1-MAKALELERİM-İNCELEMELERİM

Yurtdışı Hizmet Borçlanması Yapacaklara Pratik Öneriler

emeklilik1- Borçlanma Talep Dilekçenizin doldurulması işlemini asla SGK’nın memurlarına bırakmayın.

2- Borçlanma talep dilekçenizi doldururken mutlaka yurtdışındaki ilk sigortalılık / 18 yaş ikmal tarihinizi borçlanılacak süreye ait ilk tarihe yazarak “ve devamındaki xx gün” şeklinde doldurunuz.

3- Emeklilik aylığına hak kazanmak için kaç gün borçlanmanız gerektiğini bir uzmandan mutlaka öğrenin ve ilgili kutucuğa gün sayısını yazın.

4- Hollanda sigortasını borçlanacaksanız 6. Maddedeki “Çalışılan Süre”, “Boşta geçen süre”, “Ev kadınlığı süresi” kutucuklarından ilgili olanını, kadınsanız tamamını, erkekseniz ilk iki kutucuğu işaretleyerek yanındaki boşluğa “Sözleşmeye göre  YAŞLILIK SİGORTASINA TABİ SÜRELERİ” ibaresini düşünüz.

5- SSK’dan, yani 4/1(a)’dan emekli olmak istiyorsanız mutlaka Türkiye’de sigortalılık başlangıç tarihiniz bulunmalı.

6- Türkiye’ye çalışmak için gelecekseniz mümkün olduğunca büyük şehirlerden uzak durun. Daha küçük şehirlerde ikamet almayı ve çalışmayı yeğleyin. Zira Ankara’daki veya İstanbul gibi büyük şehirlerdeki SGK’lardan (Özellikle Ankara) cevap gelmesi bazen 6 ay – 9 ay dahi sürebiliyor. Zaman kaybetmemek için küçük şehirlerden ikametgah alarak oralarda çalışmayı tercih edin.

7- Borçlanma Talebinde bulunurken yurtdışı sigortalılık başlangıç tarihinizin Türkiye’deki sigortalılık başlangıç tarihi olarak tescilini de talep edin. Bırakın reddetsinler.

8- Borç Tahakkuk Cetveliniz ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü veya Merkezinden geldikten sonra cetvelde sizi hangi günler için borçlandırdıklarını mutlaka inceleyin. Sizin talep ettiğiniz tarihlerden daha günümüze yakın tarihleri borçlandırdılar ve başlangıç tarihinizden uzaklaştılarsa mutlaka düzeltilmesi için dilekçe verin. (Not: düzeltme dilekçelerinin işe yaradığını hiç görmemişsem de bu öneride bulunuyorum) Düzeltilmemişse dava yoluyla tarih aralıklarını düzeltmek oldukça sıkıntılı bir süreç. Bunun yerine büyük bir maddi külfet yaratmayacaksa borçlanmanızı iptal ederek tarih sınırlandırmaları yapmak suretiyle yeniden borçlanma talebinde bulanabilirsiniz. Bu yöntem çoğunlukla daha pratik bir yöntem dahi olabiliyor.

9- Borçlanma Tahakkuk Cetvelinizde bir sorun yoksa, yani bölük pörçük tarihleri borçlandırmadılar, talep ettiğiniz ilk başlangıç tarihi cetvelde de ilk tarih olarak görünüyorsa sıra ödemeyi yapmaya geliyor; Ödeme yaparken tek seferde, tek bir dekontla ödeme yapmayın. Aynı gün, peş peşe borçlanma miktarlarını bölerek (Örn: ilk dekont için 10 gün, 2. dekont için 1.000 gün, 3. dekont için 2600 gün gibi) ödeyerek borçlanma işleminizi tamamlayın.

Sağlıklı ve mutlu bir emeklilik hayatı dileğiyle…

Bu makalenin tüm hakları yazarı Av. İlknur SEZGİN TEMEL’e ait olup makale, yazarı tarafından http://ilknurtemel.av.tr/yurtdisi-hizmet-borclanmasi-yapacaklara-pratik-oneriler/ adresinde yayınlanmıştır

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Yurtdışı Borçlanmalarda SGK iyi niyetli değil

Değerli okuyucularım,

Anayasamız Sosyal bir Devlet olduğumuzu belirtmiştir. Bu ilke, vatandaşın sosyal haklarının teslim edilmesi, kimsenin sosyal güvenlikten mahrum edilmemesi, Devletin sosyal hakları koruması zorunluluğu demektir.

Son zamanlarda Yurtdışı Borçlanma başvurularında şahit olduğum SGK uygulamaları bana bu yazıyı yazdırmakta.

Öncelikle şunu söylemek isterim ki, elinize boş bir borçlanma talep dilekçesi alarak boşlukları SGK memurlarına doldurtmayın, hak kaybına uğrayabilirsiniz. Web sitemde her ne kadar Yurtdışı Borçlanmaya ilişkin pekçok bilgi mevcutsa da profesyonel bir meslek icra ettiğimizden her bilgiyi de burada paylaşmıyoruz. Sadece müvekkillerimize çok daha detaylı yol gösteriyoruz.

Şahit olduğum son olay bir Sosyal Güvenlik Merkezimizin Rehberlik Servisindeki memurun, kendisine danışmaya gelen gurbetçimizin borçlanma talep dilekçesini, gurbetçimizin en düşük emekli aylığı alacak şekilde doldurmasıydı. Lütfen işlemlerinizi memurlara bırakmayın, ve sadece SGK memurlarının / uzmanlarının size verdikleri bilgiler doğrultusunda hareket etmeyin. Unutmayın ki Yurtdışı Borçlanma sebebiyle emeklilikte pekçok alternatif olabilir. SGK memurlarının bilgilendirmeleriyle sınırlı değil bu alan. Ki kendilerinin de Kurumlarını koruma, yahut amirlerine hesap verme durumları bulunduğunu göz ardı etmeyin.

Çok yüksek meblağlar borçlanıp (Örn: 100.000.- TL) çok düşük aylık almanıza (Örn: 850.- TL) sebep olmalarını istemiyorsanız bu konuda mutlaka bağımsız ve işin uzmanı bir Sosyal Güvenlik Uzmanı veya Hukukçudan destek alınız. Bir profesyonele ödeyeceğiniz danışmanlık, yahut avukatlık ücreti, emin olun, uğrayacağınız hak kaybının çok çok altında bir miktar olacaktır.

Askeri Öğrencilik Dönemine İlişkin Yönetmelik Değişikliği

09.11.2013 tarih ve 28816 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren:

TÜRK SİLAHLI KUVVETLER PERSONELİNİN ÖĞRENİM, EĞİTİM VE YETİŞTİRME MASRAFLARININ TESPİTİNE DAİR YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK aşağıdaki gibidir:

MADDE 1 – 17/12/2005 tarihli ve 26026 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Öğrenim, Eğitim ve Yetiştirme Masraflarının Tespitine Dair Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde geçen “öğrenci harçlıkları, kitap-kırtasiye,”, “ilaç-tedavi giderleri,” ile “, personel ve amortisman” ibareleri yürürlükten kaldırılmış, “yiyecek” ibaresi “yiyecek masraflarının yarısı” olarak değiştirilmiş ve birinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“1/1/1997 ve sonrasında imzalanan yüklenme senetleri dikkate alınarak hesaplanacak tazminat miktarlarında bu Yönetmelik hükümleri esas alınır.”

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan “(BILKARDEM)”ibaresi “(PRJ.YNT.D.Bşk.lığı)” olarak değiştirilmiştir.

MADDE 3 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4 – Bu Yönetmelik hükümlerini Millî Savunma Bakanı, İçişleri Bakanı ve Maliye Bakanı birlikte yürütür.

Bu yönetmelik değişikliği neticesinde 5. madde aşağıdaki şekilde değişmiştir:

Maliyet hesabı
Madde 5 — Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz şeklinde sağlık raporu alanlar ile vazife malulü olarak ayrılanlar hariç olmak üzere her ne şekilde olursa olsun mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan veya ilişiği kesilen subay ve astsubaylar ile ilgili maliyet hesabında;

a) Öğrencilik dönemine ait 3 Eylül 1985 tarihli ve 18857 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Askerî Okullara Alınan Öğrenciler ile Silahlı Kuvvetler Hesabına Fakülte ve Yüksek Okullarda Okuyan Öğrenciler İçin Yüklenme Senedi Düzenlenmesine ve Bu Okullardan Çeşitli Sebeplerle Ayrılacak Öğrencilere veya Kefillerine Ödettirilecek Tazminata Dair Yönetmelik hükümleri uygulanarak yapılacak hesaplamada; yiyecek masraflarının yarısı, giyim-kuşam, vize-diploma-sınav ve benzeri harçlar, öğretim ve eğitimin gerektirdiği ulaşım giderleri, barındırma, askerî liseler hazırlık sınıfları yabancı dil eğitimleri, atış, giderleri ile görmüş olduğu kurs masrafları,

b) Kurs merkezlerinde; subay, astsubay olarak eğitim ve yetiştirme masraflarının tespitinde; , yolluk ve yevmiyeler, kırtasiye giderleri, (eğitim yardımcı malzemeleri/askerî öğrenciler için) eğitim ve yetiştirmenin gerektirdiği taşıma ve ulaşım giderleri, ilaç ve tedavi, öğrenim ve eğitim ve öğretimin diğer eğitim kurumlarına ödenen masrafları,

c) Yurt dışına öğrenim, staj, kurs, ileri ihtisas veya bilgi ve görgülerini artırmak maksadıyla gitmiş olanlardan, durumları 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 112 nci maddesinin dördüncü fıkrasına uyanlara, orada bulundukları süre içerisinde ödenen aylık ve devletçe yapılan masrafların dört katı tutarındaki tazminat,

d) Yabancı memleketlere öğrenim, staj, kurs ihtisas veya görgü ve bilgilerini artırmak maksadıyla gitmiş olanlara, buralarda geçirdikleri sürelerde Devletçe bu maksatla yapılan aylık ödemelerden; yurt içi maaşından eksik ödenen % 40 oranındaki kısma tekabül eden tutar indirildikten sonra bulunan ödeme miktarı ile kitap, kırtasiye ve harcırah giderleri

dikkate alınır.

1/1/1997 ve sonrasında imzalanan yüklenme senetleri dikkate alınarak hesaplanacak tazminat miktarlarında bu Yönetmelik hükümleri esas alınır.

Öğrencilik dönemine ilişkin masraflar ile subay ve astsubay nasbedildikten sonra yapılan eğitim ve yetiştirme masrafları, yükümlülük sürelerinin eksik kalan kısmı ile orantılı olarak bu Yönetmelik çerçevesinde hesaplanarak hazırlanan belgeler, ilgili şahsa ve nakit saymanlığına gönderilip ödettirilmesi sağlanır.

Yurtdışı Borçlanmaya dair…

1- Türkiye’de 5510 S.Y.’nın 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında (kısaca SSK’lı) çalışmanız yoksa borçlanmanızın SSK’ya sayılması İMKANI, DAVA YOLUYLA DAHİ MEVCUT DEĞİLDİR.

2- Yurtdışındaki çalışmalarınıza ait primlerinizi iade almışsanız yurtdışı işe giriş tarihinizin TÜRKİYE SİGORTALILIK BAŞLANGIÇ TARİHİ OLARAK SAYILMASI İMKANI, DAVA YOLUYLA DAHİ MEVCUT DEĞİLDİR.

3- Yurtdışındaki çocuk yetiştirme süresi, gebelik / annelik koruması sürelerini BORÇLANABİLİRSİNİZ ancak bu sürelerin başlangıç tarihini TÜRKİYE SİGORTALILIK BAŞLANGIÇ TARİHİ OLARAK DAVA YOLUYLA DAHİ TESPİT ETTİREMEZSİNİZ.

4- Mavi / Pempe kartlıysanız dahi BORÇLANMA TALEBİNDE BULUNABİLİRSİNİZ, kurum talebinizi reddettiğinde DAVA YOLUYLA BORÇLANABİLİRSİNİZ.

5- Türkiye’de işçi statüsünde çalışmak istiyorsanız mutlaka bulunduğunuz ülkeden hiçbir aylık, sosyal yardım almamanız, burada çalıştığınız süre boyunca yurtdışında çalışmamanız, üzerinize kayıtlı işyeri bulunmaması gerekmektedir.

6- Bağ-kur’a kısmi borçlandıktan sonra, SSK’lı işe girip yeniden SSK’dan borçlanma talebinde bulunmak ALEYHİNİZE SONUÇLAR DOĞURABİLİR. Bağ-kur’a kısmi borçlanma yapmadan önce mutlaka bir uzmanla görüşünüz.

Saygılarımla

Bu makalenin tüm hakları yazarı Av. İlknur SEZGİN TEMEL’e ait olup makale, yazarı tarafından http://ilknurtemel.av.tr/yurtdisi-borclanmaya-dair/ adresinde yayınlanmıştır

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Prim iadesinde Yurtdışı Borçlanma

Primlerin İadesi Halinde:

* Borçlanabilme açısından:

Yurtdışında çalışılan sürelerde ödenmiş olan primler yurda dönüş esnasında iade alınmışsa bu durumda yurtdışı borçlanma yapabilmek erkek ve kadınlar açısından farklılık göstermektedir.

Erkekler sadece çalışma süreleri ile bir kısım işsizlik süresini borçlanabildiklerinden, yurtdışındaki primlerini iade almış olmaları halinde, yurtdışında herhangi bir sigortalı çalışmaları da kalmayacağından çalışma sürelerini borçlanma imkanları da ortadan kalkmaktadır.

Kadınlar çalışma süreleriyle birlikte ev kadını, çocuk yetiştirme süreleri gibi borçlanma yapma hakkına da sahip olduklarından çalıştıkları sürelere ait primleri iade almışlarsa çalışma sürelerini değil, 18 yaşından sonra -Türk vatandaşı olarak geçen- diğer tüm sürelerini borçlanabilmektedirler.

* Sigortalılık başlangıç tarihinin Türkiye Sigortasına giriş tarihi olarak sayılması açısından:

Yargıtay ev kadınlarının çocuk yetiştirme sürelerini her ne kadar kişi o dönemde sigortalı olsa da sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul etmemekte, sadece fiilen işe ilk giriş tarihinin Türkiye’deki sigorta başlangıç tarihi olarak sayılabileceğine hükmetmektedir.

Bu sebeple, prim iadesi almış kadınların yurtdışındaki ev kadınlığı başlangıç tarihleri, çocuk yardımlarının başladığı tarihler gibi fiili çalışma olmaksızın faydalandıkları sigortalılık başlangıç tarihleri Türkiye sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmemektedir.

Bu makalenin tüm hakları yazarı Av. İlknur SEZGİN TEMEL’e ait olup makale, yazarı tarafından http://ilknurtemel.av.tr/prim-iadesinde-yurtdisi-borclanma/adresinde yayınlanmıştır

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Maketten konut alanların mağduriyetinin giderilmesi için yasal düzenleme önerileri

Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca bir yasa hazırlanmakta. Maketten ev alımlarında vatandaşın mağduriyetini önlemeye yönelik bir yasa.

Yasa çıkıncaya dek mağdur edilmiş olanlar için “geçmiş olsun” yahut “bir bardak soğuk su iç” demek durumunda kalmamak için yasayla mevcut mağduriyetlerin de giderilmesi gerekmekte.

Yasayla müteahhitlere teslim etmedikleri konutlar sebebiyle bir takım para cezaları, yahut tazminat niteliğinde mükellefiyetler getirilmekte.

Bu durumu mağdurlar açısından oldukça sakıncalı görüyorum. Şöyle ki;

Genel olarak adi nitelikte (noterden onaylanmaksızın) yapılan Gayrımenkul Satış Sözleşmeleriyle peşin yahut senet imzalamak suretiyle vadeli olarak daire satın alan kişilerin mağduriyet noktası, müteahhidin kendilerinden topladığı paralarla (sermaye ile) inşaatı yürütememesi neticesinde inşaatların yarım kalmasından kaynaklıdır.

Haberlerde de şahit olduğumuz üzere en sağlam olduğunu düşündüğümüz, güven telkin eden İnşaat Şirketleri dahi iflaslarını istemiş, istemeyenlerden büyük bir kısmı ticareti terk etmiş, kaçmış, batmış durumdalar.

Söz konusu yüklenicilerin yarım bıraktıkları inşaatlar sebebiyle devlete yüklü cezalar / tazminatlar ödeyecek olmaları, aynı müteahhide paralarını kaptırmış olan vatandaşların alacaklarını tahsil etme noktasında ikinci kez mağdur edilmesi anlamına gelecektir.

Ödeme gücü olmadığından inşaatı tamamlamaktan acz içine düşmüş yükleniciye karşı devletin keseceği cezalar Amme Alacağı niteliğinde olacağından mağdurların alacaklarından daha öncelikli bir sıraya yerleşebilecektir ve esasında mağdurlar bu cezalar sebebiyle iyice batık hale gelmiş müteahhitten alacaklarını tahsil edemeyeceklerdir.

Önerilerim;

1- Müteahhitlere getirilecek cezaların / tazminatların mağdurlar lehine kullanılması konusunda da yasal düzenleme yapılması yönündedir. Bir yandan yüklenicilerden yasa gereği toplanacak paranın bütçeye irat kaydedilmeksizin bir havuza aktarılması, öte yandan ise ödemelerini, inşaatın durumunu, mağduriyetini belgelendirenlere havuzdaki paranın -hiç değilse garameten- paylaştırılması sosyal devlet olmanın da gereği olarak yapılmalıdır.

Yoksa zaten 5 lirası olan bir yükleniciden o 5 lirayı devletin ceza olarak alması, 5 lira alacağı olan mağdurun alacağına kavuşmasını engelleyici, dava yahut icra yoluyla dahi parasını tahsil edememe noktasında 2. bir mağduriyeti yaşatıcı nitelikte olacaktır.

2- Yüklenici ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmış olan arsa sahibi yüklenicinin edimlerini yerine getirememesi halinde / sözleşmeye aykırılık durumunda sözleşmenin geriye yahut ileriye dönük olarak feshini isteyebilmektedir. Bu durumda müteahhitten daire satın almış olan kişiler arsa sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmeye taraf olmadıklarından davada asli müdahil olamamakta, yükleniciye karşı ayrı bir dava açmak durumunda kalmaktadırlar.

Borçlar Kanunu ve Tüketiciyi Koruma Kanunu’nda getirilecek yeni düzenlemelerle, -gerek Noterde gerekse dava yoluyla- arsa sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmenin geçmişe dönük olarak feshi halinde yüklenicinin arsa üzerine yaptığı imalat bedelinin kendisinden harici sözleşme ile daire satın alan kişilere -başka bir davaya gerek kalmaksızın- yükleniciye yaptıkları ödemeler nispetinde temliki gerektiği yönlü bir düzenleme getirmenin usul ekonomisi açısından da, yüklenicinin muvazaalı temlikler yapmasının önüne geçmesi açısından da faydalı ve gerekli olduğu kanısındayım. Böyle bir yasal düzenleme ile sözleşme fesholup arsa sahipleri yeni bir yüklenici ile inşaat tamamlama yahut kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıkları taktirde ilk yüklenicinin hak ve alacaklarını temlik almış 3. kişiler de (daire satın alan kişiler) yeni sözleşme uyarınca hak sahibi olabilecekler ve mağduriyetleri büyük ölçüde giderilmiş olacaktır.

Saygılarımla

AVUKAT KULLANMA REHBERİ :)

MALUM HEP MÜVEKKİLLER DERT YANAR YA, BİR DE AVUKATLARIN GÖZÜYLE BAKALIM DEDİK OLAYLARA

Avukatlar milyonlarca kanun maddesini hatta yönetmelikleri ezbere bilmelidir.

Sorununuz hukuki olsun veya olmasın her saatte her yerde ona danışabilirsiniz.

Avukatlar uyumaz, aile düzenleri yoktur. O nedenle haftanın her gün ve saatinde aramaktan çekinmeyin. Gece gündüz, hafta sonu, bayram seyran, gece yarısı saat 24:00 da veya balayında arayabilirsiniz.

Kadın veya erkek olsun avukatınızı nereye isterseniz çağırın hangi saatte olursa olsun, gelirler, gelmezlerse fevkalade ayıp ederler.

Her ne kadar Türkiye Barolar Birliği tarafından “danışma ücrete tabidir” denilse de inanmayın. Doktorların muayene ücretini mutlaka ödeyiniz ama avukatın ücreti diye bir şey düşünerek strese girmeyiniz.

Yılların bilgi birikimine dayanarak da olsa sadece iki cümle kurmak için para alınmaz, hele sizi falanca dost göndermişse hiç para alınmaz. Ama doktor “bir şeyciğin yok 2 saat uyu geçer” dediğinde vizite ücreti mutlaka verilmelidir. Çünkü size beş dakikasını ayırmıştır.

Avukat dava masraflarını cebinden yapar. Siz bunu dert etmeyin. Allah’ın avukatlara özel olarak para gönderdiğini hepiniz biliyorsunuz. Türkiye’de Allah bunu başka hiçbir meslek mensubuna yapmaz.

Dava harçlarının yüksek olması durumunda,bilirkişi ücretini fahiş bulduğunuzda doğrudan onlara kızıp söylenebilirsiniz.

Dava aşamasında, mutlaka bildiğiniz tüm avukat, emekli hakim, zabıt katibi ve hatta başından buna benzer dava geçmiş olan tüm dostlarınıza ve bakkalınıza danışıp avukatınıza iletin. Onların fikirleri avukat için önemlidir. Nasıl olsa işinizin masraflarını o yaptığı için hiç olmazsa hukuki bilgileri de siz ona aktarın.

İşin başlangıcında size davanızın kazanılmasının çok zor olduğunu, hatta haksız olduğunuzu söylemiş olsa bile, dava kaybedildiğinde bu gene sadece avukatın suçudur.

Siz adam öldürmüş olabilirsiniz ama beraat kararı alamayan avukat hatalıdır.

Boşanma davanıza bakıyorsa eğer, saat başı arayıp konu ile ilgili veya ilgisiz son gelişmeleri lütfen ona bildirin. Kayınvalidenizin, görümcenizin dedikleri, sabahı beklemeyecek kadar önemlidir avukat için.

Davanız uzayabilir. Bu durum hakim değişikliği, bilirkişinin raporunu geç vermesi, duruşma tarihinin uzun aralarla verilmesinden kaynaklansa da iktidarı ele geçirip bunları düzeltmediği için yine avukat sorumludur.

Davanıza bakan hakimi veya savcıyı tanıyan bir yakınınız varsa mutlaka onu devreye sokun, böylece probleminizi avukatsız çözebilirsiniz. Zaten hakim ve savcılar da sizden bunu beklerler ve bu çok hoşlarına giden bir yoldur.

Davanızda göstereceğiniz tanıkların ne bildiğinin önemi yoktur. Kanuna aykırı olsa da avukat, sizin için onlara ne diyeceklerini öğretmelidir. (Hatta duruşmada tanıklarınızın şaşması halinde dahi avukat sorumludur)

Bir borcunuz dolayısıyla hakkınızda icra takibi yapılmışsa bunu tek sorumlusu alacaklınızın avukatıdır. Bu avukat evinize veya işyerinize hacze geldiğinde ona dilediğinizi yapma hakkınız vardır. Küfür edin, tehdit edin hatta öldürün. İşte bu konuda özgürlüklerin en genişine sahipsiniz.

Karşı tarafın avukatı, artık meslektaşımız değil bizim düşmanımızdır. Adliye koridorunda onunla sohbet ediyorsak, bu aslında iki yakın arkadaş olmamızın değil, sizi satmış olduğumuzun bir göstergesidir.

Avukatınız Amerikan filmlerinde görüldüğü gibi uzun uzun savunma yapamıyorsa, yargıcı bir yana atıp tanıklara kendisi soru sorarak onların yalanlarını ortaya çıkaramıyorsa beceriksizliğine verin. Hatta bu avukat duruşmaya tam olarak saat kaçta girileceğini bile bilmez, sizi duruşma kapısında bekletirse onu azledip tazminat isteyin.

Sizin işinizi yaparken avukatın tek amacı adalet, daha doğrusu sizin için adalet olmalıdır. Ona para teklif etmenize gerek yoktur. Avukat başka işlerden kazanır parasını. Kumarmış, kadın veya beyaz zehir size ne, nereden kazanırsa kazansın önemli olan size bedava çalışmasıdır. Hatta isterseniz öğlene doğru gidin de size yemek ısmarlasın. Afiyet olsun!

İstanbul avukatlarından Ömer Yasa’nın “Yargı çevrelerine göre İstanbul rehberi” isimli broşüründen alıntıdır.

  • “İşverenler ve İşletmeler İçin İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Danışmanlık Hizmetleri Rehberi”miz ilknursezgintemel@gmail.com adresinden talepte bulunan İşletmelere internet ortamında gönderilmektedir.
DİKKAT:
Randevu neticesinde avukatlarla yapılan görüşmeler danışmanlık ücretine tabidir.
İletişim bilgileri için tıklayınız
Danışmanlık hizmeti ve ücreti için tıklayınız