Aslolan tanıkların doğruyu söylemiş olmalarıdır-akrabaların şahitliği

  • T.C.
  • YARGITAY
  • 2. HUKUK DAİRESİ
  • E. 1990/8485
  • K. 1990/13518
  • T. 21.12.1990

• BOŞANMA DAVASI ( Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle )

• ŞİDDETLİ GEÇİMSİZLİK NEDENİYLE BOŞANMA ( Aksine Ciddi ve İnandırıcı Delil Olmaması Nedeniyle Asıl Olanın Tanıkların Doğruyu Söylemiş Olmaları )

• TANIK ANLATIMI ( Aksine Ciddi ve İnandırıcı Delil Olmaması Nedeniyle Asıl Olanın Tanıkların Doğruyu Söylediklerinin Kabulü )

1086/m.
743/m.

ÖZET : Aksine ciddi ve inandırıcı kanıt bulunmadıkça asıl olan, tanıkların doğruyu söylemiş olmalarıdır. Dosyada tanıkların anlatımlarının inandırıcılığını olumsuz yönde etkileyecek delil ve olguya rastlanılmamıştır. Tanıkların akraba olması veya bir iş bağıyla taraflara veya yakınlarına bağımlılıkları da tek başına tanıklıklarının inandırıcılığını etkilemez. .

DAVA : Semih N. ile Kevser N. arasındaki boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda davanın reddine dair verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Davacı tanıklarının anlatımları inandırıcı görülmediğinden bahisle dava red edilmiştir. Aksine ciddi ve inandırıcı kanıt bulunmadıkça asıl olan, tanıkların doğruyu söylemiş olmalarıdır. ( HUMK. 254-273 ). Dosyada tanıkların anlatımlarının inandırıcılığını olumsuz yönde etkileyecek delil ve olguya rastlanılmamıştır. Tanıkların akraba olması veya bir iş bağıyla taraflara veya yakınlarına bağımlılıkları da tek başına tanıklıklarının inandırıcılığını etkilemez.
Dinlenen ve birbirini doğrulayan tanık anlatımlarından davalının, evli bir kadına yakışmayan ve kocanın güven duygularını sarsacak nitelikteki tutum ve davranışları içinde bulunduğu gerçekleşmiştir.
Dava dilekçesinde geçimsizliğe yol açan olayların, genel olarak belirtilmesi yeterli olup olayların ayrıntılı olarak açıklanması zorunluluğu bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olayların yargılama sırasında açıklanması, iddianın genişletilmesi olarak düşünülemez. ( HGK. 20/03/1987/2 – 133/221; HGK. 08/05/1985/2 – 459/424 sayılı kararları ).
Belirtilen nedenlerle geçimsizliğe dayalı davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle davanın red edilmesi doğru bulunmamıştır.

SONUÇ : Temyize konu hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21/12/1990 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

  • “İşverenler ve İşletmeler İçin İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Danışmanlık Hizmetleri Rehberi”miz ilknursezgintemel@gmail.com adresinden talepte bulunan İşletmelere internet ortamında gönderilmektedir.
DİKKAT:
Randevu neticesinde avukatlarla yapılan görüşmeler danışmanlık ücretine tabidir.
İletişim bilgileri için tıklayınız
Danışmanlık hizmeti ve ücreti için tıklayınız