1-MAKALELERİM-İNCELEMELERİM

Torba Kanun Mavi Kartlılara Ne Getirdi?

Bu Linkteki yazımda Torba Kanunun Yurtdışı Borçlanmalara ilişkin hükümlerini paylaşmış, nasıl uygulanacağının bilinmediğinden ve bir kısım sakıncalardan bahsetmiştim.

Mavi Kartlıların (İzinle Türk Vatandaşlığını Kaybedenlerin) 6552 Sayılı Torba Yasa çerçevesinde borçlanmasının ne şekilde uygulanacağı netlik kazanmaya başladı.

Torba yasa çıkmadan önce borçlanma talebinde bulunmuş olan gurbetçilerimiz borçlanma başvuru tarihlerinde yürürlükte bulunan günlük borçlanma prim miktarı üzerinden borçlanabiliyorlardı.

  • Başvurularını 01 Temmuz 2014 tarihinden sonra yapmışlarsa Torba Yasadan yararlanmakla herhangi bir kayıpları bulunmamaktadır.
  • Ancak ilk borçlanma başvurusunu Temmuz 2014 tarihinden önce yapmışlar ve Torba yasadan yararlanmak istiyorlarsa torba yasanın getirisi ile götürüsünü avukatlarıyla beraber değerlendirerek bir sonuca ulaşmalarında fayda var.

SGK’dan, uygulamaya ilişkin edindiğim son bilgilere göre 6552 Sayılı yasa, borçlanmasını 01.07.2014 tarihinden önce yapmış olanların aleyhine bir düzenlemedir.

Mavi kart davasını açmış olanların ise Torba yasadan yararlanmak üzere davalarından feragat etmeleri daha fazla zararlarına olacak niteliktedir.

Örn: 2013 yılının ilk yarısında 5400 gün borçlanmış olan ve davasını açmış olan kişi, davasından feragat ederek torba yasadan yararlanmak üzere Kuruma başvurduğu taktirde 8.942.- TL (3.149.- EUR) daha fazla borçlanma bedeli ödemek durumunda kalacaktır.

Bu sebeple Avukatınızla değerlendirme yapmadan Torba Yasadan yararlanma kararı vermemeniz menfaatinize olacaktır.

20.09.2014
Av. İlknur SEZGİN TEMEL

Torba Kanunda Yurtdışı Borçlanma İşlemleri

Değerli okuyucularım,

11.09.2014 tarihinde Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 Sayılı Yasa oldukça kapsamlı ve dahi fazlaca karışık düzenlemeler ve yenilikler getirmiştir.

Bu başlıkta sadece Yurtdışı Borçlanma işlemlerini ilgilendiren maddelere değinerek kendi hukuki kanaatimi yazacağım.

Kanunun getirdiği düzenleme ve maddelerle ilgili kanaatlerim aşağıdaki gibidir:

MADDE 28 – 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 1 – Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.”

Bu madde 3201 Sayılı Yasada yaptığı değişiklikle Mavi / Pembe kartlıların da Yurtdışı Borçlanma başvurusunda bulundukları takdirde 18 yaşını doldurduktan sonraki, sadece Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık, işsizlik ve ev kadını sürelerini borçlanabileceklerini düzenlemiş ve böylelikle Vatandaşlıktan izinle çıkmış olanların haklarını davaya gerek kalmaksızın iade etmiştir.

Ancak dikkat edilecek husus, sadece Bakanlar Kurulu Kararıyla İZİN ALARAK Türk Vatandaşlığını kaybedenlerin bu maddeden yararlanacak olmasıdır.

Bu konuda ekstra bir bilgi daha vermek istiyorum; Bakanlar Kurulu Karar tarihi vatandaşlığın kaybı tarihi olmayıp, Türk Vatandaşlığı, Bakanlar Kurulu Karanının tarafınıza tebliğ edildiği, yani Elinizdeki Karar Sayfasında aşağıda solda yer alan tarihtir. Bu tarihe kadar olan çalışma, işsizlik ve ev kadınlığı sürelerinin borçlanılması, bu sürelerin SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı hizmetleriyle çakışmaması halinde mümkündür.

Buraya kadar tamam, Torba yasa izinle vatandaşlıktan çıkanlara da borçlanma hakkı getirdi gibi görünüyor,

AMA,

3201 Sayılı Yasanın “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi yürürlükte duruyor.

Ne diyor bu bent: “c) Sürelerin Değerlendirilmesi; Türk vatandaşlığını haiz olanların 1 inci maddede belirtilen sürelerinin istekleri halinde değerlendirilmesini,… ifade eder.”

İki madde arasındaki çelişki giderilmeden Torba Yasayı SGK’nın nasıl uygulayacağı şimdilik bir muamma. Zira 1. maddeye göre mavi kartlıların borçlanma işlemleri kabul edilebilecekken, borçlanılacak sürelerin değerlendirilmesini isteyen kişilerin halen Türk Vatandaşı olma zorunluluğu yasanın 2. maddesinde aynen durmaktadır.

MADDE 29 – 3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce akit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların akit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir.”

Bu maddeyle getirilen düzenleme de ilk etapta kişilerin lehine bir düzenleme olarak görünmekte ve Sosyal Güvenlik Sözleşmesi imzalanmış ülkelerdeki SİGORTALILIK BAŞLANGIÇ TARİHİ’ne ilişkin sözleşmede bir düzenleme olması halinde Türk Sigortasına Giriş Tarihi olarak Kurumca kabul edileceği vaz edilmişse de, maddede birbiriyle çelişen, (kanaatimce Yargıtay 21. H.D.’nin kararları doğrultusunda geliştirilmiş) ibare sebebiyle özellikle kadınların eski durumundan farklı olmayan bir sonuç doğurmaktadır.

Şöyle ki; Uluslararası Sosyal Güvenlik Sözleşmelerinde başlangıç tarihinin kabulüne ilişkin yapılan düzenlemelerin tamamında “SİGORTALILIK SÜRESİ”nden bahsedilmesine ve maddenin birinci kısmında da “SİGORTALILIK SÜRESİ” demesine rağmen, maddenin devamında “İLK DEFA ÇALIŞMAYA BAŞLADIKLARI TARİH” demekle, esasında Türkiye’den daha “Sosyal Devlet” olan ülkelerde geçen ve fiili çalışmaya dayanmayan “SİGORTALILIK SÜRELERİNİN” Kurumca kabul edilmeyeceği, fiili çalışma başlangıcı hiç olmayanlar, yahut Fiili Çalışma başlangıcından önce örn: Analık, çocuk yetiştirme sürelerinin kadınlar için,  Hollanda için SVB sigortalılığının hem kadın hem erkekler için başlangıç tarihi kabul edilmeyeceği anlaşılmaktadır.

Bu durumda  yine sözleşmenin uygulanarak karar verilmesi için dava yoluna gitmek zorunluluğu doğmaktadır.

MADDE 30 – 3201 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“Davalardan vazgeçenlerin işlemleri

GEÇİCİ MADDE 8 – 1 inci madde ile 5 inci maddenin beşinci fıkrasında bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurum aleyhine, bu Kanunun bu maddenin yürürlük tarihinden önceki 1 inci maddesi ile 5 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açılmış ve henüz sonuçlanmamış davalardan feragat edenler hakkında da uygulanır. Davadan feragat edilmesi halinde davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmez.”

Kanaatimce;

SGK uygulama genelgelerini çıkarmadığı sürece kesinlikle uygulanmaması gereken bir maddedir bu. Zira; Davadan feragatin hukuki sonuçları davacı için oldukça ağırdır. SGK’nın bu madde değişikliklerini nasıl uygulayacağını görmeden, uygulama yöntemi kurum tarafından açıklanmadan yapılacak feragat pekçok olumsuz sonucu da beraberinde getirecektir.

Ayrıca, borçlanma işlemleri devam eden vatandaş veya mavi kartlıların şunu da bilmesinde fayda vardır ki;

Hiçbir yasa Kurumlarca kendiliğinden ele alınıp uygulanmaz. Yani bu madde çıktı diye SGK’nın dosyalarınızı kendiliğinden ele alıp, mavi kartlılar için borçlanmayı kabul etmesini, yurtdışı sigortalılık başlangıç tarihi Türkiye’deki başlangıç tarihinden önce olanlar için ise, dosyalarınızı arşivden çağırıp bunu kendiliğinden değerlendirip işlemesini -bir müvekkilimin dediği gibi “otomatik olarak” bu yasayı uygulamasını beklemeyin. Böyle bir uygulama yoktur. Muhakkak başvuru şartı olacaktır.

Davası açılmış olanlar için önerim; asla bu maddeye aldanarak davanızdan feragat etmeyin. Sonuçlarına razı olmadığınız takdirde geri dönüşü yoktur.

Bu maddeyle ilgili dikkat çekmek istediğim bir diğer husus davası devam edenlerin o aşamaya gelmesinin en az 6 ay sürdüğü unutulmadan (Ki Ankara Sıhhiye SGK’ya başvurulmuşsa bu 1 yılı dahi geçmiş olabilir),  davadan feragat halinde yaptığınız tüm işlemler sil baştan yapılacak ve başladığınız noktaya geri dönerek yine 6 ay – 1 yıl beklemeniz gerekecektir. Bu maddeyle işler hızlandırılmamış, aksine, o ana kadar yapılan tüm işlemler silinmiş, tüm çabalar yok edilmiş ve aynı işlemlerin yeniden yapılması için kronometre en başa alınmıştır.

Bununla birlikte; örn: Borçlanmasını 2013 yılının ilk yarısındaki rakamlarla yapmış bir kişinin, yeni torba kanundan yararlanmak üzere davasından feragat edip yeniden başvurması halinde bu kez 2014 yılının ikinci yarısının borçlanma rakamları üzerinden borçlandırılıp borçlandırılmayacağı hususu da müphemdir. Böyle bir durumda Yurtdışı borçlanması yapıp, davasından feragat eden kişinin en az 6.000.- TL ekstra bir ödemesi çıkabilecektir. Özellikle mavi kartlıların zararı tahmin edilemez boyutta olacak gibi görünüyor.

Zaman kadar değerli bir unsurun, beklemek gibi yıpratıcı bir eylemle yok edilmesi taraftarı olmadığımdan buradan da tüm müvekkillerime duyurmak istiyorum ki; hiçbir davadan feragat etmeyeceğiz. Kazanılmış haklarımızın, nasıl bir sonuç doğuracağı müphem bir yasa maddesiyle ortadan kaldırılmasına müsade etmeyeceğiz.

Herkese mutlu ve sağlıklı bir emeklilik hayatı dileğimle

16.09.2014

18.09.2014 tarihinde güncellendi

Av. İlknur SEZGİN TEMEL

Sosyal Güvenlik Kurumunun Tespit Ettiğim Sorunları ve Çözüm Önerilerim

AV. İLKNUR SEZGİN TEMEL
Strazburg cd. No: 9 / 15 Sıhhiye / Çankaya / Ankara
TEL / FAX: 0 312 229 95 57  WEB: http://ilknurtemel.av.tr

———————————————————————————————————-

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI’NA
Mithatpaşa cd. No: 7 ANKARA

24.04.2014

KONU       : Personel yetersizliği ve uygulama sorunlarının giderilmesi talebi

TALEPÇİ : AV. İLKNUR SEZGİN TEMEL (adres başlıkta)

Takip ettiğim iş ve davalar sebebiyle müvekkillerim adına Kurumunuzla sık sık yazışmalar, başvurular yapmaktayım. Özellikle Sıhhiye Sosyal Güvenlik Merkezi’nde Yurtdışı Borçlanma başvurularının değerlendirilmesi konusunda ciddi sıkıntılar yaşamaktayım. Kendimce bu sıkıntıların sebeplerinin aşağıdakiler olabileceği düşüncesindeyim.

1- Personel Eksikliği; Genel Müdürlüğünüzün Ankara’da olması sebebiyle ve Ankara’da sadece Sıhhiye Sosyal Güvenlik Merkezi’nin Yurtdışı Borçlanma İşlemlerini değerlendirmesi sebebiyle başvurulara yanıt alabilmek aylar sürmektedir (1 yılını tamamlamak üzere olan dosyalarım da mevcuttur). Zamanında cevap verilebilmiş olsaydı borçlanma miktarını ödeyip aylar önce emekli aylığı bağlanması gereken kişilerin maddi kayıplarının Sosyal Devlet İlkesi gereğince değerlendirilmesi gerektiği kanısındayım.

ÖNERİM: Özellikle İdari Yargılama Usulü Kanunu gereği İdare’nin cevap süresinin 60 gün olduğu, 60 gün sonunda yanıt verilmemesi halinde talebin reddedilmiş sayılması sebebiyle başvuru sahibinin dava açma süresinin başladığı göz ardı edilmeksizin, bununla birlikte Türk Ceza Kanunu’nun 257 / 2 maddesinde tanımlanan Görevi İhmal Suçunun da unsurları oluşmakla Kurumunuzun hiç değilse azami 60 günlük süre içinde yasalara uygun olarak cevap verebilecek düzeyde eğitimli personel istihdam etmesi gerekmektedir.

Ayrıca Ankara İli için Sıhhiye SGM dışında bu işlere bakabilecek en az bir Sosyal Güvenlik Merkezi’nin daha kurulması veya görevlendirilerek faaliyete geçirilmesinin bu sorunun hallinde yardımcı olacağı kanısındayım.

2- Sicil Dosyaları Arşivinin Merkeze Uzaklığı; Özellikle aynı dosya üzerinde birkaç kez yazışma yapmamız gerektiğinde / eksik evrak ibrazı gerektiğinde v.b. salt çalışanların azlığı değil, dosyaların arşivden talep edilmesi süreci, oradan çıkarılarak Merkeze gelmesi, Merkezde yeniden sıraya girmesi, ve sırası gelen dosyanın işleme alınması aylar sürmektedir. Bu durumun neden olduğu zaman ve hak kayıplarının da Sosyal Devlet İlkesi gereğince değerlendirilmesi gerekmektedir.

ÖNERİM: Sıhhiye SGM’nin arşivinin Merkeze daha yakın bir yere taşınması, kısa vadede bunun mümkün olmaması halinde evrak eksikliği bulunduğu vatandaş yahut avukata bildirilmiş olan dosyaların Arşiv’e gönderilerek en az 3 aylık zaman kaybı ve gecikmeye yol açmak yerine, Sıhhiye SGM’ye yakın geçici bir arşiv oluşturularak orada tutulması ve eksik evraklar tamamlandığında –yeni bir başvuru gibi ilgili dosyayı sıraya sokmak yerine- eksikliklerin tamamlanması için geçici arşivde bekletilen dosyalara işlem sırasında öncelik tanınması. Böyle bir uygulama, bir dosyanın en az 3 ay önce sonuçlanmasına, vatandaşların haklarına daha çabuk kavuşmasına neden olacağı gibi Sosyal Güvenliğe inancı da pekiştirecektir.

3- İç Yazışma ve Talimatlarınızın Aleni Olmayışı: Bu hususu bir hukukçu olarak değerlendirdiğimde oldukça üzücü sonuçlar çıkardığımı söylemem mümkün. Zira biz hukukçular Uluslararası Anlaşmalar, Anayasa, Kanunlar, Yönetmeliklerle bağlıyız, bu mevzuat çerçevesinde değerlendirme ve yorum yapmak üzere eğitim aldık. Ancak Kurumunuzun kendi iç yazışmaları / özelgeler / yayımlanmamış genelgeler / talimatlar / e-posta yollu yazışmalar v.b. mevzuatları bilebilme imkanımız olmadığından müvekkillerimizi hak kaybına uğratıcı nitelikte işlem yapmaktan nasıl sakınabileceğimizi bazen kestirememekteyiz. Herhangi bir başvurumuzda hangi kurum içi talimatı uygulayacağınızı, hangi iç yazışmaya göre karar ve cevap vereceğinizi başlangıçta kestirememek Anayasada tanımlanan Hukuk Devleti İlkesini de zedeleyici niteliktedir.

ÖNERİM: Kurumunuzun Taşra Teşkilatına gönderdiği, uygulamaya yönelik talimatların, yazıların aleniyete kavuşması. Vatandaşların da hukukçuların da yaptıkları başvuruların neye göre değerlendirileceğini daha başlangıçta bilebilecek durumda olması Kurum içi uygulamanızın da yeknesak hale gelmesini, vatandaşın yanlış işlemin bilincinde olarak düzelttirebilmesini, kurumunuz çalışanlarının keyfilikten uzak hareket etmesini (dolayısıyla olası davalarla kurum zararının önüne geçilmesini) ve sayısız faydayı da nispeten sağlama yolunda atılmış bir adım olabilecektir.

Bununla birlikte bazı ikincil mevzuatınızın birincil mevzuata aykırılıklar taşıdığı da herkesin malumudur. Genelgelerinizin Yönetmeliklere, Yönetmeliklerinizin Kanunlara, Kanunların Anayasa ve Uluslararası Sözleşmelere uygun hale getirilmesi çalışmalarının da yapılması gerektiği düşüncesindeyim.

4- Farklı İl Müdürlüğü ve Merkezlerin Farklı İşlem Yapması: Bir hukukçu ve vatandaş olarak her başvurumuzda kestirilebilir sonuçlar almayı ummaktayız. Tıpkı takip ettiğimiz davalardaki gibi bir olayın sonucunda ne tür bir karar verilebileceğini genel olarak kestirebildiğimiz halde ne yazık ki Kurumunuzun farklı il müdürlükleri ve merkezlerindeki uygulamaların tamamen personelin inisiyatifine kaldığını üzülerek müşahede etmekteyiz. Örn: Yurtdışı Borçlanmalarda karşılaştığımız bir soruna karşı kurumunuzun bir İl Müdürlüğü’ne yaptığımız itiraz değerlendirilerek düzeltme yoluna gidilirken, bir başka İl Müdürlüğü’nde düzeltme yoluna gidilmeyeceği, borçlanmanın tamamen iptali yoluna gidilmesi gerektiği yönlü cevaplar alabilmekteyiz. Aynı durumda olanlara, aynı mevzuatın uygulanması Anayasanın eşitlik ilkesi gereğidir. Kurumunuzun faklı müdürlüklerinin yaptığı bu tür işlemler Anayasanın eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.

ÖNERİM: Benzer işlerle uğraşan personel işlemlerinde yeknesaklığı sağlamak amacıyla Eğiticilerin Eğitimi ve Kurum içi eğitim. Bu eğitimlerde Hukuk Müşavirliğinizin her yıl tarafınıza bildirdiği, en çok sorun yaşanan ve kurumunuzun en çok / sıklıkla kaybettiği davalardaki durumların da değerlendirilmesi ve Anayasa’nın Sosyal Devlet İlkesi ile Kanun Önünde Eşitlik İlkelerinin hayata geçirilmesi.

Tespit ettiğim sorun ve sorunları çözmeye yönelik önerilerimi saygılarımla sunarım.

AV. İLKNUR SEZGİN TEMEL
Ankara Barosu
(ÇSGB Resmi Arabulucusu)

BİLGİ İÇİN :
1- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
2- Sıhhiye Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü

Sıhhiye SGM’yi Şikayetim Üzerine Alınan Netice

Bundan birkaç ay önce, Sıhhiye Sosyal Güvenlik Merkezinde yeni bir uygulamaya geçilmiş avukatların müvekkilleri adına başvurularında Vekaletname aslı yahut noter onaylı sureti istenir hale gelmişti. Özellikle aynı dosyaya girmek üzere, aynı müvekkille ilgili defalarca yazışma yapmamız gerektiğinde “dosyasında örneği var” dememize rağmen her yazı için noterde yüklü harçlar ödemek maddi külfet getirdiği gibi, SGK’nın bu uygulaması tamamen Avukatlık Kanunu’na aykırıydı.

Sıhhiye SGM’nin benim Avukatlık Kanunu’na göre onayladığım evrakımı almamak için gösterdiği çabayla başa çıkamadığımdan, Merkezin üst düzey yetkilisine ulaşma imkanım da kendisi şehir dışında olması sebebiyle mümkün olamadığından Ankara Barosu ve Türkiye Barolar Birliği’ne verdiğim şikayet dilekçesiyle netice alma yolunu seçtim.

Tarafıma aylar önce Ankara Barosu’nun Sosyal Güvenlik Kurumu’na yaptığı başvuru evrakları gönderilmişti. Şimdi ise resmi neticesi Baromun web sitesinde açıklandı.

Avukatların ve vatandaşların vekaletname ibrazıyla ilgili oldukça geniş kapsamlı bir çalışma yapmış Sosyal Güvenlik Kurumunun Hukuk Müşavirliği. Ben de sizlerle paylaşmak istedim. İlgili Yazıya Buradan Ulaşabilirsiniz.

 

Yurtdışı Hizmet Borçlanması Yapacaklara Pratik Öneriler

emeklilik1- Borçlanma Talep Dilekçenizin doldurulması işlemini asla SGK’nın memurlarına bırakmayın.

2- Borçlanma talep dilekçenizi doldururken mutlaka yurtdışındaki ilk sigortalılık / 18 yaş ikmal tarihinizi borçlanılacak süreye ait ilk tarihe yazarak “ve devamındaki xx gün” şeklinde doldurunuz.

3- Emeklilik aylığına hak kazanmak için kaç gün borçlanmanız gerektiğini bir uzmandan mutlaka öğrenin ve ilgili kutucuğa gün sayısını yazın.

4- Hollanda sigortasını borçlanacaksanız 6. Maddedeki “Çalışılan Süre”, “Boşta geçen süre”, “Ev kadınlığı süresi” kutucuklarından ilgili olanını, kadınsanız tamamını, erkekseniz ilk iki kutucuğu işaretleyerek yanındaki boşluğa “Sözleşmeye göre  YAŞLILIK SİGORTASINA TABİ SÜRELERİ” ibaresini düşünüz.

5- SSK’dan, yani 4/1(a)’dan emekli olmak istiyorsanız mutlaka Türkiye’de sigortalılık başlangıç tarihiniz bulunmalı.

6- Borçlanma Talebinde bulunurken yurtdışı sigortalılık başlangıç tarihinizin Türkiye’deki sigortalılık başlangıç tarihi olarak tescilini de talep edin. Bırakın reddetsinler.

7- Borç Tahakkuk Cetveliniz ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü veya Merkezinden geldikten sonra cetvelde sizi hangi günler için borçlandırdıklarını mutlaka inceleyin. Sizin talep ettiğiniz tarihlerden daha günümüze yakın tarihleri borçlandırdılar ve başlangıç tarihinizden uzaklaştılarsa mutlaka düzeltilmesi için dilekçe verin. (Not: düzeltme dilekçelerinin işe yaradığını hiç görmemişsem de bu öneride bulunuyorum) Düzeltilmemişse dava yoluyla tarih aralıklarını düzeltmek oldukça sıkıntılı bir süreç. Bunun yerine büyük bir maddi külfet yaratmayacaksa borçlanmanızı iptal ederek tarih sınırlandırmaları yapmak suretiyle yeniden borçlanma talebinde bulanabilirsiniz. Bu yöntem çoğunlukla daha pratik bir yöntem dahi olabiliyor.

9- Borç Tahakkuk Cetvelinizde  bölük pörçük borçlandırma tarihleri mevcutsa (ki genelde ev kadınlığı sürelerinde TR’ye her giriş çıkış borçlanma süresine eklenmediğinden boşluklar olmakta) bir uzman görüşü alarak dava açmanız bağlanacak yaşlılık aylığınızı arttıracaktır.

Sağlıklı ve mutlu bir emeklilik hayatı dileğiyle…

Bu makalenin tüm hakları yazarı Av. İlknur SEZGİN TEMEL’e ait olup makale, yazarı tarafından http://ilknurtemel.av.tr/yurtdisi-hizmet-borclanmasi-yapacaklara-pratik-oneriler/ adresinde yayınlanmıştır

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Yurtdışı Borçlanmalarda SGK iyi niyetli değil

Değerli okuyucularım,

Anayasamız Sosyal bir Devlet olduğumuzu belirtmiştir. Bu ilke, vatandaşın sosyal haklarının teslim edilmesi, kimsenin sosyal güvenlikten mahrum edilmemesi, Devletin sosyal hakları koruması zorunluluğu demektir.

Son zamanlarda Yurtdışı Borçlanma başvurularında şahit olduğum SGK uygulamaları bana bu yazıyı yazdırmakta.

Öncelikle şunu söylemek isterim ki, elinize boş bir borçlanma talep dilekçesi alarak boşlukları SGK memurlarına doldurtmayın, hak kaybına uğrayabilirsiniz. Web sitemde her ne kadar Yurtdışı Borçlanmaya ilişkin pekçok bilgi mevcutsa da profesyonel bir meslek icra ettiğimizden her bilgiyi de burada paylaşmıyoruz. Sadece müvekkillerimize çok daha detaylı yol gösteriyoruz.

Şahit olduğum son olay bir Sosyal Güvenlik Merkezimizin Rehberlik Servisindeki memurun, kendisine danışmaya gelen gurbetçimizin borçlanma talep dilekçesini, gurbetçimizin en düşük emekli aylığı alacak şekilde doldurmasıydı. Lütfen işlemlerinizi memurlara bırakmayın, ve sadece SGK memurlarının / uzmanlarının size verdikleri bilgiler doğrultusunda hareket etmeyin. Unutmayın ki Yurtdışı Borçlanma sebebiyle emeklilikte pekçok alternatif olabilir. SGK memurlarının bilgilendirmeleriyle sınırlı değil bu alan. Ki kendilerinin de Kurumlarını koruma, yahut amirlerine hesap verme durumları bulunduğunu göz ardı etmeyin.

Çok yüksek meblağlar borçlanıp (Örn: 100.000.- TL) çok düşük aylık almanıza (Örn: 850.- TL) sebep olmalarını istemiyorsanız bu konuda mutlaka bağımsız ve işin uzmanı bir Sosyal Güvenlik Uzmanı veya Hukukçudan destek alınız. Bir profesyonele ödeyeceğiniz danışmanlık, yahut avukatlık ücreti, emin olun, uğrayacağınız hak kaybının çok çok altında bir miktar olacaktır.

Askeri Öğrencilik Dönemine İlişkin Yönetmelik Değişikliği

09.11.2013 tarih ve 28816 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren:

TÜRK SİLAHLI KUVVETLER PERSONELİNİN ÖĞRENİM, EĞİTİM VE YETİŞTİRME MASRAFLARININ TESPİTİNE DAİR YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK aşağıdaki gibidir:

MADDE 1 – 17/12/2005 tarihli ve 26026 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Öğrenim, Eğitim ve Yetiştirme Masraflarının Tespitine Dair Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde geçen “öğrenci harçlıkları, kitap-kırtasiye,”, “ilaç-tedavi giderleri,” ile “, personel ve amortisman” ibareleri yürürlükten kaldırılmış, “yiyecek” ibaresi “yiyecek masraflarının yarısı” olarak değiştirilmiş ve birinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“1/1/1997 ve sonrasında imzalanan yüklenme senetleri dikkate alınarak hesaplanacak tazminat miktarlarında bu Yönetmelik hükümleri esas alınır.”

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan “(BILKARDEM)”ibaresi “(PRJ.YNT.D.Bşk.lığı)” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 3 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4 – Bu Yönetmelik hükümlerini Millî Savunma Bakanı, İçişleri Bakanı ve Maliye Bakanı birlikte yürütür.

Bu yönetmelik değişikliği neticesinde 5. madde aşağıdaki şekilde değişmiştir:

Maliyet hesabı
Madde 5 — Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz şeklinde sağlık raporu alanlar ile vazife malulü olarak ayrılanlar hariç olmak üzere her ne şekilde olursa olsun mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan veya ilişiği kesilen subay ve astsubaylar ile ilgili maliyet hesabında;

a) Öğrencilik dönemine ait 3 Eylül 1985 tarihli ve 18857 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Askerî Okullara Alınan Öğrenciler ile Silahlı Kuvvetler Hesabına Fakülte ve Yüksek Okullarda Okuyan Öğrenciler İçin Yüklenme Senedi Düzenlenmesine ve Bu Okullardan Çeşitli Sebeplerle Ayrılacak Öğrencilere veya Kefillerine Ödettirilecek Tazminata Dair Yönetmelik hükümleri uygulanarak yapılacak hesaplamada; yiyecek masraflarının yarısı, giyim-kuşam, vize-diploma-sınav ve benzeri harçlar, öğretim ve eğitimin gerektirdiği ulaşım giderleri, barındırma, askerî liseler hazırlık sınıfları yabancı dil eğitimleri, atış, giderleri ile görmüş olduğu kurs masrafları,

b) Kurs merkezlerinde; subay, astsubay olarak eğitim ve yetiştirme masraflarının tespitinde; , yolluk ve yevmiyeler, kırtasiye giderleri, (eğitim yardımcı malzemeleri/askerî öğrenciler için) eğitim ve yetiştirmenin gerektirdiği taşıma ve ulaşım giderleri, ilaç ve tedavi, öğrenim ve eğitim ve öğretimin diğer eğitim kurumlarına ödenen masrafları,

c) Yurt dışına öğrenim, staj, kurs, ileri ihtisas veya bilgi ve görgülerini artırmak maksadıyla gitmiş olanlardan, durumları 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 112 nci maddesinin dördüncü fıkrasına uyanlara, orada bulundukları süre içerisinde ödenen aylık ve devletçe yapılan masrafların dört katı tutarındaki tazminat,

d) Yabancı memleketlere öğrenim, staj, kurs ihtisas veya görgü ve bilgilerini artırmak maksadıyla gitmiş olanlara, buralarda geçirdikleri sürelerde Devletçe bu maksatla yapılan aylık ödemelerden; yurt içi maaşından eksik ödenen % 40 oranındaki kısma tekabül eden tutar indirildikten sonra bulunan ödeme miktarı ile kitap, kırtasiye ve harcırah giderleri

dikkate alınır.

1/1/1997 ve sonrasında imzalanan yüklenme senetleri dikkate alınarak hesaplanacak tazminat miktarlarında bu Yönetmelik hükümleri esas alınır.

Öğrencilik dönemine ilişkin masraflar ile subay ve astsubay nasbedildikten sonra yapılan eğitim ve yetiştirme masrafları, yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak bu Yönetmelik çerçevesinde hesaplanarak hazırlanan belgeler, ilgili şahsa ve nakit saymanlığına gönderilip ödettirilmesi sağlanır.

DİKKAT:
Randevu neticesinde avukatlarla yapılan görüşmeler danışmanlık ücretine tabidir.
İletişim bilgileri için tıklayınız
Danışmanlık hizmeti ve ücreti için tıklayınız

Çalışma Saatlerimiz:

Hafta içi.........: 09:00 - 18:00
Cumartesi.....: 10:00 - 15:00