Hukuk Usulü – Yargıtay Kararları

1 3 4 5

Boşanma davasından feragat-yeni davada önceki hadiselere dayanılamama

  • T.C. YARGITAY
  • 2. HUKUK DAİRESİ
  • E. 2003/13053
  • K. 2003/14056
  • T. 22.10.2003

• BOŞANMA ( Önceki Açılan Davadan Feragat Edildiğine Göre Bu Tarihten Önceki Hadiselere Dayanılarak Boşanmaya Karar Verilemeyeceği )

• FERAGAT ( Önceki Açılan Boşanma Davasından – Bu Tarihten Önceki Hadiselere Dayanılarak Boşanmaya Karar Verilemeyeceği )

• AİLE MAHKEMELERİ ( Türk Medeni Kanunu’nun m. 118-494 Kaynaklanan Bütün Davalara Bakılacağını ve Sonuçlanmamış Davaların Bu Mahkemelere Devredileceği )

1086/m.91

4787/m.4/1,Geç.1

ÖZET : Feragat haktan vazgeçmeyi içerir. İradenin açıklandığı anda kesin bir hükmün sonuçlarını kendiliğinden meydana getirir. Önceki açılan davadan 18.09.2000 tarihinde feragat edildiğine göre bu tarihten önceki hadiselere dayanılarak boşanmaya karar verilemez. Aradan geçen iki günlük süre içinde de boşanmayı gerektiren maddi bir hadisenin varlığı kanıtlanamadığına göre davanın bu nedenle reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozma nedenidir. Okumaya devam et

Boşanma Davasında Cevap Süresi

  • T.C.
  • YARGITAY
  • 2. HUKUK DAİRESİ
  • E. 1986/2029
  • K. 1986/4155
  • T. 21.4.1986

• BOŞANMA DAVASINDA CEVAP SÜRESİ
743/m.150

ÖZET : Dava dilekçesinde cevap süresi yazılı değilse Kanunda öngörülen on günlük cevap müddeti tanınmış sayılır.

Dava dilekçesinde belirtilmese dahi cevap için kanunda yazılı 10 günlük süreye uyulması zorunludur. Ancak davaya 10 gün içinde cevap verilmemesi, delil ibraz etmek hakkını ortadan kaldırmaz. Şu durumda davalıyı delillerini göstermek üzere imkan tanınmadan, cevap için kanuni süreyi geçirdiğinden söz edilerek savunma hakkının kısıtlanması Usul ve Kanun’a aykırıdır.

Boşanmadan Sonraki Manevi Tazminatın Kesinleşmeden İcrası

  • YARGITAY
  • HUKUK GENEL KURULU
  • ESAS: 2001/12-206
  • KARAR: 2001/217
  • TARİH: 28.2.2001

• BOŞANMA KARARI KESİNLEŞTİKTEN SONRA HÜKMEDİLEN MANEVİ TAZMİNAT ( Karar Kesinleşmeden İcraya Konabileceği )
• MANEVİ TAZMİNATA İLİŞKİN KARARIN KESİNLEŞMEDEN İCRAYA KONABİLMESİ ( Boşanma Kararı Kesinleştikten Sonra Hükmedilen )
• TAKİBİN İPTALİ TALEBİ ( Boşanmayla Birlikte Hükmedilen Manevi Tazminatın Kesinleşmeden İcraya Konamayacağı Gerekçesiyle )
• ŞİKAYET ( Boşanma Nedeniyle Hükmedilen Manevi Tazminata İlişkin Kararın Kesinleşmeden İcraya Konduğu Gerekçesiyle Takibin İptali Talebi )
2004/m.16

ÖZET : Davacı, manevi tazminata ilişkin kararın kesinleşmeden icraya konulamayacağı iddiasıyla takibin iptalini talep etmiştir. Kural olarak, boşanma ilamı ile birlikte hükmedilen manevi tazminatın boşanma kararının eklentisi olması nedeniyle boşanma ilamı kesinleşmeden icraya konulması mümkün değildir. Somut olayda, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu durumda manevi tazminata ilişkin kararın icraya konabilmesi için kesinleşmesine gerek yoktur.

İşe iade-kesinleşmeden icraya koyma

  • T.C. YARGITAY
  • 12.Hukuk Dairesi
  • Esas: 2007/1628
  • Karar: 2007/4593
  • Karar Tarihi: 13.03.2007

ÖZET: Borçlu, borca itiraz niteliğindeki başvurusunu icra dairesi yerine icra mahkemesine yapmıştır. Bu durumda adı geçenin yanlış yere başvurmasının sonuç doğurmayacağı gözetilerek mahkemece isteminin bu gerekçe ile reddi gerekir. Verilen işe iadeye ilişkin ilamların kesinleşmeden icraya konulamayacağına ilişkin özel bir hüküm bulunmadığı halde Mahkemece ilamın kesinleşmeden icraya konulamayacağı gerekçesi ile takibin iptaline karar verilmesi de doğru değildir.

(2004 S. K. m. 62) (4857 S. K. m. 21)

Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

Okumaya devam et

Islah, ikinci bir dava açma niteliğinde olmamalı

  • T.C.
  • YARGITAY
  • 21. HUKUK DAİRESİ
  • E. 2006/8550
  • K. 2006/7387
  • T. 4.7.2006

1086/m. 83

ÖZET : Mahkemece, manevi tazminata ilişkin açılmış bir dava olmadığı halde, ıslah dilekçesi ile manevi tazminat istemi dikkate alınarak, manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmesi yanlıştır. Islah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya istem sonucunun değiştirebilmesi imkanını sağlamaktadır. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir davanın açılması olanağı bulunmamaktadır.

Okumaya devam et

Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmaması-Islah

  • YARGITAY
  • HUKUK GENEL KURULU
  • Esas: 2004/4-200,
  • Karar: 2004/227,
  • Tarih: 14.04.2004

MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT – FAZLAYA İLİŞKİN HAKLARIN SAKLI TUTULMASI – ISLAH – DAVADAN ZIMNEN FERAGAT – KISMİ DAVA

Fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmamış (kısmi dava açmamış) olan davacı fazlaya ilişkin haklarından zımnen feragat etmiş demektir ve ıslahla bu feragat veya başka bir görüşe göre kesin hüküm sonucunu ortadan kaldırabilmek mümkün değildir. Zararın varlığının değil, tutarının, tazminine kadar ki devrede, ekonomik göstergelere bağlı olarak değişebileceği gerçeği karşısında usul hukuku davacıya kısmi dava açma olanağı tanımıştır. Dava; hukuki ilişki konusunda alacak tutarını içeren sözler yönünden bir irade aktarımıdır. Hakkın tutarı yönünden ihtirazi kayıt olmaksızın bu iradenin, ulaşmakla yenilik doğuran bir durum meydana getireceği dikkate alındığında, bu yeni durum aynı zamanda fazlaya ilişkin hakkın düşmesi sonucunu da doğurur.

(1086 s. HUMK. m. 83, 87, 91) (818 s. BK. m. 46) Okumaya devam et

Yoklukta yapılan işlemler-ıslahtan sonra delil bildirme

  • T.C. YARGITAY
  • Hukuk Genel Kurulu
  • Esas: 2002/9-616
  • Karar: 2002/646
  • Karar Tarihi: 25.09.2002 

ÖZET: Davalı başlangıçta duruşmaya katılmamış ve cevap vermemiş olmakla, davayı inkar etmiş kabul edilecektir. Buradan hareketle duruşmaya hangi aşamada katılmışsa (ıslah dilekçesinden sonraki aşamada dahi), dava dilekçesindeki olayları inkar etmiş sayıldığından bu kapsam içerisinde kalmak ve savunmanın genişletilmesi yasağı içinde kalmak koşuluyla delillerini bildirebilir ve bu amaca yönelik tanıklarının dinlenmesini isteyebilir.

(1475 S. K. m. 7, 14, 17) (1086 S. K. m. 87, 213, 473) (5521 S. K. m. 7) (7201 S. K. m. 13)

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle HUMK 2494 sayılı Yasa ile değişik 438/II. Fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip … gereği görüşüldü:

Dava, iş akdi feshedilen işçi tarafından açılan alacak davasından ibarettir.

Okumaya devam et

1 3 4 5
  • “İşverenler ve İşletmeler İçin İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Danışmanlık Hizmetleri Rehberi”miz ilknursezgintemel@gmail.com adresinden talepte bulunan İşletmelere internet ortamında gönderilmektedir.
DİKKAT:
Randevu neticesinde avukatlarla yapılan görüşmeler danışmanlık ücretine tabidir.
İletişim bilgileri için tıklayınız
Danışmanlık hizmeti ve ücreti için tıklayınız