtehin olarak poliçede gösterildiği anlaşılmaktadır.

TTK.’nun 1269 uncu maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı Kanunun 1270. maddesi hükme gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 879 uncu maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatinin alınması gerekmektedir.

Somut olayda, dain mürtehin sıfatı ve menfaati bulunan davalı A.bank T.A.Ş. Gediz Şubesi’nin 18.5.2011 tarihli yazısında, <Dava konusu … plakalı araç üzerinde bankamızın dain mürtehin hakkı bulunmakta olup, rehin konusu alacağımız devam etmektedir. Dain mürtehin hakkımız saklı kalmak kaydıyla, açılan davaya muvafakat eder, davanın kabulü durumunda, davacı lehine hükmedilecek alacak/tazminat bedelleri üzerinde dain mürtehin hakkımızın bulunduğunun hükümde gösterilmesi gereği bilgilerinize saygıyla arz olunur.> denilmiştir. Muvafakat, şarta bağlı olamayacağı gibi, sigorta tazminatının davacı sigortalıya ödenmesine açıkça rıza gösterilmesini de kapsamalıdır.

Bu durumda mahkemece, dain mürtehin hakkı sahibi bankanın, sigorta tazminatının davacıya ödenmesine açıkça muvafakati sağlanamadığından, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

2-) Bozma sebep ve şekline göre, davalı A. sigorta A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı A. sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalı sigorta şirketine iadesine, 14.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

  • “İşverenler ve İşletmeler İçin İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Danışmanlık Hizmetleri Rehberi”miz ilknursezgintemel@gmail.com adresinden talepte bulunan İşletmelere internet ortamında gönderilmektedir.
DİKKAT:
Randevu neticesinde avukatlarla yapılan görüşmeler danışmanlık ücretine tabidir.
İletişim bilgileri için tıklayınız
Danışmanlık hizmeti ve ücreti için tıklayınız