Hukuk Usulü – Yargıtay Kararları

Terditli dava – İş Kazası – Asıl işveren ile Alt İşveren ilişkisi – Rücuan Tazminat

  • T.C. YARGITAY
  • 10.Hukuk Dairesi
  • Esas:  2008/20149
  • Karar: 2010/5178
  • Karar Tarihi: 12.04.2010

RÜCUAN TAZMİNAT DAVASI – İŞKAZASI SONUCU SÜREKLİ İŞGÖREMEZLİK DURUMUNA GİREN SİGORTALI – ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNİN VARLIĞI – DAVALILAR ARASINDA BİR HUKUKİ İLİŞKİNİN BULUNUP BULUNMADIĞININ BELİRLENMESİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: İşin belirli bir bölümünde değil de tamamının bir bütün halinde ya da bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatına haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenlerde asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir. Aracı sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise, asıl işverenden istenilen işin, asıl iş ya da işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır. Somut olayda davalılar arasında bir hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığı ibraz edilecek deliller ile birlikte yapılacak incelemeyle 506 sayılı Yasanın 87. maddesi koşulları yönünden bir sonuca varılması gereğinin gözetilmemiş olması bozmayı gerektirir. Okumaya devam et

İlamlı İcra Her İcra Dairesinde Yapılabilir

  • T.C. YARGITAY
  • Hukuk Genel Kurulu
  • Esas:  2011/12-725
  • Karar: 2012/14
  • Karar Tarihi: 18.01.2012

YETKİ İTİRAZI – ALACAKLININ İLAMLI İCRA TAKİBİNE GEÇMESİ – İCRA EMRİNE KARŞI İTİRAZ HAKKINDA İLAMLARIN İCRASINA İLİŞKİN HÜKÜMLERİN UYGULANMASI GEREĞİ – İLAM NİTELİĞİNDEKİ BELGE İÇİN HER İCRA DAİRESİNDE TAKİP YAPILABİLECEĞİ – YETKİ İTİRAZININ REDDİ GEREĞİ

ÖZET: Alacaklı ilamlı icra takibine geçmiş ve icra müdürlüğünce icra emri düzenlenmiştir. İcra emrine karşı itiraz hakkında ilamların icrasına ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğinden ilam niteliğindeki bu belge için her icra dairesinde takip yapılabilir. Mahkemece, borçlunun yetki itirazının reddi ile diğer itiraz ve şikayetleri incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.

(2004 S. K. m. 33, 34, 149, 150) (6100 S. K. Geç. m. 3) Okumaya devam et

İşçi Alacakları – Kısmi Dava – Hesap Raporu Alınması Gereği – Talep Konusunun Tartışmalı Olması

  • T.C. YARGITAY
  • 9.Hukuk Dairesi
  • Esas:  2012/1757
  • Karar: 2012/5742
  • Karar Tarihi: 27.02.2012

ÖZET: Mahkemece dava konusu alacağın belli olduğu, kısmi dava açılmasında davacının hukuki yararının olmadığı kabul edilmiştir. Dava şartı olan hukuki yarar şartı tamamlanması gereken şartlardandır. Davacı vekiline davasını tam dava olarak devam etmesi ve dava şartı olan hukuki yarar şartında eksikliği gidermesi için bir haftalık kesin süre verilmesi gerekirken, Mahkemece kesin süre verilmeden davanın usulden reddi isabetsiz olmuştur.

(4857 S. K. m. 8, 25, 67) (6100 S. K. m. 107, 109, 114, 115, 119) Okumaya devam et

HMK’ya göre Zamanaşımı İtirazı Islah Yoluyla İleri Sürülebilir

  • T.C YARGITAY
  • 4. Hukuk Dairesi
  • ESAS NO       : 2011/10614
  • KARAR NO  : 2011/11538

KONU            : Zamanaşımının Islah Yoluyla İleri Sürülebilmesi (6100 s. HMK madde 176)

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan desteğin ölümü nedeniyle tazminat  davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 31/03/2011 gün ve 2011/3811-2011/3488 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan desteğin ölümü nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine karar dairece bozulmuştur. Bu defa davalının karar düzeltme isteği üzerine dosya yeniden incelenmiştir. Okumaya devam et

İş Sözleşmesinin Feshinde İbra Sözleşmesinin Niteliği – İçeriği Nasıl Olmalı? – İLKE KARARI-

  • T.C. YARGITAY
  • 9. Hukuk Dairesi
  • ESAS NO     : 2009/34568
  • KARAR NO    : 2012/207

E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Taraflar arasında düzenlenen ibranamenin geçerliliği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

İbra sözleşmesi, İsviçre Borçlar Kanununun 115 inci maddesinde düzenlendiği halde, halen yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanununda bu yönde bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Türk Hukukunda ibra sözleşmesi 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan 6098 sayılı Borçlar Kanununda düzenlenmiş olup, kabul edilen Yasanın 132 inci maddesi “Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir” hükmünü getirmiştir. Okumaya devam et

Fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuşsa Islah’tan sonra da kısmi dava açılabilir

  • T.C.
  • YARGITAY
  • HUKUK GENEL KURULU
  • E. 2004/7-754
  • K. 2005/36
  • T. 9.2.2005 

ÖZET : Dava, işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, ıslah ( değer artma ) dilekçesi erken verilmişse, sonradan ortaya çıkan değişiklikler ( örneğin bilirkişi hesap raporunun yeniden düzenlenmesi ) karşısında ne yapılacağı noktasında toplanmaktadır. Islah dilekçesi, her davada bir kez verilir, ikinci kez ıslah yoluna başvurulamaz. Kısmi davada saklı tutulan alacak bölümü için gerek kısmi dava karara bağlanmadan önce, gerekse daha sonra ayrı bir dava açılması usulen olanaklıdır. Uygulamada bu ayrı davaya ek dava denilmektedir. Yine kısmi davadan sonra açılan ek davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması ve davacının hukuki yararının bulunması koşullarının birlikte varlığı halinde, birden fazla ek dava açılması mümkündür. O halde, somut olayda, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutan davacının ıslah talebinden sonra, ek davalar yoluyla fark alacağını isteyebileceği sonucuna varılmaktadır.

Okumaya devam et

İş Kazası-Re’sen araştırma ilkesi-Masrafların Hazineden karşılanması gerektiği

  • T.C.
  • YARGITAY
  • 21. HUKUK DAİRESİ
  • E. 2005/5047
  • K. 2005/6878
  • T. 28.6.2005

• İŞ KAZASI SONUCU MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT ( Mahkemenin Re’sen Araştırmakla Yükümlü Olduğu Konularda Verilen Kesin Sürenin Bağlayıcı Olmadığı )

• RE’SEN ARAŞTIRMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ ( Bulunan Hallerde Verilen Kesin Sürenin Bağlayıcı Olmadığı – İş Kazası Sonucu Oluşan Maluliyet )

• HESAP VE KUSUR İNCELEMESİ ( İş Ve Sosyal Güvenlik Hukuku İle İlgili Düzenlemeler Kamu Düzeni İle İlgili Olduğundan Hakim Re ‘Sen Araştırma Yapmakla Yükümlü Olduğu )

• KUSUR BİLİRKİŞİSİ ÜCRETİ ( İlerde Haksız Çıkacak Taraftan Alınmak Üzere Hazine’den Karşılanması Gereği – İş Kazası Sonucu Oluşan Maluliyet )

1086/m. 163,415
506/m. 11, 12

ÖZET : Dava, iş kazası sonucu oluşan maluliyet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku ile ilgili düzenlemeler, kamu düzeni ile ilgilidir. Bu bakımdan hesap ve kusur raporları alınmalı ve sair hususlar incelenmelidir. Bu nevi davalarda hakim re ‘sen araştırma yapmakla yükümlüdür. Re’sen araştırma yükümlülüğü bulunan hallerde verilen kesin süre bağlayıcı değildir. HUMK’nun 415. maddesi uyarınca ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere kusur bilirkişisi ücretinin Hazine’den karşılanması gerekirken bilirkişi ücretinin yatırılmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Okumaya devam et

  • “İşverenler ve İşletmeler İçin İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Danışmanlık Hizmetleri Rehberi”miz ilknursezgintemel@gmail.com adresinden talepte bulunan İşletmelere internet ortamında gönderilmektedir.
DİKKAT:
Randevu neticesinde avukatlarla yapılan görüşmeler danışmanlık ücretine tabidir.
İletişim bilgileri için tıklayınız
Danışmanlık hizmeti ve ücreti için tıklayınız