b) Boşanma & Aile – Yargıtay Kararları

1 2 3 7

Anlaşmalı Boşanmada Avukatların Bulunması

  • T.C. YARGITAY
  • 2.Hukuk Dairesi
  • Esas:  2010/9743
  • Karar: 2011/12657
  • Karar Tarihi: 19.07.2011

BOŞANMA DAVASI – ANLAŞMALI BOŞANMA – ANLAŞMALI BOŞANMA KOŞULLARININ OLUŞTUĞU VE KARAR VERMEYE BİR ENGELİN BULUNMADIĞI – BEYANLARIN HAKİMİ BAĞLAYACAĞI – BOŞANMA KARARI VERİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Taraflarca bizzat hakime bildirdikleri beyanların, iradelerinin serbest iradeleri olmadığına ilişkin kanaatin dayanağı ve gerekçesi gösterilmeden, hata, hile, tehdit altında alındığı da iddia ve ileri sürülmemiş ve bu konuda herhangi bir kanıt da gösterilmemiş olduğundan; bu beyanlarının hakimi bağlayacağı gözetilmeden boşanma kararı verilmesi gerekir. Okumaya devam et

Anlaşmalı Boşanma Davaları

  • T.C. YARGITAY
  • 2.Hukuk Dairesi
  • Esas:  2010/13905
  • Karar: 2011/14908
  • Karar Tarihi: 05.10.2011

NAFAKA DAVASI – TERK VE EVLİLİK BİRLİĞİNİN TEMELİNDEN SARSILMASI SEBEPLERİNİN AYNI DAVADA BİRLEŞEMEYECEĞİ – BOŞANMA HÜKMÜNÜN DAVALI TARAFINDAN TEMYİZ EDİLMEDİĞİ VE TEMYİZ EDENİN ALEYHİNE HÜKMÜN BOZULAMAYACAĞI – HÜKMÜN ONANDIĞI

ÖZET: Terk ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebepleri aynı davada birleşemez. Çünkü davacı, ihtar isteğinde bulunmakla, o tarihten önceki olayları hoşgörü ile karşılamış, aile birliğinin temelli sarsıntıya uğramadığını, ortak hayatın çekilebilir olduğunu kabul etmiş sayılır. Affedilen ve hoşgörü ile karşılanan olaylara dayanılarak da Türk Medeni Kanunu’nun 166/1-2. maddesi gereğince boşanma kararı verilemez. Aynı Yasa’nın 166/3. maddesinde yer alan <anlaşmalı boşanma> durumu söz konusu olmadıkça da davalının davayı kabul açıklaması sonuç doğurmaz. Öte yandan, eşiyle geçinemediğini, birlikte yaşamalarının artık imkansız olduğunu ileri sürerek boşanmak isteyen kişinin, ortak hayatı devam ettirmek üzere eşine ihtarda bulunması da iyiniyetle bağdaşmaz. Haklar iyiniyetle kullanılmadıkça da sonuç doğurmaz. Okumaya devam et

Anlaşmalı Boşanma Davasında Nafaka İstenmemişse

T.C. YARGITAY

  • 3.Hukuk Dairesi
  • Esas:  2011/9705
  • Karar: 2011/16085
  • Karar Tarihi: 20.10.2011

NAFAKA DAVASI – İŞTİRAK NAFAKASI – ANLAŞMALI BOŞANMAYLA İŞTİRAK NAFAKASI İSTENİLMEMİŞ OLSA BİLE SONRADAN BU İSTEMİN GÜNDEME GETİRİLEBİLECEĞİ – TARAFLARIN SOSYAL VE EKONOMİK DURUMLARIYLA KÜÇÜĞÜN İHTİYAÇLARINA GÖRE UYGUN BİR NAFAKAYA HÜKMEDİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Boşanma veya ayrılık vukuunda velayet kendisine verilmeyen eş, küçük çocuğun bakım ve eğitim giderlerine <gücü> oranında katılmak zorundadır. Bu husus kamu düzenine dair olup, tarafların iradesine tabi kılınmamıştır. Dolayısıyla anlaşmalı boşanmayla iştirak nafakası istenilmemiş olsa bile sonradan bu istem gündeme getirilebilir.

(4721 S. K. m. 2, 182, 329, 331) Okumaya devam et

Anlaşmalı Boşanma Davasında Malların Durumu

  • T.C. YARGITAY
  • 8.Hukuk Dairesi
  • Esas:  2011/3104
  • Karar: 2011/5254
  • Karar Tarihi: 20.10.2011

KATKI PAYI DAVASI – MAL AYRILIĞI REJİMİNİN GEÇERLİ OLDUĞU DÖNEMDE EDİNİLEN TAŞINMAZLAR BAKIMINDAN ON YILLIK ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN UYGULANMASI GEREĞİ – KATKI MİKTARININ DAVACIYA SAĞLAYACAĞI ARTIŞ GÖZETİLEREK DAVACININ KATKI PAYI ALACAĞININ BULUNMASI

ÖZET: Boşanma davasının açıldığı ve mal rejiminin sona erdiği 20.2.2003 tarihindeki gerçek değerinin uzman bilirkişilerce tespit edilmesi, davacıya ait katkı oranının taşınmazın gerçek değerinin tespit edildiği tarihteki değeriyle çarpılması sonucu davacının katkı alacağının hesaplanması ve hüküm altına alınması, sağlıklı bir sonuca ulaşmak için dosyanın uzman bilirkişilere verilerek açıklanan konularda gerekli ve hükme esas olacak raporun alınması ve ondan sonra davacının her iki taşınmaza yaptığı katkı miktarları hakkında hüküm kurulması düşünülmelidir. Okumaya devam et

Anlaşmalı Boşanma Davasında Tarafların Dinlenmesi

  • T.C. YARGITAY
  • 2.Hukuk Dairesi
  • Esas:  2010/18621
  • Karar: 2011/19302
  • Karar Tarihi: 22.11.2011

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI – EVLİLİK BİRLİĞİNİN TEMELİNDEN SARSILMIŞ OLUP OLMADIĞININ TAKDİRİ ZORUNLULUĞU – DAVACI VE DAVALI ASİLLER DİNLENİLMEKSİZİN TARAF VEKİLLERİNİN BEYANLARI İLE BOŞANMA HÜKMÜ KURULMUŞ OLMASI – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: Taraflar hazır bulunup, bizzat anlaştıklarını açıklamaz veya hakim tarafların anlaşmalarını uygun bulmaz ise, taraflardan delilleri sorulup, toplanması sonucunda evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olup olmadığının takdiri gerekirken, davacı ve davalı asiller dinlenilmeksizin taraf vekillerinin beyanları ile boşanma hükmü kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Okumaya devam et

Anlaşmalı Boşanmanın Şartları

  • T.C. YARGITAY
  • 2.Hukuk Dairesi
  • Esas:  2012/135
  • Karar: 2012/1693
  • Karar Tarihi: 30.01.2012

BOŞANMA DAVASI – DAVACI KADINA DAVAYA ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASI OLARAK DEVAM ETMEK İSTEYİP İSTEMEDİĞİNİN SORULMASI – TARAFLARA DELİL BİLDİRME İMKANI SAĞLANARAK DELİLLERİN TOPLANMASI İLE GERÇEKLEŞECEK SONUCA GÖRE KARAR VERİLMESİ

ÖZET: Mahkemece, davalı koca temyiz dilekçesinde boşanmak istemediğini bildirdiğinden; davacı kadına, davaya Türk Medeni Kanunu uyarınca çekişmeli boşanma davası olarak devam etmek isteyip, istemediğinin sorulması; devam etmek istemediği takdirde davanın reddine; devam etmek istediğinde ise, taraflara delil bildirme imkanı sağlanarak bildirildiğinde delillerin toplanması ile gerçekleşecek sonuca göre karar verilmesi gerekir. Açıklanan hususlar gözetilmeden; davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup; bozmayı gerektirmiştir. Okumaya devam et

Çocuğun Yurtdışında Yaşayan Babaya İade Edilmesi

  • T.C. YARGITAY
  • 2.Hukuk Dairesi
  • Esas: 2011/8304
  • Karar: 2011/8799
  • Karar Tarihi: 23.05.2011

ÇOCUĞUN YURTDIŞINDA YAŞAYAN BABASINA İADE EDİLMESİ İSTEMİ – ÇOCUĞUN GERİ DÖNMESİNİN ÇOCUĞU FİZİKİ VEYA PSİKOLOJİK BİR TEHLİKEYE MARUZ BIRAKIP BIRAKMAYACAĞI – ÇOCUĞUN YAŞININ KÜÇÜK OLMASININ BAŞLI BAŞINA İADE İSTEĞİNİN REDDİNE SEBEP TEŞKİL ETMEYECEĞİ

ÖZET: Çocuğun geri dönmesi çocuğu fiziki veya psikolojik bir tehlikeye maruz bırakacağı veya başka bir şekilde, müsamaha edilemeyecek bir duruma düşüreceği yolunda ciddi bir risk mevcut ise iade talebi reddedilecektir. Geri döndüğü takdirde, tehlikelere maruz kalacağı yolunda ciddi bir riskin varlığını gösteren nesnel bulgular bulunmamaktadır. Çocuğun yaşının küçük olması başlı başına iade isteğinin reddine sebep teşkil etmez. İade talebinin kabulü gerekirken, yetersiz gerekçeyle isteğin reddi doğru bulunmamıştır. Okumaya devam et

1 2 3 7
  • “İşverenler ve İşletmeler İçin İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Danışmanlık Hizmetleri Rehberi”miz ilknursezgintemel@gmail.com adresinden talepte bulunan İşletmelere internet ortamında gönderilmektedir.
DİKKAT:
Randevu neticesinde avukatlarla yapılan görüşmeler danışmanlık ücretine tabidir.
İletişim bilgileri için tıklayınız
Danışmanlık hizmeti ve ücreti için tıklayınız