a) İş Hukuku- Yargıtay Kararları

İş kazası – maddi manevi tazminat

  • T.C. YARGITAY
  • 21.Hukuk Dairesi
  • Esas:  2013/5568
  • Karar: 2013/11689
  • Karar Tarihi: 04.06.2013

TAZMİNAT DAVASI – DAVALININ KUSURUNUN OLMAMASI HALİNDE DE HÜKÜM ALTINA ALINAN TAZMİNATLARDAN SORUMLU OLDUĞU – DAVALININ KUSURU BULUNMASA BİLE TAZMİNATTAN SORUMLU OLACAĞININ GÖZETİLMEMESİNİN İSABETSİZLİĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: Yapılmakta kurban kesim merkezinin montaj ve demontaj işinin, Kurban Kesim merkezinin altyapısıyla birlikte yapımına yönelik asıl işle ilgili ve uzmanlık gerektiren bir iş olduğu ortadadır. Hal böyle olunca davalı İ… … San Tic AŞ’nin kusur bulunmasa bile hüküm altına alınan tazminatlardan sorumlu olduğunun kabulü gerektiği açıktır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde ve özellikle, davalı İ… … San Tic AŞ’nin kusuru bulunmasa bile tazminattan sorumlu olacağı göz ardı edilerek, anılan davalıya yönelik davanın reddi ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Okumaya devam et

İş Kazasında sorumsuzluk anlaşması

  • T.C. YARGITAY
  • 11.Hukuk Dairesi
  • Esas:  2011/11607
  • Karar: 2013/13004
  • Karar Tarihi: 21.06.2013

ALACAK DAVASI – TARAFLAR ARASINDA YAPILAN SÖZLEŞME HÜKMÜNÜN SORUMSUZLUK ANLAŞMASI KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLİP DEĞERLENDİRİLEMEYECEĞİ – DAVANIN KABULÜNE KARAR VERİLMESİNİN İSABETSİZLİĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: Olayda mahkemece, taraflar arasında yapılan sözleşmenin değinilen hükmünün, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan, mülga 818 Sayılı Kanunun ilgili maddesi kapsamında düzenlenen sorumsuzluk anlaşması kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği üzerinde durularak sonuca gidilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. Okumaya devam et

İbraname / iş sözleşmenin feshi

  • T.C. YARGITAY
  • 9.Hukuk Dairesi
  • Esas: 2011/16248
  • Karar: 2013/18138
  • Karar Tarihi: 13.06.2013

İŞÇİ ALACAKLARI DAVASI – İŞVERENİN İBRANAME SAVUNMASININ DEĞERLENDİRİLMESİ GEREĞİ – İMZA VE İÇERİK BAKIMINDAN DAVACI ASİLDEN DİYECEKLERİNİN SORULMASI – EKSİK İNCELEME – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Somut olayda davalı işverence dosyaya ibraname başlıklı belge sunulduğu halde mahkemenin gerekçesinde bu belge değerlendirilmemiştir. İşverence ileri sürülen ibraname savunmasının mahkemece değerlendirilerek imzası ve içeriği bakımından davacı asilden diyecekleri sorulup, dosyadaki diğer delillerle birlikte bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. Okumaya devam et

Yurtdışı Borçlanmaya dair…

1- Türkiye’de 5510 S.Y.’nın 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında (kısaca SSK’lı) çalışmanız yoksa borçlanmanızın SSK’ya sayılması İMKANI, DAVA YOLUYLA DAHİ MEVCUT DEĞİLDİR.

2- Yurtdışındaki çalışmalarınıza ait primlerinizi iade almışsanız yurtdışı işe giriş tarihinizin TÜRKİYE SİGORTALILIK BAŞLANGIÇ TARİHİ OLARAK SAYILMASI İMKANI, DAVA YOLUYLA DAHİ MEVCUT DEĞİLDİR.

3- Yurtdışındaki çocuk yetiştirme süresi, gebelik / annelik koruması sürelerini BORÇLANABİLİRSİNİZ ancak bu sürelerin başlangıç tarihini TÜRKİYE SİGORTALILIK BAŞLANGIÇ TARİHİ OLARAK DAVA YOLUYLA DAHİ TESPİT ETTİREMEZSİNİZ.

4- Mavi / Pempe kartlıysanız dahi BORÇLANMA TALEBİNDE BULUNABİLİRSİNİZ, kurum talebinizi reddettiğinde DAVA YOLUYLA BORÇLANABİLİRSİNİZ.

5- Türkiye’de işçi statüsünde çalışmak istiyorsanız mutlaka bulunduğunuz ülkeden hiçbir aylık, sosyal yardım almamanız, burada çalıştığınız süre boyunca yurtdışında çalışmamanız, üzerinize kayıtlı işyeri bulunmaması gerekmektedir.

6- Bağ-kur’a kısmi borçlandıktan sonra, SSK’lı işe girip yeniden SSK’dan borçlanma talebinde bulunmak ALEYHİNİZE SONUÇLAR DOĞURABİLİR. Bağ-kur’a kısmi borçlanma yapmadan önce mutlaka bir uzmanla görüşünüz.

Saygılarımla

Bu makalenin tüm hakları yazarı Av. İlknur SEZGİN TEMEL’e ait olup makale, yazarı tarafından http://ilknurtemel.av.tr/yurtdisi-borclanmaya-dair/ adresinde yayınlanmıştır

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Nöbet tutulan günlerde fazla mesai ücreti

  • T.C. YARGITAY
  • 9.Hukuk Dairesi
  • Esas: 2010/16379
  • Karar: 2012/22998
  • Karar Tarihi: 14.06.2012

İŞÇİ ALACAKLARI DAVASI – DAVACININ ÇALIŞMA SÜRESİNİN HAFTALIK 45 SAAT ESASI DİKKATE ALINARAK HESAPLANMASI GEREĞİ – ON BİR SAATLİK NÖBET SÜRESİNİN İSE HAFTANIN DİĞER GÜNLERİ İLE BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİ GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Davacının 1475 sayılı İş Kanunu’nu kapsamında kalan 18.01.2001-09.06.2003 tarihleri arası çalışma süresinin haftalık kırk beş saat esası dikkate alınarak fazla mesai hesaplanmalıdır. 4857 sayılı İş Kanunu döneminde kalan 10.06.2003-05.02.2007 tarihleri arasındaki sürenin ise her durumda nöbet günlerine tekabül eden günlerde on bir saati aşan kısmı fazla mesai kabul edilmelidir. On bir saatlik nöbet süresi ise, haftanın diğer günleri ile birlikte değerlendirilmeli, kırk beş saati geçen süre olduğu takdirde aşan süreler ayrıca fazla mesai sayılmalıdır. Okumaya devam et

İzin ücretine yasal faiz uygulanır

  • T.C. YARGITAY
  • 9.Hukuk Dairesi
  • Esas:  2010/6723
  • Karar: 2012/14476
  • Karar Tarihi: 26.04.2012

İŞÇİ ALACAKLARI DAVASI – İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİNDE ÖDENMESİ GEREKEN İZİN ÜCRETİ – İZİN ÜCRETİNE YASAL FAİZ UYGULANMASI GEREĞİ – YILLIK İZİN ÜCRETİ VE İLAVE TEDİYE ALACAKLARI İÇİN YASAL FAİZ UYGULANMASI – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Dairemizce, iş sözleşmesinin feshinde ödenmesi gereken izin ücreti, geniş anlamda ücret içinde değerlendirilmemiş ve iş kanununca sözü edilen bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilemeyeceği kabul edilmiştir. O halde, izin ücretine yasal faiz uygulanmalıdır. Yasadan kaynaklanan bir alacak olması nedeni ile uygulanacak faiz türü de yasal faizdir. Yıllık izin ücreti ve ilave tediye alacakları için yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken bu alacaklar için en yüksek banka mevduat faizi uygulanmasına karar verilmesi hatalıdır. Okumaya devam et

Doğum Borçlanması

  • T.C. YARGITAY
  • Hukuk Genel Kurulu
  • Esas:  2011/10-311
  • Karar: 2011/322
  • Karar Tarihi: 18.05.2011

DOĞUM BORÇLANMASI TALEBİNİN REDDİNE İLİŞKİN KURUM İŞLEMİNİN İPTALİ DAVASI – DAVACININ GERÇEKLEŞTİRDİĞİ DOĞUMLAR SEBEBİYLE DOĞUM BORÇLANMASI YAPAMAYACAĞI GÖZÖNÜNDE TUTULMAKSIZIN HÜKÜM KURULMASININ İSABETSİZLİĞİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Somut olayda, ilk kez 506 sayılı Kanun kapsamında 20.06.1993 tarihinde zorunlu sigortalı olduğu anlaşılan davacının, 22.12.1980 ve 24.04.1983 tarihlerinde gerçekleştirdiği doğumlar sebebiyle doğum borçlanması yapamayacağı göz önünde tutulmaksızın yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

(5510 S. K. m. 4, 41, 82)  (Hizmet Borçlanması İşlemleri Hakkında Genelge I- 5510 Sayılı Kanunun 41 inci Maddesine Göre Yapılacak Borçlanmalar ) (10.HD. 05.04.2010 T.  2009/17858 E., 2010/4907 K.) Okumaya devam et

  • “İşverenler ve İşletmeler İçin İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Danışmanlık Hizmetleri Rehberi”miz av.i.s.temel@gmail.com adresinden talepte bulunan İşletmelere internet ortamında gönderilmektedir.
DİKKAT:
Randevu neticesinde avukatlarla yapılan görüşmeler danışmanlık ücretine tabidir.
İletişim bilgileri için tıklayınız
Danışmanlık hizmeti ve ücreti için tıklayınız