3308 Sayılı Yasa – Staj Ücreti Alacakları

MESLEK LİSESİ ÖĞRENCİLERİNİN STAJ ÜCRETİ ALACAKLARINA İLİŞKİN İNCELEME 

İLKNUR SEZGİN TEMEL

Ankara Barosu

 

 

 

                     GİRİŞ     : 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu çırak, kalfa ve ustaların eğitimleri ile okullarda, yükseköğretim kurumlarında ve işletmelerde yapılacak mesleki eğitimlerine (stajlarına) ilişkin esasları düzenlemiştir. Bu yazıda sadece Meslek Lisesi öğrencilerinin işletmelerde yapmış oldukları zorunlu stajlardan dolayı ücret alacakları inceleme konusu yapılacaktır.

I- TANIMLAR:

          İnceleme yazımızda 3308 sayılı yasanın 3. Maddesinde tanımlanmış olan terimlerin bir kısmını tanıyacak olursak;

Öğrenci”; işletmelerde, mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında örgün eğitim görenleri,

“İşletmelerde Mesleki Eğitim”; mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarının öğrencilerinin beceri eğitimlerini işletmelerde, teorik eğitimlerini ise mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında veya işletme veya kurumlarca tesis edilen eğitim birimlerinde yaptıkları uygulamalı eğitimleri,

“Staj” tabiri öğrencilerin yaptığı pratik / uygulamalı eğitimleri,

“Personel”; kamu ve özel kurum, kuruluş ve işyerlerinde maaş ya da ücret karşılığında çalışan kadrolu veya sözleşmeli elemanlar ile işçileri,

İfade etmektedir.

II- ÖĞRENCİLERE ÖDENECEK ÜCRETLER:

3308 sayılı yasanın 25. Maddesindeki düzenleme ile Mesleki eğitim gören öğrencilere işletmeler tarafından ödenecek ücret ve bu ücretlerdeki artışların sözleşme ile tespit edileceği düzenlenmiş ve bu ücretler için alt limit konularak ikili bir ayrıma gidilmiştir.

Buna göre İşletmede yirmi ve üzerinde personel çalıştırılıyorsa asgari ücret net’inin %30’undan, yirmi personelden az kişi çalıştırılıyorsa asgari ücret net’inin %15’inden az olmamak üzere ücret ödenecektir.

Bu ücretler her türlü vergiden müstesna olup, net ücretin belirlenmesinde Asgari Geçim İndirimi hesaba katılmayacaktır.

Maddede geçen “personel sayısı” tabiri oldukça önemlidir. Zira öğrencilere ödenecek ücretleri belirleyen faktörlerin başında gelir.

          Yukarıda da bahsettiğimiz üzere 3308 Sayılı yasanın “Tanımlar” başlıklı 3. Maddesinin (k) bendinde Personel tanımı yapılmıştır. Bu tanımda “maaş” tabiri ile “ücret” tabiri ayrı ayrı kullanılmıştır. Maaş; devletin esas kadrosunda çalıştırdığı memurlara hizmetlerinin bedeli olarak her ay ödediği parayı ifade ederken Ücret ise daha çok işçilere ve özel kesimde çalışanlara yapılan ödemeleri ifade etmektedir. İşçi, İş Kanunu kapsamında hizmet akdiyle çalışanları ifade etmekteyken, sözleşmeli ve kadrolu personel ise Devlet kurumlarında çalışanların statülerine ilişkindir. Dolayısıyla kanun koyucu “Personel” tabirinin içine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunlarda düzenlenmiş olan maaş karşılığı kadrolu veya sözleşmeli çalışanlar ile 4857 Sayılı İş Kanununa göre ücret karşılığında işçi statüsünde çalışanların tamamını ifade etmektedir. Kanun koyucu salt hizmet akdiyle çalışanların değil, kamuda çalışanların da Personel olarak kabulünü düzenlemiştir.

           Hal böyle olunca , öğrenciye ödenmesi gereken asgari ücret net’inin %30  mu, %15 mi olacağının tespitinde kullanılacak olan personel sayısının tespitinde statüsü ne olursa olsun işletmede çalışan herkesin dikkate alınması gerekecektir.

Yargıtay 4. H.D.[1] 3308 sayılı yasanın 24. Maddesinin son cümlesine atıf yaparak işletmede eski 1475, yeni 4857 Sayılı İş Kanunu’na tabi çalışan işçilerin “personel” sayılacağını, ve sadece İş Kanununa tabi personelin sayısına göre öğrencinin alacağı ücretin belirleneceğini devamlılık kazanmış kararlarında vurgulamakta ise de, Yargıtay 4. H.D.’nin bu görüşüne katılmamız yasanın “Personel” tanımı sebebiyle mümkün olmadığı gibi aşağıdaki sebeple de mümkün değildir:

3308 Sayılı Yasanın 24. Maddesinin başlığı “Mesleki Eğitime Katılma Payı” olup, on ve daha fazla personel çalıştıran ve Bakanlıkça işletmelerde mesleki eğitim kapsamına alınan ancak, beceri eğitimi yaptırmayan işletmelerin beceri eğitimi yaptırması gereken her öğrenci için eğitim süresince asgari ücretin net tutarının 1/3’ü nispetinde, yirmi ve daha fazla personel çalıştırılması halinde ise 2/3’ü nispetinde Saymanlık hesabına katılma payı yatırmakla yükümlü olduğunu düzenlemiştir.

Maddenin anlamı şudur ki, uygulamalı mesleki eğitim vermesi gerektiği halde bu eğitimi vermeyen işletmeler kabul etmedikleri her öğrenci için Saymanlığa bir nevi cezai şart olarak katılma payı ödemekle yükümlü tutulmuşlardır. Katılma payına tabi tutulacak işletmelerin niteliği İş Kanunu’na tabi çalışan kişi sayısı üzerinden belirlenecektir. Başka bir ifadeyle staj yaptırması gerekirken yaptırmayan işletmelerin saymanlığa ödeyecekleri miktar İş Kanunu’na göre çalıştırdıkları işçi sayısıyla belirlenecektir.

Buradan çıkan sonuç şudur ki; Kamu İdareleri, Mesleki Eğitime Katılma Payı adı altında düzenlenmiş olan bir nevi cezai şart hükmündeki ödemeden büyük ölçüde muaf tutulmuşlardır.

          Kanaatimce, Yargıtay 4. H.D. vermiş olduğu kararlarında 3. Maddedeki AÇIK “Personel” tanımını ihmal ederek ücretin tespitinde işletmelere bir nevi “cezai şart” niteliğinde olan 24. Maddenin son fıkrasını yanlış yorumlamaktadır.

III- MESLEKİ EĞİTİM / STAJ SÖZLEŞMESİ:

          Yukarıda, öğrencilere ödenecek ücretlerin 3308 sayılı yasa gereği sözleşme ile tespit edileceğine değinmiştik.

Yasayla birlikte “Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Müdür Görev, Yetki ve Sorumlulukları” başlıklı 78. Maddesinin (6). Fıkrasında İşletmeyle yapılacak sözleşmeyi imza yetkisini Okul Müdürüne vermiş, sözleşmenin taraflarından birinin öğrenci veya reşit değilse velisi olduğunu düzenlemiştir.

Yönetmeliğin 144. Madde (1). Fıkrası;

“e) İşletmede mesleki eğitim gören öğrenciye, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununun 25 inci maddesinde belirtilen miktardan az olmamak üzere ödenecek ücret tutarı, ücret artışı ve diğer olanakları kapsayan eğitim sözleşmesini, öğrenci veya velisi okul müdürüyle birlikte imzalar.”

Şeklinde kanuna paralel bir düzenleme getirmiştir.

Uygulamada her ne kadar öğrencilerin/velinin, okul müdürü ile işletme yetkilisinin imzasını taşıyan ve TİP SÖZLEŞME niteliğinde olan sözleşmelerin yapılması ve öğrencinin staj dosyasında saklanması zorunlu ise de, bazen bu sözleşmelere ulaşılamamakta yahut ibraz edilen sözleşmelerde tarafların bilgileri eksik bulunmaktadır.

Sağlık Meslek Lisesi öğrencilerinin bulunduğu yerdeki Hastanelerde / Laboratuarlarda / Sağlık Ocaklarında stajyer öğrenci kabul kontenjanının aşılması halleri sıklıkla söz konusu olduğundan, kontenjanlarının üstünde öğrenci kabulü yapan işletmeler “TİP II Sözleşme” adıyla öğrencinin ücret talebi bulunmadığına dair beyanlarını içeren sözleşmeler imzalatarak öğrencileri staja kabul etmektedirler.

3308 sayılı yasanın 25. Maddesinde öğrencilere ödenecek ücretler konusunda Kamu Kurum ve Kuruluşlarına gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü yüklenmiştir. Böyle bir yükümlülüğü bulunan Kamu Kurum ve kuruluşlarının ücret ödememe yönünde öğrenciyle sözleşme yapması yasaya açıkça aykırılık teşkil edecektir.

Uygulamada TİP II sözleşme olarak tabir edilen sözleşmelerin 8. Maddelerinde Kanun ve Yönetmelikte belirtildiği şekilde ücret ödeneceğine dair hüküm bulunmasına rağmen Sözleşmenin son maddelerine “ücret ödenmez” ibarelerinin eklendiği, dolayısıyla sözleşmenin kendi içinde çeliştiği görülmektedir.

          Bununla birlikte 3308 sayılı Yasanın “Denetleme ve Ceza” başlıklı 41. Maddesinde de ücretlerin ödenmemesi halinde işletmelere uygulanacak ihtar cezaları ile para cezaları düzenlenmiş olmakla stajın ücretsiz yapılacağından bahsetme imkanı ortadan kalkmaktadır.

Ücret ödenmeyeceğine dair düzenleme içeren sözleşmeler Ankara Bölge Adliye Mahkemesince yasanın emredici hükmüne aykırı bulunmuştur.

Sonuç olarak, öğrencinin sözleşmesinin bulunup bulunmadığına, sözleşmede ücret ödemesine ilişkin hüküm bulunup bulunmadığına, yahut ücret ödenmeyeceği yönünde sözleşme hükmü bulunmasına bakılmaksızın yasanın emredici hükümlerine göre öğrencilere asgari ücret netinin %15 ve %30’u oranında ücret ödemesi yapmak işletmelerin yükümlülüğündedir.

IV- ÜCRETLERİN BELİRLENMESİNE İLİŞKİN DÜZENLEMELER:

          * Teorik eğitim döneminde; Öğrencilerin işletmelerde yaptıkları staj döneminde aynı zamanda Teorik Eğitim için de okula devamları gerekmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı Ortaoğretim Kurumları Yönetmeliği Teorik eğitim için izin” başlıklı 123. Maddesine göre Öğrenciler, teorik eğitim için okul müdürlüğünce düzenlenecek programa göre haftada iki gün, bazı hallerde üç gün ücretli izinli sayılacaklardır. Dolayısıyla öğrencinin okulda bulunduğu tüm izin günlerinde ücret tahakkuk ettirilmesi gerekmektedir. 

MEB’nca yayımlanmış olan “Milli Eğitim Bakanlığı İşletmelerde Mesleki Eğitim / Staj Sözleşmesi‘”nin (TİP Sözleşme) “Ödenecek ücret” başlıklı 8. Maddedeki düzenleme aşağıdaki gibidir:

“MADDE 8- (1) İşletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler ile mesleki ve teknik ortaöğretim okul ve kurumlarında staj veya tamamlayıcı eğitim gören öğrencilere asgari ücretin net tutarının; yirmi ve üzerinde personel çalıştıran işyerlerinde yüzde otuzundan, yirmiden az personel çalıştıran işyerlerinde yüzde onbeşinden, mesleki eğitim merkezi öğrencilerine (aday çırak ve çırağa) asgari ücretin yüzde otuzundan aşağı ücret ödenemez. Ücret, başlangıçta (………………………………………..) TL’dır. Öğrenciye ödenecek ücret her türlü vergiden muaftır. (3308 Sayılı Kanun, Madde 25). 

(1/a) İşletmelerde mesleki eğitim gören/staj yapan öğrencilere, mesleki eğitimin devam ettiği sürece yürürlükteki asgari ücretin net tutarının %30’undan az olmamak üzere ücret ödenir. Ücret, başlangıçta (………………………………………..) TL’dır. Öğrenciye ödenecek ücret her türlü vergiden muaftır (3308 Sayılı Kanun, Geçici madde 12). (3308 sayılı Kanunun Geçici 12 nci maddesi yürürlükte kaldığı sürece birinci fıkra yerine (1/a) fıkrası uygulanacaktır.) 

(2) Sözleşmenin geçerlilik süresi içinde asgari ücrette artış olması halinde, bu artışlar aynı oranda öğrencinin ücretine yansıtılır.” 

          “Devamsızlık yapan öğrencinin ücretlerinden kesinti yapılması” başlıklı madde ise aşağıdaki gibidir:

 “MADDE 9- (1) Öğrenci mesleki eğitim için işletmeye devam etmek zorundadır. İşletmede mesleki eğitimine ve teorik eğitimine özürsüz devam etmeyen veya ücretsiz izin kullanan öğrencinin bu günlerdeki ücreti kesilir.

(2) Ücret kesilerek yapılacak ödeme miktarı; 

a) 20 ve daha fazla personel çalıştıran işletmelerce;

Ödenecek ücret = (Net Asg.ücret x %30) – (Net Asg.Ücr.x %30 x Devamsız Gün Sayısı)                                                                                                                                                30

b) 20’den az personel çalıştıran işletmelerce;

Ödenecek ücret = (Net Asg.ücret x %15) – (Net Asg.Ücr.x %15 x Devamsız Gün Sayısı)                                                                                                                                                30

c) Mesleki eğitim merkezi öğrencilerine (aday çırak, çırak) eğitim veren işletmelerce;

Ödenecek ücret = (Asg.ücret x %30) – (Asg.Ücr.x %30 x Devamsız Gün Sayısı)                                                                                                                                                30

formülü uygulanarak bulunur. 

(2/a) Ödenecek ücret = (Net Asg.ücret x %30) – (Net Asg.Ücr.x %30 x Devamsız Gün Sayısı)                                                                                                                                                30

formülü uygulanarak bulunur. 

(3308 sayılı Kanunun Geçici 12 nci maddesi yürürlükte kaldığı sürece ikinci fıkra yerine (2/a) fıkrası uygulanacaktır.)” 

Yargıtay kararlarında da sık sık bozma konusu yapıldığı üzere öğrenci, mazeretsiz izinli olduğu günler için ücrete hak kazanmayacaktır.

V- ZAMANAŞIMI, FAİZ BAŞLANGIÇ TARİHİ, GÖREVLİ MAHKEME:

          Öğrencinin stajını yaptığı işletmeden ücret alabilmesi için yasa koyucu işletmeye başvuru şartı aramamıştır. Doğrudan dava yahut icra takibi yoluyla hak edilmiş olan ücretlerin talep edilmesi mümkündür.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunundaki genel zamanaşımı süresi olan 5 yıllık süre bu alacak kalemi için de geçerli olup, öğrenci dava / icra tarihinden geriye doğru 5 yıl içinde doğmuş olan ücret alacaklarını talep edebilecektir. Esasen zamanaşımına uğramış borçlar, Borçlar Kanunu’na göre “eksik borç” niteliğinde olduğundan zamanaşımı dolmuş olacaklarını da talep etmesi mümkünse de, zamanaşımı itirazıyla karşılaşması durumunda (ki genelde karşılaşacaktır) karşı tarafa vekalet ücreti ödemek durumunda kalır.[2]

Daha önce işletmeye ihtarname yahut ücret ödemesine ilişkin bir talep gönderilmişse bu belgelerin işletmeye tebliğ tarihi / yahut işletmeye ödeme için belli bir süre tanınmışsa bu sürenin dolduğu tarih faiz başlangıç tarihi sayılacaktır. Dava ya da icra takibinden önce bir talep bulunmuyorsa icra takibi ya da Dava tarihi itibariyle talepteki miktara faiz işleyecektir.

Stajyer öğrenciler 4857 Sayılı İş Kanunu kapsamında işçi statüsünde olmadıklarından Görevli Mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi[3] olup, ücret alacaklarına işleyecek faiz ise en yüksek banka mevduatı faizi değil, yasal faiz (2018 yılı için %9) olacaktır.

Yayım tarihi: 16.08.2018

.

 

[1] T.C. YARGITAY 4.Hukuk Dairesi, Esas:  2016/12026, Karar: 2017/2673, Karar Tarihi: 10.05.2017
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 24/08/2015 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18/05/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, öğrenim sırasındaki staj eğitimi nedeniyle ödenmesi gereken ücretin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, … (ÇPL) Kız Teknik ve Meslek Lisesinde Bilişim Teknolojileri alanında öğrenim gördüğü ve mezun olduğu, okulun müfradatı gereği anaokullarında staj yaptığını, ancak davalı kurumun 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca ödemesi gereken staj ücretini ödemediğini beyanla, alacak isteminde bulunmuştur.
Davalı idare vekili; taraflar arasındaki uyuşmazlığın idari işlemden kaynaklandığını, 2577 sayılı Kanun’un 2. maddesi uyarınca bu tür ihtilafların çözüm yerinin idari yargı yeri olduğunu, davacının öncelikle davalı idareden talepte bulunması ve reddi hâlinde idari yargıya başvurabileceğini, yargı yolu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, zamanaşımı definde bulunduğunu, davacının staj yaptığı dönemde kurumun işletme olmadığından anılan Yasa uyarınca ücret almaya hak kazanamayacağını, kaldı ki staj süresince ücret ödenmesine dair bir yasal düzenlemenin de bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, meslek lisesinde öğrenim gören ve mezun olan öğrencilerin staj yükümlülüğünün bulunduğu, ancak ödenek olmadığından davacıya bir ödemenin yapılmadığının anlaşıldığı, yasa kapsamında davacının öğrenci tanımına uyduğu, yapmış olduğu stajın işletmelerde beceri eğitimi niteliğinde olduğu ve staj yapılan yerin de yasa kapsamında hizmet üreten kamu kurumu olduğu kabul edilerek bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun “Ücret ve Sosyal Güvenlik” başlıklı 25. maddesinin “Aday çırak, çırak ve işletmelerde meslek eğitimi gören öğrencilere ödenecek ücret ve bu ücretlerdeki artışlar; aday çırak veya çırağın velisi veya vasisi veya kişi reşit ise kendisi; öğrenciler için okul müdürlüğü ile iş yeri sahibi arasında Bakanlıkça belirlenen esaslara göre düzenlenecek sözleşme ile tespit edilir. (Değişik son cümle: 13/2/2011-6111/64 md.) Ancak, işletmelerde meslek eğitimi gören örgün eğitim öğrencilerine, asgari ücretin net tutarının, yirmi ve üzerinde personel çalıştıran iş yerlerinde yüzde 30’undan, yirmiden az personel çalıştıran iş yerlerinde yüzde 15’inden, aday çırak ve çırağa yaşına uygun asgari ücretin yüzde 30’undan aşağı ücret ödenemez.” şeklinde olduğu, yine aynı Kanun’un “Mesleki eğitime katılma payı” başlıklı 24. maddesinin son bendinde “…. Bu sayının tespitinde görev ve çalışma statüsüne bakılmaksızın iş yerinde 1475 sayılı İş Kanununa tabi olarak çalıştırılan personel sayısı dikkate alınır.” denilmektedir.

İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün yazısında; davacının 13/10/2014-12/06/2015 tarihleri arası staj yaptığı sözleşmenin imzalanmadığı, ödenek olmadığından ödeme yapılmadığı, … Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürlüğünün yazısı ekinde davacıya ait staj devam çizelgelerinin gönderildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece; davacının, staj yaptığını iddia ettiği okul veya işletmenin sorularak tespitinden sonra ilgili okul veya işletme ile yazışma yapılarak, staj yapıp yapmadığının sorulması, taraflar arasında buna ilişkin yazılı bir sözleşme bulunup bulunmadığı araştırılarak; stajın yapılmış olması durumunda hangi tarihler arasında staj yaptığının, bu süre zarfında izinli veya raporlu geçen günlerin olup olmadığının tespiti, staj yapılan birimde çalışan personel sayısının belirlenmesi ve ayrıca davalı kurumca staj nedeni ile herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA 10.05.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
[2] T.C. YARGITAY, 4.Hukuk Dairesi, Esas:  2016/12005, Karar: 2017/1622, Karar Tarihi: 13.03.2017
Dava ve Karar: Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 14/09/2015 gününde adli yardım talepli olarak verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine adli yardım talebi kabul edilerek mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımından reddine dair verilen 11/01/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, öğrenim sırasındaki staj eğitimi nedeniyle ödenmesi gereken ücretin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, … Kız Teknik ve Meslek Lisesinde öğrenim görürken, mevzuat gereği davalı kurumun gönderdiği kurumda staj yaptığını ancak davalı kurumun 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca ödenmesi gereken staj ücretini ödemediğini beyanla, alacak isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının staj yaptığı süre içerisinde TBK 147/1. maddesinde düzenlenen zamanaşımı sürelerinin aşıldığı gerekçesi ile davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.
Zamanaşımı, bir talep veya dava hakkının, kanunda tayin edilen süre içinde kullanılmaması halinde, usul hukukunca öngörülen şekilde ileri sürülmek koşuluyla, borçluya borcunu ödememe imkanı veren bir hukuki müessesedir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu eksik bir borç haline dönüştürür ve alacağın dava edilebilme niteliğini ortadan kaldırır. Olay tarihinde yürürlükte bulunan TBK 161. maddesinde düzenlenen; “Zamanaşımı ileri sürülmedikçe, hakim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz” kuralında da vurgulandığı üzere, zamanaşımı kişisel bir savunma nedeni (def’i) olup, bütün öteki savunmalarda olduğu gibi ve özellikle itiraz nedenlerinden farklı olarak, savunulmadığı takdirde mahkemece re’sen gözetilemez ve uygulanamaz. Diğer bir deyişle; zamanaşımının davayı etkisiz bırakması, kendiliğinden gerçekleşmemekte ve ancak davalının iradesine bağlı bulunmaktadır.
Zamanaşımı, bir hakkın varlığını ortadan kaldıran bir olgu olmayıp ancak istenebilirliğine engel oluşturan bir defidir. Def’i, davalının borçlu olduğu bir borcu özel bir nedenle yerine getirmekten kaçınmasına imkan veren bir haktır. Davalının bu haktan yararlanabilmesi için def’iyi açıkça süresinde ileri sürmesi gerekir. Davalı bir def”i olan zamanaşımını açıkça ileri sürmemişse, hakim zamanaşımı def’inin varlığını öğrense bile bunu kendiliğinden gözetemez.
Dosyanın tetkikinde; davalı vekilinin duruşma sırasında 02/11/2015 havale tarihli cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunulduğunun bildirilmiş olmasına rağmen, cevap dilekçesinde davalının zamanaşımı definde bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda, mahkemece davalı tarafından usulüne uygun zamanaşımı defi ileri sürülmemesine karşın davanın zamanaşımından reddine karar verilmiş olması isabetli olmamış, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA 13.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
[3] Yargıtay 22. H.D.’nin 04.03.2014 tarih ve 2013/6970 E, 2014/4726 K

Bu makalenin tüm hakları yazarı Av. İlknur SEZGİN TEMEL’e ait olup makale, yazarı tarafından http://ilknurtemel.av.tr/3308-s-y-staj-ucreti-alacaklari/  adresinde yayınlanmıştır

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

  • “İşverenler ve İşletmeler İçin İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Danışmanlık Hizmetleri Rehberi”miz ilknursezgintemel@gmail.com adresinden talepte bulunan İşletmelere internet ortamında gönderilmektedir.
DİKKAT:
Randevu neticesinde avukatlarla yapılan görüşmeler danışmanlık ücretine tabidir.
İletişim bilgileri için tıklayınız
Danışmanlık hizmeti ve ücreti için tıklayınız