b) Yurtdışı Hizmet Borçlanması

Sosyal Güvenlik Kurumunun Tespit Ettiğim Sorunları ve Çözüm Önerilerim

AV. İLKNUR SEZGİN TEMEL
Strazburg cd. No: 9 / 15 Sıhhiye / Çankaya / Ankara
TEL / FAX: 0 312 229 95 57  WEB: http://ilknurtemel.av.tr

———————————————————————————————————-

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI’NA
Mithatpaşa cd. No: 7 ANKARA

24.04.2014

KONU       : Personel yetersizliği ve uygulama sorunlarının giderilmesi talebi

TALEPÇİ : AV. İLKNUR SEZGİN TEMEL (adres başlıkta)

Takip ettiğim iş ve davalar sebebiyle müvekkillerim adına Kurumunuzla sık sık yazışmalar, başvurular yapmaktayım. Özellikle Sıhhiye Sosyal Güvenlik Merkezi’nde Yurtdışı Borçlanma başvurularının değerlendirilmesi konusunda ciddi sıkıntılar yaşamaktayım. Kendimce bu sıkıntıların sebeplerinin aşağıdakiler olabileceği düşüncesindeyim.

1- Personel Eksikliği; Genel Müdürlüğünüzün Ankara’da olması sebebiyle ve Ankara’da sadece Sıhhiye Sosyal Güvenlik Merkezi’nin Yurtdışı Borçlanma İşlemlerini değerlendirmesi sebebiyle başvurulara yanıt alabilmek aylar sürmektedir (1 yılını tamamlamak üzere olan dosyalarım da mevcuttur). Zamanında cevap verilebilmiş olsaydı borçlanma miktarını ödeyip aylar önce emekli aylığı bağlanması gereken kişilerin maddi kayıplarının Sosyal Devlet İlkesi gereğince değerlendirilmesi gerektiği kanısındayım.

ÖNERİM: Özellikle İdari Yargılama Usulü Kanunu gereği İdare’nin cevap süresinin 60 gün olduğu, 60 gün sonunda yanıt verilmemesi halinde talebin reddedilmiş sayılması sebebiyle başvuru sahibinin dava açma süresinin başladığı göz ardı edilmeksizin, bununla birlikte Türk Ceza Kanunu’nun 257 / 2 maddesinde tanımlanan Görevi İhmal Suçunun da unsurları oluşmakla Kurumunuzun hiç değilse azami 60 günlük süre içinde yasalara uygun olarak cevap verebilecek düzeyde eğitimli personel istihdam etmesi gerekmektedir.

Ayrıca Ankara İli için Sıhhiye SGM dışında bu işlere bakabilecek en az bir Sosyal Güvenlik Merkezi’nin daha kurulması veya görevlendirilerek faaliyete geçirilmesinin bu sorunun hallinde yardımcı olacağı kanısındayım.

2- Sicil Dosyaları Arşivinin Merkeze Uzaklığı; Özellikle aynı dosya üzerinde birkaç kez yazışma yapmamız gerektiğinde / eksik evrak ibrazı gerektiğinde v.b. salt çalışanların azlığı değil, dosyaların arşivden talep edilmesi süreci, oradan çıkarılarak Merkeze gelmesi, Merkezde yeniden sıraya girmesi, ve sırası gelen dosyanın işleme alınması aylar sürmektedir. Bu durumun neden olduğu zaman ve hak kayıplarının da Sosyal Devlet İlkesi gereğince değerlendirilmesi gerekmektedir.

ÖNERİM: Sıhhiye SGM’nin arşivinin Merkeze daha yakın bir yere taşınması, kısa vadede bunun mümkün olmaması halinde evrak eksikliği bulunduğu vatandaş yahut avukata bildirilmiş olan dosyaların Arşiv’e gönderilerek en az 3 aylık zaman kaybı ve gecikmeye yol açmak yerine, Sıhhiye SGM’ye yakın geçici bir arşiv oluşturularak orada tutulması ve eksik evraklar tamamlandığında –yeni bir başvuru gibi ilgili dosyayı sıraya sokmak yerine- eksikliklerin tamamlanması için geçici arşivde bekletilen dosyalara işlem sırasında öncelik tanınması. Böyle bir uygulama, bir dosyanın en az 3 ay önce sonuçlanmasına, vatandaşların haklarına daha çabuk kavuşmasına neden olacağı gibi Sosyal Güvenliğe inancı da pekiştirecektir.

3- İç Yazışma ve Talimatlarınızın Aleni Olmayışı: Bu hususu bir hukukçu olarak değerlendirdiğimde oldukça üzücü sonuçlar çıkardığımı söylemem mümkün. Zira biz hukukçular Uluslararası Anlaşmalar, Anayasa, Kanunlar, Yönetmeliklerle bağlıyız, bu mevzuat çerçevesinde değerlendirme ve yorum yapmak üzere eğitim aldık. Ancak Kurumunuzun kendi iç yazışmaları / özelgeler / yayımlanmamış genelgeler / talimatlar / e-posta yollu yazışmalar v.b. mevzuatları bilebilme imkanımız olmadığından müvekkillerimizi hak kaybına uğratıcı nitelikte işlem yapmaktan nasıl sakınabileceğimizi bazen kestirememekteyiz. Herhangi bir başvurumuzda hangi kurum içi talimatı uygulayacağınızı, hangi iç yazışmaya göre karar ve cevap vereceğinizi başlangıçta kestirememek Anayasada tanımlanan Hukuk Devleti İlkesini de zedeleyici niteliktedir.

ÖNERİM: Kurumunuzun Taşra Teşkilatına gönderdiği, uygulamaya yönelik talimatların, yazıların aleniyete kavuşması. Vatandaşların da hukukçuların da yaptıkları başvuruların neye göre değerlendirileceğini daha başlangıçta bilebilecek durumda olması Kurum içi uygulamanızın da yeknesak hale gelmesini, vatandaşın yanlış işlemin bilincinde olarak düzelttirebilmesini, kurumunuz çalışanlarının keyfilikten uzak hareket etmesini (dolayısıyla olası davalarla kurum zararının önüne geçilmesini) ve sayısız faydayı da nispeten sağlama yolunda atılmış bir adım olabilecektir.

Bununla birlikte bazı ikincil mevzuatınızın birincil mevzuata aykırılıklar taşıdığı da herkesin malumudur. Genelgelerinizin Yönetmeliklere, Yönetmeliklerinizin Kanunlara, Kanunların Anayasa ve Uluslararası Sözleşmelere uygun hale getirilmesi çalışmalarının da yapılması gerektiği düşüncesindeyim.

4- Farklı İl Müdürlüğü ve Merkezlerin Farklı İşlem Yapması: Bir hukukçu ve vatandaş olarak her başvurumuzda kestirilebilir sonuçlar almayı ummaktayız. Tıpkı takip ettiğimiz davalardaki gibi bir olayın sonucunda ne tür bir karar verilebileceğini genel olarak kestirebildiğimiz halde ne yazık ki Kurumunuzun farklı il müdürlükleri ve merkezlerindeki uygulamaların tamamen personelin inisiyatifine kaldığını üzülerek müşahede etmekteyiz. Örn: Yurtdışı Borçlanmalarda karşılaştığımız bir soruna karşı kurumunuzun bir İl Müdürlüğü’ne yaptığımız itiraz değerlendirilerek düzeltme yoluna gidilirken, bir başka İl Müdürlüğü’nde düzeltme yoluna gidilmeyeceği, borçlanmanın tamamen iptali yoluna gidilmesi gerektiği yönlü cevaplar alabilmekteyiz. Aynı durumda olanlara, aynı mevzuatın uygulanması Anayasanın eşitlik ilkesi gereğidir. Kurumunuzun faklı müdürlüklerinin yaptığı bu tür işlemler Anayasanın eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.

ÖNERİM: Benzer işlerle uğraşan personel işlemlerinde yeknesaklığı sağlamak amacıyla Eğiticilerin Eğitimi ve Kurum içi eğitim. Bu eğitimlerde Hukuk Müşavirliğinizin her yıl tarafınıza bildirdiği, en çok sorun yaşanan ve kurumunuzun en çok / sıklıkla kaybettiği davalardaki durumların da değerlendirilmesi ve Anayasa’nın Sosyal Devlet İlkesi ile Kanun Önünde Eşitlik İlkelerinin hayata geçirilmesi.

Tespit ettiğim sorun ve sorunları çözmeye yönelik önerilerimi saygılarımla sunarım.

AV. İLKNUR SEZGİN TEMEL
Ankara Barosu
(ÇSGB Resmi Arabulucusu)

BİLGİ İÇİN :
1- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
2- Sıhhiye Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü

Almanya eğitim süresi başlangıcı Türkiye sigortasına giriş tarihi sayılır

Değerli site ziyaretçileri,

Yargıtay 10. H.D. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sözleşmelerinde geçen “Rant Sigortasına giriş tarihi”, “Yaşlılık sigortasına giriş tarihi” gibi uzun vadeli sigorta kollarına yurtdışındaki giriş tarihlerinin Türkiye Sigortalılık başlangıç tarihi olarak değerlendirilmesine ilişkin kararlarını genişletmiş bulunmaktadır.

Bir süre önce eğitim süresindeki zorunlu sigortalılık hali zaten Türkiye sigorta başlangıç tarihi olarak sayılmaya başlanmıştı. Aşağıya alıntıladığım kararda ise Schwangerschalt (hamilelik analık koruması)> ile <ptlichtbeitragszeit tür kindererzrechung (çocuk eğitimi zorunlu sigorta pirim süresi)> de usulünce araştırılıp uzun vadeli sigorta kolu (Rant Sigortasına Giriş) olarak kabul edildiği takirde Türkiye’deki sigortalılık başlangıç tarihi olarak sayılması gerektiğine ilişkin karar değişikliği yoluna gidilmiştir. (Av. İ.S.T.)

  • T.C. YARGITAY
  • 10.Hukuk Dairesi
  • Esas: 2013/13960
  • Karar: 2013/21884
  • Karar Tarihi: 20.11.2013

TESPİT DAVASI – SÖZLEŞME HÜKMÜNÜN UYGULANMASINI GEREKTİRECEK NİTELİKTE RANT SİGORTASINA GİRİŞ TARİHİ USULÜNCE BELİRLENMESİ – BORÇLANMANIN VARLIĞI HALİNDE SİGORTA BAŞLANGICINA HÜKMEDİLMESİ GEREKTİĞİ – SİGORTA BAŞLANGICINA HÜKMEDİLMESİNİN İSABETSİZLİĞİ Okumaya devam et

Sıhhiye SGM’yi Şikayetim Üzerine Alınan Netice

Bundan birkaç ay önce, Sıhhiye Sosyal Güvenlik Merkezinde yeni bir uygulamaya geçilmiş avukatların müvekkilleri adına başvurularında Vekaletname aslı yahut noter onaylı sureti istenir hale gelmişti. Özellikle aynı dosyaya girmek üzere, aynı müvekkille ilgili defalarca yazışma yapmamız gerektiğinde “dosyasında örneği var” dememize rağmen her yazı için noterde yüklü harçlar ödemek maddi külfet getirdiği gibi, SGK’nın bu uygulaması tamamen Avukatlık Kanunu’na aykırıydı.

Sıhhiye SGM’nin benim Avukatlık Kanunu’na göre onayladığım evrakımı almamak için gösterdiği çabayla başa çıkamadığımdan, Merkezin üst düzey yetkilisine ulaşma imkanım da kendisi şehir dışında olması sebebiyle mümkün olamadığından Ankara Barosu ve Türkiye Barolar Birliği’ne verdiğim şikayet dilekçesiyle netice alma yolunu seçtim.

Tarafıma aylar önce Ankara Barosu’nun Sosyal Güvenlik Kurumu’na yaptığı başvuru evrakları gönderilmişti. Şimdi ise resmi neticesi Baromun web sitesinde açıklandı.

Avukatların ve vatandaşların vekaletname ibrazıyla ilgili oldukça geniş kapsamlı bir çalışma yapmış Sosyal Güvenlik Kurumunun Hukuk Müşavirliği. Ben de sizlerle paylaşmak istedim. İlgili Yazıya Buradan Ulaşabilirsiniz.

 

Yurtdışı Hizmet Borçlanması Yapacaklara Pratik Öneriler

emeklilik1- Borçlanma Talep Dilekçenizin doldurulması işlemini asla SGK’nın memurlarına bırakmayın.

2- Borçlanma talep dilekçenizi doldururken mutlaka yurtdışındaki ilk sigortalılık / 18 yaş ikmal tarihinizi borçlanılacak süreye ait ilk tarihe yazarak “ve devamındaki xx gün” şeklinde doldurunuz.

3- Emeklilik aylığına hak kazanmak için kaç gün borçlanmanız gerektiğini bir uzmandan mutlaka öğrenin ve ilgili kutucuğa gün sayısını yazın.

4- Hollanda sigortasını borçlanacaksanız 6. Maddedeki “Çalışılan Süre”, “Boşta geçen süre”, “Ev kadınlığı süresi” kutucuklarından ilgili olanını, kadınsanız tamamını, erkekseniz ilk iki kutucuğu işaretleyerek yanındaki boşluğa “Sözleşmeye göre  YAŞLILIK SİGORTASINA TABİ SÜRELERİ” ibaresini düşünüz.

5- SSK’dan, yani 4/1(a)’dan emekli olmak istiyorsanız mutlaka Türkiye’de sigortalılık başlangıç tarihiniz bulunmalı.

6- Türkiye’ye çalışmak için gelecekseniz mümkün olduğunca büyük şehirlerden uzak durun. Daha küçük şehirlerde ikamet almayı ve çalışmayı yeğleyin. Zira Ankara’daki veya İstanbul gibi büyük şehirlerdeki SGK’lardan (Özellikle Ankara) cevap gelmesi bazen 6 ay – 9 ay dahi sürebiliyor. Zaman kaybetmemek için küçük şehirlerden ikametgah alarak oralarda çalışmayı tercih edin.

7- Borçlanma Talebinde bulunurken yurtdışı sigortalılık başlangıç tarihinizin Türkiye’deki sigortalılık başlangıç tarihi olarak tescilini de talep edin. Bırakın reddetsinler.

8- Borç Tahakkuk Cetveliniz ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü veya Merkezinden geldikten sonra cetvelde sizi hangi günler için borçlandırdıklarını mutlaka inceleyin. Sizin talep ettiğiniz tarihlerden daha günümüze yakın tarihleri borçlandırdılar ve başlangıç tarihinizden uzaklaştılarsa mutlaka düzeltilmesi için dilekçe verin. (Not: düzeltme dilekçelerinin işe yaradığını hiç görmemişsem de bu öneride bulunuyorum) Düzeltilmemişse dava yoluyla tarih aralıklarını düzeltmek oldukça sıkıntılı bir süreç. Bunun yerine büyük bir maddi külfet yaratmayacaksa borçlanmanızı iptal ederek tarih sınırlandırmaları yapmak suretiyle yeniden borçlanma talebinde bulanabilirsiniz. Bu yöntem çoğunlukla daha pratik bir yöntem dahi olabiliyor.

9- Borçlanma Tahakkuk Cetvelinizde bir sorun yoksa, yani bölük pörçük tarihleri borçlandırmadılar, talep ettiğiniz ilk başlangıç tarihi cetvelde de ilk tarih olarak görünüyorsa sıra ödemeyi yapmaya geliyor; Ödeme yaparken tek seferde, tek bir dekontla ödeme yapmayın. Aynı gün, peş peşe borçlanma miktarlarını bölerek (Örn: ilk dekont için 10 gün, 2. dekont için 1.000 gün, 3. dekont için 2600 gün gibi) ödeyerek borçlanma işleminizi tamamlayın.

Sağlıklı ve mutlu bir emeklilik hayatı dileğiyle…

Bu makalenin tüm hakları yazarı Av. İlknur SEZGİN TEMEL’e ait olup makale, yazarı tarafından http://ilknurtemel.av.tr/yurtdisi-hizmet-borclanmasi-yapacaklara-pratik-oneriler/ adresinde yayınlanmıştır

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Avusturya-Türkiye Sosyal Güvenlik Sözleşmesi

Her iki devletin sosyal güvenlik alanındaki ilişkilerini geliştirmek ve hasıl olan hukukî gelişme ile uyum sağlamak arzusu içinde,

Her iki devletin vatandaşlarının sosyal güvenlik hakkındaki iç mevzuatlarının uygulanmasında eşit muameleye tabî tutulmaları, keza kazanılmış ve kazanılacak hakların korunması ilkesinden hareket ederek,

Aşağıdaki Anlaşma üzerinde mutabakata varmışlardır.

BÖLÜM I: Genel Hükümler

Kavramların Tarifi

Madde 1 – (1) Bu Anlaşmada; Okumaya devam et

Yurtdışı Borçlanmalarda SGK iyi niyetli değil

Değerli okuyucularım,

Anayasamız Sosyal bir Devlet olduğumuzu belirtmiştir. Bu ilke, vatandaşın sosyal haklarının teslim edilmesi, kimsenin sosyal güvenlikten mahrum edilmemesi, Devletin sosyal hakları koruması zorunluluğu demektir.

Son zamanlarda Yurtdışı Borçlanma başvurularında şahit olduğum SGK uygulamaları bana bu yazıyı yazdırmakta.

Öncelikle şunu söylemek isterim ki, elinize boş bir borçlanma talep dilekçesi alarak boşlukları SGK memurlarına doldurtmayın, hak kaybına uğrayabilirsiniz. Web sitemde her ne kadar Yurtdışı Borçlanmaya ilişkin pekçok bilgi mevcutsa da profesyonel bir meslek icra ettiğimizden her bilgiyi de burada paylaşmıyoruz. Sadece müvekkillerimize çok daha detaylı yol gösteriyoruz.

Şahit olduğum son olay bir Sosyal Güvenlik Merkezimizin Rehberlik Servisindeki memurun, kendisine danışmaya gelen gurbetçimizin borçlanma talep dilekçesini, gurbetçimizin en düşük emekli aylığı alacak şekilde doldurmasıydı. Lütfen işlemlerinizi memurlara bırakmayın, ve sadece SGK memurlarının / uzmanlarının size verdikleri bilgiler doğrultusunda hareket etmeyin. Unutmayın ki Yurtdışı Borçlanma sebebiyle emeklilikte pekçok alternatif olabilir. SGK memurlarının bilgilendirmeleriyle sınırlı değil bu alan. Ki kendilerinin de Kurumlarını koruma, yahut amirlerine hesap verme durumları bulunduğunu göz ardı etmeyin.

Çok yüksek meblağlar borçlanıp (Örn: 100.000.- TL) çok düşük aylık almanıza (Örn: 850.- TL) sebep olmalarını istemiyorsanız bu konuda mutlaka bağımsız ve işin uzmanı bir Sosyal Güvenlik Uzmanı veya Hukukçudan destek alınız. Bir profesyonele ödeyeceğiniz danışmanlık, yahut avukatlık ücreti, emin olun, uğrayacağınız hak kaybının çok çok altında bir miktar olacaktır.

Yurda Kesin Dönüş yapmış olma şartı / ev kadınları için

  • T.C. YARGITAY
  • Hukuk Genel Kurulu
  • Esas:  2012/10-1148
  • Karar: 2013/261
  • Karar Tarihi: 20.02.2013

TESPİT DAVASI – YURDA KESİN DÖNÜŞ – GEÇİMLERİNİ SAĞLAYACAK HİÇBİR GELİRİ OLMAYAN VEYA MEVCUT GELİRLERİYLE GEÇİMLERİNİ SAĞLAMAKTA GÜÇLÜK ÇEKEN KİŞİLERİN ASGARİ GEÇİM DÜZEYİ İLE SINIRLI OLMAK ÜZERE GEÇİMLERİNİN SAĞLANMASI – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: Somut olay değerlendirildiğinde mahkemece, davacının <yurda kesin dönüş> koşulu ile ilgili, çalışma yaşamı süresince karşılaşılan hastalık, iş kazası, meslek hastalığı veya işsizlik gibi riskler nedeniyle iş göremezlik veya işsizlik gibi adlar altında bir ödeme almakta olup olmadığı ve yurt dışında bulunduğu ülke mevzuatı kapsamında, geçimlerini sağlayacak hiçbir geliri olmayan veya mevcut gelirleriyle geçimlerini sağlamakta güçlük çeken kişilerin asgari geçim düzeyi ile sınırlı olmak üzere geçimlerinin sağlanması amacıyla kamu kurum ve kuruluşları tarafından muhtaçlık durumuna ve süresine göre ödenek alıp almadığı konusu yöntemince araştırılmamıştır. O halde, yukarda açıklanan bu değişik gerekçeyle direnme kararı usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. Okumaya devam et

  • “İşverenler ve İşletmeler İçin İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Danışmanlık Hizmetleri Rehberi”miz ilknursezgintemel@gmail.com adresinden talepte bulunan İşletmelere internet ortamında gönderilmektedir.
DİKKAT:
Randevu neticesinde avukatlarla yapılan görüşmeler danışmanlık ücretine tabidir.
İletişim bilgileri için tıklayınız
Danışmanlık hizmeti ve ücreti için tıklayınız