2-AİLE HUKUKU

3308 Sayılı Yasa – Staj Ücreti Alacakları

MESLEK LİSESİ ÖĞRENCİLERİNİN STAJ ÜCRETİ ALACAKLARINA İLİŞKİN İNCELEME 

İLKNUR SEZGİN TEMEL

Ankara Barosu

 

 

 

                     GİRİŞ     : 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu çırak, kalfa ve ustaların eğitimleri ile okullarda, yükseköğretim kurumlarında ve işletmelerde yapılacak mesleki eğitimlerine (stajlarına) ilişkin esasları düzenlemiştir. Bu yazıda sadece Meslek Lisesi öğrencilerinin işletmelerde yapmış oldukları zorunlu stajlardan dolayı ücret alacakları inceleme konusu yapılacaktır.

I- TANIMLAR:

          İnceleme yazımızda 3308 sayılı yasanın 3. Maddesinde tanımlanmış olan terimlerin bir kısmını tanıyacak olursak;

Öğrenci”; işletmelerde, mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında örgün eğitim görenleri,

“İşletmelerde Mesleki Eğitim”; mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarının öğrencilerinin beceri eğitimlerini işletmelerde, teorik eğitimlerini ise mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında veya işletme veya kurumlarca tesis edilen eğitim birimlerinde yaptıkları uygulamalı eğitimleri,

“Staj” tabiri öğrencilerin yaptığı pratik / uygulamalı eğitimleri,

“Personel”; kamu ve özel kurum, kuruluş ve işyerlerinde maaş ya da ücret karşılığında çalışan kadrolu veya sözleşmeli elemanlar ile işçileri,

İfade etmektedir.

II- ÖĞRENCİLERE ÖDENECEK ÜCRETLER:

3308 sayılı yasanın 25. Maddesindeki düzenleme ile Mesleki eğitim gören öğrencilere işletmeler tarafından ödenecek ücret ve bu ücretlerdeki artışların sözleşme ile tespit edileceği düzenlenmiş ve bu ücretler için alt limit konularak ikili bir ayrıma gidilmiştir.

Buna göre İşletmede yirmi ve üzerinde personel çalıştırılıyorsa asgari ücret net’inin %30’undan, yirmi personelden az kişi çalıştırılıyorsa asgari ücret net’inin %15’inden az olmamak üzere ücret ödenecektir.
Okumaya devam et

Mal Paylaşımı Davasında İhtiyati Tedbir

  • T.C.
  • YARGITAY
  • 8. HUKUK DAİRESİ
  • E. 2012/1742
  • K. 2012/1778
  • T. 13.3.2012

• KATKI PAYI ALACAĞI İSTEMİ ( Tedbire Konu Taşınmaz ve Araçların da Dava Konusu Olması – İsteğin Taşınmaz ve Araçların Sicil Kayıtlarına Başkasına Devirlerinin Önlenmesi Yönünden Davalı Oldukları Bildirilerek Geçici Hukuki Koruma Niteliğindeki İhtiyati Tedbir Kararı Konulması Gerektiği )

• İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİ İSTEMİ ( Katkı Payı Alacağı İstemi – Tedbire Konu Taşınmaz ve Araçların da Dava Konusu Olmaları Karşısında Tarafların Menfaat Dengesi ve İhtiyati Tedbirin Amacı Birlikte Düşünüldüğünde Davacının Talebinin Kabulü Gereği )

• TEDBİRE KONU TAŞINMAZ VE ARAÇLARIN DAVA KONUSU OLMASI ( Tarafların Menfaat Dengesi ve İhtiyati Tedbirin Amacı Birlikte Düşünüldüğünde Davacının-İhtiyati Tedbir Talebinin Kabulü İle İsteğin Taşınmaz ve Araçların Sicil Kayıtlarına Başkasına Devirlerinin Önlenmesi Yönünden Davalı Oldukları Bildirilerek İhtiyati Tedbir Kararı Konulması Gerektiği ) Okumaya devam et

Anlaşmalı Boşanmada Avukatların Bulunması

  • T.C. YARGITAY
  • 2.Hukuk Dairesi
  • Esas:  2010/9743
  • Karar: 2011/12657
  • Karar Tarihi: 19.07.2011

BOŞANMA DAVASI – ANLAŞMALI BOŞANMA – ANLAŞMALI BOŞANMA KOŞULLARININ OLUŞTUĞU VE KARAR VERMEYE BİR ENGELİN BULUNMADIĞI – BEYANLARIN HAKİMİ BAĞLAYACAĞI – BOŞANMA KARARI VERİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Taraflarca bizzat hakime bildirdikleri beyanların, iradelerinin serbest iradeleri olmadığına ilişkin kanaatin dayanağı ve gerekçesi gösterilmeden, hata, hile, tehdit altında alındığı da iddia ve ileri sürülmemiş ve bu konuda herhangi bir kanıt da gösterilmemiş olduğundan; bu beyanlarının hakimi bağlayacağı gözetilmeden boşanma kararı verilmesi gerekir. Okumaya devam et

Anlaşmalı Boşanma Davaları

  • T.C. YARGITAY
  • 2.Hukuk Dairesi
  • Esas:  2010/13905
  • Karar: 2011/14908
  • Karar Tarihi: 05.10.2011

NAFAKA DAVASI – TERK VE EVLİLİK BİRLİĞİNİN TEMELİNDEN SARSILMASI SEBEPLERİNİN AYNI DAVADA BİRLEŞEMEYECEĞİ – BOŞANMA HÜKMÜNÜN DAVALI TARAFINDAN TEMYİZ EDİLMEDİĞİ VE TEMYİZ EDENİN ALEYHİNE HÜKMÜN BOZULAMAYACAĞI – HÜKMÜN ONANDIĞI

ÖZET: Terk ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebepleri aynı davada birleşemez. Çünkü davacı, ihtar isteğinde bulunmakla, o tarihten önceki olayları hoşgörü ile karşılamış, aile birliğinin temelli sarsıntıya uğramadığını, ortak hayatın çekilebilir olduğunu kabul etmiş sayılır. Affedilen ve hoşgörü ile karşılanan olaylara dayanılarak da Türk Medeni Kanunu’nun 166/1-2. maddesi gereğince boşanma kararı verilemez. Aynı Yasa’nın 166/3. maddesinde yer alan <anlaşmalı boşanma> durumu söz konusu olmadıkça da davalının davayı kabul açıklaması sonuç doğurmaz. Öte yandan, eşiyle geçinemediğini, birlikte yaşamalarının artık imkansız olduğunu ileri sürerek boşanmak isteyen kişinin, ortak hayatı devam ettirmek üzere eşine ihtarda bulunması da iyiniyetle bağdaşmaz. Haklar iyiniyetle kullanılmadıkça da sonuç doğurmaz. Okumaya devam et

Anlaşmalı Boşanma Davasında Nafaka İstenmemişse

T.C. YARGITAY

  • 3.Hukuk Dairesi
  • Esas:  2011/9705
  • Karar: 2011/16085
  • Karar Tarihi: 20.10.2011

NAFAKA DAVASI – İŞTİRAK NAFAKASI – ANLAŞMALI BOŞANMAYLA İŞTİRAK NAFAKASI İSTENİLMEMİŞ OLSA BİLE SONRADAN BU İSTEMİN GÜNDEME GETİRİLEBİLECEĞİ – TARAFLARIN SOSYAL VE EKONOMİK DURUMLARIYLA KÜÇÜĞÜN İHTİYAÇLARINA GÖRE UYGUN BİR NAFAKAYA HÜKMEDİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Boşanma veya ayrılık vukuunda velayet kendisine verilmeyen eş, küçük çocuğun bakım ve eğitim giderlerine <gücü> oranında katılmak zorundadır. Bu husus kamu düzenine dair olup, tarafların iradesine tabi kılınmamıştır. Dolayısıyla anlaşmalı boşanmayla iştirak nafakası istenilmemiş olsa bile sonradan bu istem gündeme getirilebilir.

(4721 S. K. m. 2, 182, 329, 331) Okumaya devam et

Anlaşmalı Boşanma Davasında Malların Durumu

  • T.C. YARGITAY
  • 8.Hukuk Dairesi
  • Esas:  2011/3104
  • Karar: 2011/5254
  • Karar Tarihi: 20.10.2011

KATKI PAYI DAVASI – MAL AYRILIĞI REJİMİNİN GEÇERLİ OLDUĞU DÖNEMDE EDİNİLEN TAŞINMAZLAR BAKIMINDAN ON YILLIK ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN UYGULANMASI GEREĞİ – KATKI MİKTARININ DAVACIYA SAĞLAYACAĞI ARTIŞ GÖZETİLEREK DAVACININ KATKI PAYI ALACAĞININ BULUNMASI

ÖZET: Boşanma davasının açıldığı ve mal rejiminin sona erdiği 20.2.2003 tarihindeki gerçek değerinin uzman bilirkişilerce tespit edilmesi, davacıya ait katkı oranının taşınmazın gerçek değerinin tespit edildiği tarihteki değeriyle çarpılması sonucu davacının katkı alacağının hesaplanması ve hüküm altına alınması, sağlıklı bir sonuca ulaşmak için dosyanın uzman bilirkişilere verilerek açıklanan konularda gerekli ve hükme esas olacak raporun alınması ve ondan sonra davacının her iki taşınmaza yaptığı katkı miktarları hakkında hüküm kurulması düşünülmelidir. Okumaya devam et

Anlaşmalı Boşanma Davasında Tarafların Dinlenmesi

  • T.C. YARGITAY
  • 2.Hukuk Dairesi
  • Esas:  2010/18621
  • Karar: 2011/19302
  • Karar Tarihi: 22.11.2011

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI – EVLİLİK BİRLİĞİNİN TEMELİNDEN SARSILMIŞ OLUP OLMADIĞININ TAKDİRİ ZORUNLULUĞU – DAVACI VE DAVALI ASİLLER DİNLENİLMEKSİZİN TARAF VEKİLLERİNİN BEYANLARI İLE BOŞANMA HÜKMÜ KURULMUŞ OLMASI – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: Taraflar hazır bulunup, bizzat anlaştıklarını açıklamaz veya hakim tarafların anlaşmalarını uygun bulmaz ise, taraflardan delilleri sorulup, toplanması sonucunda evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olup olmadığının takdiri gerekirken, davacı ve davalı asiller dinlenilmeksizin taraf vekillerinin beyanları ile boşanma hükmü kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Okumaya devam et

  • “İşverenler ve İşletmeler İçin İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Danışmanlık Hizmetleri Rehberi”miz ilknursezgintemel@gmail.com adresinden talepte bulunan İşletmelere internet ortamında gönderilmektedir.
DİKKAT:
Randevu neticesinde avukatlarla yapılan görüşmeler danışmanlık ücretine tabidir.
İletişim bilgileri için tıklayınız
Danışmanlık hizmeti ve ücreti için tıklayınız