6- İCRA – BORÇLAR HUKUKU

Yapı Kooperatifi – sözleşmede cezai şart

  • T.C. YARGITAY
  • 15.Hukuk Dairesi
  • Esas: 2008/2004
  • Karar: 2008/4109
  • Karar Tarihi: 19.06.2008

ALACAK DAVASI – SÖZLEŞMEDE KARARLAŞTIRILAN CEZANIN İFAYA EKLİ CEZA NİTELİĞİNDE OLDUĞU – DAVACI İŞ SAHİBİ TARAFINDAN GERİYE DÖNÜK OLARAK FESHEDİLDİĞİ – CEZANIN İŞ BEDELİNDEN MAHSUBU SURETİYLE SONUCA GİDİLMESİNİN İSABETSİZ OLUŞU

ÖZET: Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ek sözleşme gereği yükleniciden üç dairenin cezai şart olarak kesilmesi gerektiği belirtilerek maliyet bedeli 159.600.000.000 TL. de cezai şart olarak yüklenici alacağından düşülmüştür. Taraflar arasında düzenlenen ek sözleşmenin 1. maddesinde yüklenicinin bu sözleşmelerden doğan gecikme cezalarına karşılık SS Kad. Konut Yapı Kooperatifi namına kendisine ait olan D blok 4. kat 13, 3. kat 10 ve 6. kat 21 nolu bağımsız bölümleri kayıtsız şartsız vereceği yazılıdır. Sözleşmede kararlaştırılan ceza ifaya ekli ceza niteliğinde olup, sözleşme davacı iş sahibi tarafından geriye dönük olarak feshedildiğinden ifaya ekli müsbet zarar kapsamında olan cezanın da iş bedelinden mahsubu suretiyle sonuca gidilmesi isabetsizdir.

(818 S. K. m. 101, 355) Okumaya devam et

Maketten konut alanların mağduriyetinin giderilmesi için yasal düzenleme önerileri

Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca bir yasa hazırlanmakta. Maketten ev alımlarında vatandaşın mağduriyetini önlemeye yönelik bir yasa.

Yasa çıkıncaya dek mağdur edilmiş olanlar için “geçmiş olsun” yahut “bir bardak soğuk su iç” demek durumunda kalmamak için yasayla mevcut mağduriyetlerin de giderilmesi gerekmekte.

Yasayla müteahhitlere teslim etmedikleri konutlar sebebiyle bir takım para cezaları, yahut tazminat niteliğinde mükellefiyetler getirilmekte.

Bu durumu mağdurlar açısından oldukça sakıncalı görüyorum. Şöyle ki;

Genel olarak adi nitelikte (noterden onaylanmaksızın) yapılan Gayrımenkul Satış Sözleşmeleriyle peşin yahut senet imzalamak suretiyle vadeli olarak daire satın alan kişilerin mağduriyet noktası, müteahhidin kendilerinden topladığı paralarla (sermaye ile) inşaatı yürütememesi neticesinde inşaatların yarım kalmasından kaynaklıdır.

Haberlerde de şahit olduğumuz üzere en sağlam olduğunu düşündüğümüz, güven telkin eden İnşaat Şirketleri dahi iflaslarını istemiş, istemeyenlerden büyük bir kısmı ticareti terk etmiş, kaçmış, batmış durumdalar.

Söz konusu yüklenicilerin yarım bıraktıkları inşaatlar sebebiyle devlete yüklü cezalar / tazminatlar ödeyecek olmaları, aynı müteahhide paralarını kaptırmış olan vatandaşların alacaklarını tahsil etme noktasında ikinci kez mağdur edilmesi anlamına gelecektir.

Ödeme gücü olmadığından inşaatı tamamlamaktan acz içine düşmüş yükleniciye karşı devletin keseceği cezalar Amme Alacağı niteliğinde olacağından mağdurların alacaklarından daha öncelikli bir sıraya yerleşebilecektir ve esasında mağdurlar bu cezalar sebebiyle iyice batık hale gelmiş müteahhitten alacaklarını tahsil edemeyeceklerdir.

Önerilerim;

1- Müteahhitlere getirilecek cezaların / tazminatların mağdurlar lehine kullanılması konusunda da yasal düzenleme yapılması yönündedir. Bir yandan yüklenicilerden yasa gereği toplanacak paranın bütçeye irat kaydedilmeksizin bir havuza aktarılması, öte yandan ise ödemelerini, inşaatın durumunu, mağduriyetini belgelendirenlere havuzdaki paranın -hiç değilse garameten- paylaştırılması sosyal devlet olmanın da gereği olarak yapılmalıdır.

Yoksa zaten 5 lirası olan bir yükleniciden o 5 lirayı devletin ceza olarak alması, 5 lira alacağı olan mağdurun alacağına kavuşmasını engelleyici, dava yahut icra yoluyla dahi parasını tahsil edememe noktasında 2. bir mağduriyeti yaşatıcı nitelikte olacaktır.

2- Yüklenici ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmış olan arsa sahibi yüklenicinin edimlerini yerine getirememesi halinde / sözleşmeye aykırılık durumunda sözleşmenin geriye yahut ileriye dönük olarak feshini isteyebilmektedir. Bu durumda müteahhitten daire satın almış olan kişiler arsa sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmeye taraf olmadıklarından davada asli müdahil olamamakta, yükleniciye karşı ayrı bir dava açmak durumunda kalmaktadırlar.

Borçlar Kanunu ve Tüketiciyi Koruma Kanunu’nda getirilecek yeni düzenlemelerle, -gerek Noterde gerekse dava yoluyla- arsa sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmenin geçmişe dönük olarak feshi halinde yüklenicinin arsa üzerine yaptığı imalat bedelinin kendisinden harici sözleşme ile daire satın alan kişilere -başka bir davaya gerek kalmaksızın- yükleniciye yaptıkları ödemeler nispetinde temliki gerektiği yönlü bir düzenleme getirmenin usul ekonomisi açısından da, yüklenicinin muvazaalı temlikler yapmasının önüne geçmesi açısından da faydalı ve gerekli olduğu kanısındayım. Böyle bir yasal düzenleme ile sözleşme fesholup arsa sahipleri yeni bir yüklenici ile inşaat tamamlama yahut kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıkları taktirde ilk yüklenicinin hak ve alacaklarını temlik almış 3. kişiler de (daire satın alan kişiler) yeni sözleşme uyarınca hak sahibi olabilecekler ve mağduriyetleri büyük ölçüde giderilmiş olacaktır.

Saygılarımla

Yapı Kooperatifi – Arsa Karşılığı İnşaat Sözleşmesi

  • T.C. YARGITAY
  • 23.Hukuk Dairesi
  • Esas: 2012/2568
  • Karar: 2012/4925
  • Karar Tarihi: 13.07.2012

ALACAK DAVASI – KOOPERATİFE OLAN BORÇLARIN KAPATILMASI AMACIYLA BANKADAN KREDİ TEMİNİ KARŞILIĞI TAŞINMAZLARIN DEVREDİLDİĞİ İDDİASININ SPATLANAMADIĞI – DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLMESİ GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: Dava, kooperatifle arsa sahipleri arasında yapılan arsa karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca kooperatife verilmesi kararlaştırılan taşınmazları, kooperatifin genel uygulamasına göre, doğrudan arsa sahiplerinden devralan kooperatif üyesinden, taşınmazların bedelinden ödemiş olduğu aidatlar mahsup edildikten sonra, bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlıkla doğrudan bağlantısı bulunmayan, kooperatife olan borçların kapatılması amacıyla bankadan kredi temini karşılığı bu taşınmazların devredildiği iddiasının ispatlanamadığından bahisle, icap etmediği halde yemin teklif edilip sonuca gidilmesi ve davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Okumaya devam et

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde Tapu İptali

  • T.C. YARGITAY
  • 15.Hukuk Dairesi
  • Esas: 2012/2766
  • Karar: 2012/4181
  • Karar Tarihi: 04.06.2012

TAPU İPTALİ VE TESCİL İSTEMİ – DÜKKANIN BİTMİŞ HALDEKİ SERBEST PİYASA FİYATLARINA GÖRE BEDELİNİN BELİRLENMESİNE İLİŞKİN YERİNDE UZMAN BİLİRKİŞİ KURULU ARACILIĞIYLA KEŞİF YAPILIP RAPOR ALINMASI – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil ve gecikme tazminatı istemleriyle açılmış; mahkemece yapılacak iş; yanlar arasındaki sözleşme hükümlerine göre, yüklenici kooperatifin teslimde temerrüdünün gerçekleştiği tarihin belirlenmesi ve bu tarih itibariyle sözleşmede kararlaştırılan dükkanın bitmiş haldeki serbest piyasa fiyatlarına göre bedelinin belirlenmesine ilişkin yerinde uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla keşif yapılıp rapor alınmasından ve taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek uyuşmazlığın sonuçlandırılmasından ibaret olmalıdır. Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden, eksik araştırma ve soruşturma sonucu yetersiz bilirkişi raporunu hükme dayanak almak suretiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir. Okumaya devam et

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri

  • T.C. YARGITAY
  • 15.Hukuk Dairesi
  • Esas: 2012/2737
  • Karar: 2012/4540
  • Karar Tarihi: 18.06.2012

MÜDAHALENİN ÖNLENMESİ DAVASI – ECRİMİSİL VE TAZMİNAT İSTEMİ – KAT KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİNİN FESHİ KONUSUNDA İRADELERİN UYUŞMADIĞI – YÜKLENİCİ ŞİRKETİN VE ONDAN SATIN ALANLARIN ELİNDE BULUNDURMA HAKLARININ DEVAM ETTİĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI

ÖZET: Somut olayda, davacı arsa sahibi tarafından sözleşmenin feshi konusunda bir dava açılmamıştır. Davacı arsa sahibi ile davalı yüklenici şirketin kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi konusunda iradeleri uyuşmamıştır. Bu durumda … tarihli sözleşme halen geçerliliğini korumaktadır. Davalı yüklenici şirket dışındaki davalılar taşınmazı kullanan kişilerdir. Bu kişiler yüklenici şirketten satın alan kişilerdir. Davacı arsa sahibi ile davalı yüklenici şirket arasındaki sözleşme feshedilmediği sürece yapılan inşaatı davalı yüklenici şirketin ve dolayısıyla yükleniciden satın alanların elinde bulundurma hakları mevcuttur. Mahkemece davacı arsa sahibi ile davalı yüklenici şirket arasındaki sözleşmenin feshedilmediği, halen geçerli olduğu, bu nedenle yüklenici şirketin ve ondan satın alanların elinde bulundurma haklarının devam ettiği dikkate alınmaksızın, müdahalenin önlenmesi konusunda karar oluşturulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. Okumaya devam et

Sözleşmenin feshinde menfi zarar talebi

  • T.C. YARGITAY
  • 15.Hukuk Dairesi
  • Esas: 2011/6544
  • Karar: 2012/3435
  • Karar Tarihi: 16.05.2012

ESER SÖZLEŞMESİNDEN DOĞAN DAVA – KAT KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİ – İNŞAATIN DAVA TARİHİNDEKİ FİYATLARLA TAMAMLANMA BEDELİ OLUP MÜSPET ZARAR KAPSAMINDA KALDIĞI – SÖZLEŞME HÜKMÜNÜN YANLIŞ YORUMLANARAK MÜSPET ZARARA HÜKMEDİLMESİNİN İSABETSİZLİĞİ

ÖZET: Mahkemece, taleple bağlı kalınarak, …..-TL cezai şartın davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Sözleşmenin feshi halinde davacı arsa sahibi ancak menfi zararlarını talep edebilir, müspet zararları isteyemez. Sözleşmede fesih nedeniyle uğranılan zararlara karşılık dönme cezası kararlaştırılmışsa kararlaştırılan cezayı talep edebilir, cezayı aşan zararları isteyemez. Hükme dayanak yapılan sözleşmenin 14. maddesi dönme cezası mahiyetinde değildir. Bilirkişilerce hesaplanan tazminat, inşaatın dava tarihindeki fiyatlarla tamamlanma bedeli olup müspet zarar kapsamında kaldığından ve feshi halinde istenebileceğine dair sözleşmede açık düzenleme bulunmadığından bu istemin reddi gerekir. Mahkemece sözleşme hükmünün yanlış yorumlanarak fesih halinde istenemeyecek olan müspet zarara hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Okumaya devam et

İflas – sıra cetveline itiraz – imtiyazlı alacak

  • T.C.
  • YARGITAY
  • 19. HUKUK DAİRESİ
  • E. 2005/7628
  • K. 2005/11942
  • T. 1.12.2005

• SIRA CETVELİNE İTİRAZ ( Vergi Alacaklarına Tanınan İmtiyaz 4949 Sayılı Kanun İle Kaldırılmış Olduğundan Vergi Alacaklarının 4. Sırada İşlem Görmesi Gereği )
• VERGİ ALACAĞINA TANINAN İMTİYAZ ( 4949 Sayılı Kanun İle Kaldırılmış Olduğundan Vergi Alacaklarının 4. Sırada İşlem Görmesi Gereği – Sıra Cetveline İtiraz )
2004/m. 206, 207, 6183/m. 1
ÖZET : Davacı Hazine vekili, alacaklarının sıra cetvelinde 4. sıraya alındığını, oysa vergi alacaklarının imtiyazlı olduğunu, üçüncü sıraya alınması gerektiğini iddia ederek sıra cetveline itiraz etmiştir. Vergi alacaklarına tanınan imtiyaz 4949 Sayılı Kanun ile kaldırılmıştır. Bu durumda vergi alacaklarının 4. sırada işlem görmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Okumaya devam et

  • “İşverenler ve İşletmeler İçin İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Danışmanlık Hizmetleri Rehberi”miz ilknursezgintemel@gmail.com adresinden talepte bulunan İşletmelere internet ortamında gönderilmektedir.
DİKKAT:
Randevu neticesinde avukatlarla yapılan görüşmeler danışmanlık ücretine tabidir.
İletişim bilgileri için tıklayınız
Danışmanlık hizmeti ve ücreti için tıklayınız