b) Yurtdışı Hizmet Borçlanması

Almanya sigortalılık tarihi 18 yaşından önce ise

  • T.C. YARGITAY
  • 10.Hukuk Dairesi
  • Esas:  2013/9723
  • Karar: 2013/12554
  • Karar Tarihi: 05.06.2013

İŞLEM İPTALİ İSTEMİ – ALMAN RANT SİGORTASINA GİRİŞ TARİHİNİ İÇEREN YURT DIŞI SÜRELERİNİN YASA KAPSAMINDA USULÜNCE BORÇLANILMASIYLA MÜMKÜN OLUŞU – EKSİK İNCELEME – HÜKMÜN BOZULMASI GEREĞİ

ÖZET: Dava yurt içi sigortalılık kayıt ve tescili bulunmayan … doğumlu davacının, Alman Rant Sigortasına giriş olan … tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak tespiti, borçlanma isteminin kanun kapsamında sayılması ve aksi kurum işleminin iptali, istemlerine ilişkindir. Bahsedilen yasal düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, anılan Uluslararası sözleşme hükmünün uygulanabilmesi, Alman Rant sigortasına giriş tarihini içeren yurt dışı sürelerinin Yasa kapsamında usulünce borçlanılmasıyla mümkündür. Nitekim somut olayda da, Alman rant sigortasına … tarihinde giren davacı, yurt dışı sürelerinin, sosyal güvenlik bakımından değerlendirilmesi aşamasında Yasaya göre ancak on sekiz yaşın ikmai edildiği tarih olan … tarih ve sonrası süreyi borçlanmaya konu yapabilecektir. Şu halde, davacının Türkiye’deki sigortalılık başlangıç tarihi, borçlanmanın varlığı halinde, on sekiz yaşın ikmal edildiği … tarihi olarak alınması mümkün olup, aksini öngören mahkeme kabulü hatalıdır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Okumaya devam et

Türkiye’de SSK’lılığı bulunmayanın borçlanması Bağ-kur’a sayılır

  • T.C.
  • YARGITAY
  • 21. HUKUK DAİRESİ
  • E. 2013/20474
  • K. 2013/22742
  • T. 5.12.2013


• YURTDIŞI BORÇLANMA HAKKININ TESPİTİ ( Davacının Talep Tarihinde Türk Vatandaşı Olma Şartı Aranmaksızın Yurtdışındaki Borçlanmaya Esas Hizmet Sürelerini Borçlanmaya Hakkı Olduğunun ve Borçlanma Talebinin Başvuru Tarihinde Uygulanan Günlük Prim Miktarı Üzerinden Belirlenmesi Gerektiğinin Tespitinin Hatalı Olduğu )
• SİGORTALILIĞIN BAŞLANGICI ( Yurtdışı Borçlanma Hakkının Tespiti – Davacının 5510 S. K.’nun Md. 4/1/a Kapsamında Çalışması Bulunmadığından Borçlanma İşleminin Bu Kapsamda Yapılması İsteminin Reddinin Doğru Olduğu )
• YURTDIŞI HİZMET BORÇLANMASI ( 5510 S. K.’nun Md. 4/1/b Kapsamında Borçlanma Hakkı Bulunduğu – Davacının Talep Tarihinde Türk Vatandaşı Olma Şartı Aranmaksızın Yurtdışındaki Borçlanmaya Esas Hizmet Sürelerini Borçlanmaya Hakkı Olduğunun ve Borçlanma Talebinin Başvuru Tarihinde Uygulanan Günlük Prim Miktarı Üzerinden Belirlenmesi Gerektiğinin Tespitinin Hatalı Olduğu ) Okumaya devam et

Aylık Tahsis Talebinde Yurda Kesin Dönüş Şartı

T.C. YARGITAY

10.Hukuk Dairesi
Esas:  2010/8373
Karar: 2012/224
Karar Tarihi: 16.01.2012

YAŞLILIK AYLIKLARININ İSTİRDADI İSTEMİ – YURDA KESİN DÖNÜŞ KOŞULU GERÇEKLEŞMEDİĞİ İÇİN İPTAL EDİLEN AYLIKLAR – İKAMETE DAYALI SOSYAL SİGORTA VEYA SOSYAL YARDIM ÖDENEĞİNİN BİTİŞ TARİHİNİN YURDA KESİN DÖNÜŞ TARİHİ OLARAK KABUL EDİLMESİ – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: İkamete dayalı sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneğinin bitiş tarihi yurda kesin dönüş tarihi olarak kabul edilerek, yapılacak hesaplama sonucuna göre karar verilmesi gereğinin gözetilmemiş olması isabetsizdir. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. Okumaya devam et

Ev kadını için yurtdışı borçlanmada işe ilk giriş tarihi

  • T.C. YARGITAY
  • 21.Hukuk Dairesi
  • Esas: 2013/1920
  • Karar: 2013/2329
  • Karar Tarihi: 13.02.2013

TESPİT DAVASI – YURTDIŞINDA ÇALIŞMAYA BAŞLANILAN TARİHİN SİGORTA BAŞLANGIÇ TARİHİ OLARAK KABUL EDİLMESİ İSTEMİ – FİİLİ ÇALIŞMA BULUNMADIĞI HALDE EV HANIMI OLARAK GEÇEN SÜRELERİN SİGORTALILIK BAŞLANGIÇ TARİHİ OLARAK KABUL EDİLEMECEĞİ – DAVANIN REDDİ GEREĞİ

ÖZET: Dava, davacının A…’da rant sigortasına giriş tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü istemine ilişkindir. Somut, olayda, davacının 18.12.1991 – 19.10.2006 talihleri arasında <Gebelik/Analık Koruması> ve <Çocuk Yetiştirme> nedeniyle sigorta kapsamına alındığı ve fiili (eylemli) çalışmasının bulunmadığı anlaşılmakla 01.02.1992 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü mümkün değildir. Mahkemece davanın reddi yerine yerinde olmayan gerekçeyle kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

(Türkiye Cumhuriyeti İle Federal Almanya Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik Konusunda Yapılan Sözleşme m. 29) (2709 S. K. m. 90) (5510 S. K. m. 38) (506 S. K. Geç. m. 20) (3201 S. K. m. 5) Okumaya devam et

Primlerin iadesinde yurtdışı borçlanma

Değerli site ziyaretçileri,

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ve 21. Hukuk Dairesi’nin artık aşağıdaki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararındaki düşünceyi terk etmek üzere olduğunu, primlerin iadesi halinde de borçlanma yapılabileceği yönünde kararların önümüzdeki günlerde çıkmaya başlayacağını belirtmek isterim. (Av. İ.S.T. 23.04.2014)

 

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
  • E:2002/10-21
  • K:2002/70

Tarih: 13.02.2002

ÖZET :

Türk uyruklu olan sigortalının almanya’daki sigortalı hizmetleri tasfiye edildiğine göre nazara alınabilecek sigortalılık süresi kalmadığından anılan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin bu davada uygulanma yeri yoktur.

DAVA :

Taraflar arasındaki “tesbit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; ( Bursa İkinci İş Mahkemesi )nce davanın Kabulüne dair verilen 22.5.2001 gün ve 2000/370 E, 2001/311 K. sayılı kararın incelenmesi davalı kurum vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesinin 2.7.2001 gün ve 2001/4695 E. 2001/5184 K. sayılı ilamı ile; ( …108. maddeye göre Türkiye’deki ilk çalışma tarihi sigortalılık başlangıcını teşkil eder. Federal Almanya ile Türkiye arasında sosyal güvenlik sözleşmesi düzenlenmiş ise de davacı sözleşmenin bir bütün olarak uygulanmasını istemediğinden Federal Almanya’daki ilk defa çalışma tarihi sigortalılık başlangıcının o tarihe götürmesini gerektirmez. Okumaya devam et

Prim iadesinde Yurtdışı Borçlanma

Primlerin İadesi Halinde:

* Borçlanabilme açısından:

Yurtdışında çalışılan sürelerde ödenmiş olan primler yurda dönüş esnasında iade alınmışsa bu durumda yurtdışı borçlanma yapabilmek erkek ve kadınlar açısından farklılık göstermektedir.

Erkekler sadece çalışma süreleri ile bir kısım işsizlik süresini borçlanabildiklerinden, yurtdışındaki primlerini iade almış olmaları halinde, yurtdışında herhangi bir sigortalı çalışmaları da kalmayacağından çalışma sürelerini borçlanma imkanları da ortadan kalkmaktadır.

Kadınlar çalışma süreleriyle birlikte ev kadını, çocuk yetiştirme süreleri gibi borçlanma yapma hakkına da sahip olduklarından çalıştıkları sürelere ait primleri iade almışlarsa çalışma sürelerini değil, 18 yaşından sonra -Türk vatandaşı olarak geçen- diğer tüm sürelerini borçlanabilmektedirler.

* Sigortalılık başlangıç tarihinin Türkiye Sigortasına giriş tarihi olarak sayılması açısından:

Yargıtay ev kadınlarının çocuk yetiştirme sürelerini her ne kadar kişi o dönemde sigortalı olsa da sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul etmemekte, sadece fiilen işe ilk giriş tarihinin Türkiye’deki sigorta başlangıç tarihi olarak sayılabileceğine hükmetmektedir.

Bu sebeple, prim iadesi almış kadınların yurtdışındaki ev kadınlığı başlangıç tarihleri, çocuk yardımlarının başladığı tarihler gibi fiili çalışma olmaksızın faydalandıkları sigortalılık başlangıç tarihleri Türkiye sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmemektedir.

Bu makalenin tüm hakları yazarı Av. İlknur SEZGİN TEMEL’e ait olup makale, yazarı tarafından http://ilknurtemel.av.tr/prim-iadesinde-yurtdisi-borclanma/adresinde yayınlanmıştır

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

SGK Dava Kaybetmeye Bıkmadı mı?

Son zamanlarda 3201 sayılı yasa gereği müvekkillerim adına SGK’ya yapmış olduğum başvurular neticesinde muhtelif illerdeki Sosyal Güvenlik Merkezlerinden birbirinden çok çok farklı cevaplar gelmeye başladı.

Dava yoluna gidebilmek için SGK’ya başvuru yapıp beklediğimiz “RED” cevabını almamız zaruri lakin, bazı hususlarda 3201 Sayılı Yasanın kesin hükümleri mevcutken (ki SGK uluslararası sözleşmeleri değil, 3201 Sayılı Yasayı baz aldığından ) Reddedilme ihtimali bulunmadığını düşündüğümüz hususlarda dahi “Red” cevabı almak SGK’nın dava kaybetmeye bıkmadığı yönlü sonuç çıkarmamaza neden olduğu gibi, her bir Sosyal Güvenlik Merkezinin Yurtdışı Borçlanma Başvurularına verdiği cevapların da farklı olabileceğini, SGK bünyesinde bu konuyla ilgili yeknesaklık bulunmadığını gösterdi bize.

Türkiye’de 5510 Sayılı Yasanın 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi gereği (eski adıyla SSK) sigortalılığı bulunan müvekkillerim için 3201 Sayılı Yasa gereği İstanbul ve Ankara’daki SG Merkezlerine yapmış olduğumuz başvurular neticesinde Sıhhiye Sosyal Güvenlik Merkezi borçlanma talebimizi 3201 S.Y.’nın 5. Maddesinin 4. Fıkrasındaki: “Ek fıkra: 17/4/2008-5754/79 md.) Yurdışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.” yönlü düzenlemeye uygun olarak SSK’ya saymış ve borçlanmaya ilişkin cetvel tarafımıza gönderilmişken, Cağaloğlu Sosyal Güvenlik Merkezi asrın icadı olarak nitelenebilecek aşağıdaki cevabı vermiştir:

5510 sayılı Kanunun 4-1/a bendi kapsamındaki hizmetleriniz 23.02.2013 tarihi itibariyle son bulmuş olup, hala 4-1/b kapsamında olduğunuzdan yurtdışı borçlanmanız 4-1/b (Bağ-kur) kapsamında değerlendirilecektir.”

Belirtmek gerekir ki, müvekkil SSK’lı işten çıktıktan sonra Bağ-Kur’lu bir işe girmiş de değildir. Almanya’ya dönmüştür, o kadar.

Üstelik Merkezin bu cevabı, resmi yazının altına “not” olarak el yazısıyla, imzasız bir şekilde yazılıp tarafımıza gönderilmiştir.

Yasa bu kadar açık ve başvurulan kurum dahi aynı kurumken aynı tarihlerde iki farklı cevap alınmış olmasını hafsalamız almamaktadır haliyle.

Bir diğer “SGK dava kaybetmeye bıkmadı mı?” dedirten durum ise mavi kartlıların borçlanma taleplerine ilişkin SGK’nın verdiği istikrar kazanmış “RED” cevaplarıdır. Yurtdışı borçlanmalar sebebiyle değilse de mavi kartlıların davalarını kaybetmesi neticesinde ödemek zorunda kaldığı dava masrafları ve vekalet ücretleri sebebiyle SGK’nın bütçesi sarsılmaktadır lakin, gel gör ki, onlarca Hukuk Genel Kurulu kararına rağmen SGK “Nuh” demekte, “Peygamber” dememektedir.

Türk vatandaşı olmayan yabancıların dahi Türkiye’de çalışması ve emekli olması mümkünken, üstelik Vatandaşlık Kanunu dahi mavi kartlıları “vatandaş” tanımına dahil etmişken, vatandaş olmadığı gerekçesiyle mavi kartlıların borçlanma taleplerinin reddinde ısrar etmek, mevzuatın açık hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir.

Değinmek istediğim son husus Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin Esas:  2013/1920, Karar: 2013/2329,  13.02.2013 tarihli kararıdır.

Yargıtay bu kararında: “3201 sayılı Kanun’un 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun ile değişik 5,maddesinin son fıkrasında <Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz.> hükmü bulunmakta ise de 02.11.1984 tarihinde imzalanan ve 05.12.1984 tarihli 3241 sayılı Kanunla onaylanıp 01.04.1987 tarihinde yürürlüğe giren ve Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca yöntemine göre yürürlüğe girmiş uluslararası sözleşme olarak 3201 sayılı Kanunun 5. maddesinden önce uygulanma önceliğine sahip bulunan 30 Nisan 1964 tarihli Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Ek Sözleşmenin 29. maddesinin 4. bendi hükmü uyarınca yurtdışında ilk defa çalışmaya başlanılan tarihin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

Yurtdışında iken fiili (eylemli) çalışması bulunmadığı halde o ülkenin sosyal güvenlik mevzuatına göre yardım niteliğinde ödeme yapılan dönemler ile ev hanımı olarak geçen sürelerin Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Ek Sözleşmenin 29. maddesinin 4. bendi anlamında yurtdışında geçen çalışma olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi mümkün değildir.” demiştir.

Yoğunlukla Almanya ve Hollanda’da bulunan gurbetçilerimizle çalıştığımdan her iki ülkeyle yapılmış Sosyal Güvenlik Sözleşmelerinde Yargıtay 21. H.D.’nin aradığı “fiili çalışma başlangıcı”nın bulunmadığını söylemek gerekir. Örneğin Hollanda-Türkiye Sözleşmesinin 29. maddesinde “Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları hakkındaki Türk mevzuatının uygulanmasında, sigortalı, Türkiye’de yaşlılık sigortasına tabi işe girmeden önce, Hollanda’da bir yaşlılık sigortasına tabi olmuşsa, bahis konusu Hollanda rejimine tabi olduğu ilk gün, Türk mevzuatına göre yaşlılık sigortasına tabi işe ilk defa girdiği gün olarak kabul edilir.” denmekte iken;

Almanya-Türkiye Sözleşmesinin  29. maddesinin (4). fıkrasında: Bir kimsenin Türk sigortasına girişinden önce bir Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde, Alman Rant Sigortasına girişi, Türk Sigortasına giriş olarak kabul edilir. denmektedir.

Her iki sözleşmede de gayet net görüldüğü üzere Yurtdışında İŞE GİRİŞ TARİHİnden değil, YURTDIŞINDA SİGORTALILIK BAŞLANGIÇ TARİHİnden bahsedilmektedir. Yargıtay 21. H.D.’nin sözleşmeye üstünlük tanıyor olmasına rağmen bu yönlü kararlarıyla uluslararası sözleşmelerde düzenlenmemiş olan fiili çalışmayı esas almakla kanuna uyarlı olmayan kararlar verdiği kanısındayım.

Sözleşmelerin hiçbir yerinde fiili çalışma başlangıcından bahsedilmemekte, sigortalılık başlangıcından bahsedilmektedir. Peki Yargıtay niçin sigortalılık girişi yönündeki açık düzenlemeleri görmezden gelip, fiili işe başlangıç tarihine değer vermeye başlamıştır?

Hukuk Genel Kurulu’nun bu hususa da el atması dileğiyle.

Saygılarımla.

 

  • “İşverenler ve İşletmeler İçin İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Danışmanlık Hizmetleri Rehberi”miz ilknursezgintemel@gmail.com adresinden talepte bulunan İşletmelere internet ortamında gönderilmektedir.
DİKKAT:
Randevu neticesinde avukatlarla yapılan görüşmeler danışmanlık ücretine tabidir.
İletişim bilgileri için tıklayınız
Danışmanlık hizmeti ve ücreti için tıklayınız