Aylık arşiv: Haziran 2013

Primlerin iadesinde yurtdışı borçlanma

Değerli site ziyaretçileri,

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ve 21. Hukuk Dairesi’nin artık aşağıdaki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararındaki düşünceyi terk etmek üzere olduğunu, primlerin iadesi halinde de borçlanma yapılabileceği yönünde kararların önümüzdeki günlerde çıkmaya başlayacağını belirtmek isterim. (Av. İ.S.T. 23.04.2014)

 

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
  • E:2002/10-21
  • K:2002/70

Tarih: 13.02.2002

ÖZET :

Türk uyruklu olan sigortalının almanya’daki sigortalı hizmetleri tasfiye edildiğine göre nazara alınabilecek sigortalılık süresi kalmadığından anılan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin bu davada uygulanma yeri yoktur.

DAVA :

Taraflar arasındaki “tesbit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; ( Bursa İkinci İş Mahkemesi )nce davanın Kabulüne dair verilen 22.5.2001 gün ve 2000/370 E, 2001/311 K. sayılı kararın incelenmesi davalı kurum vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesinin 2.7.2001 gün ve 2001/4695 E. 2001/5184 K. sayılı ilamı ile; ( …108. maddeye göre Türkiye’deki ilk çalışma tarihi sigortalılık başlangıcını teşkil eder. Federal Almanya ile Türkiye arasında sosyal güvenlik sözleşmesi düzenlenmiş ise de davacı sözleşmenin bir bütün olarak uygulanmasını istemediğinden Federal Almanya’daki ilk defa çalışma tarihi sigortalılık başlangıcının o tarihe götürmesini gerektirmez. Okumaya devam et

Prim iadesinde Yurtdışı Borçlanma

Primlerin İadesi Halinde:

* Borçlanabilme açısından:

Yurtdışında çalışılan sürelerde ödenmiş olan primler yurda dönüş esnasında iade alınmışsa bu durumda yurtdışı borçlanma yapabilmek erkek ve kadınlar açısından farklılık göstermektedir.

Erkekler sadece çalışma süreleri ile bir kısım işsizlik süresini borçlanabildiklerinden, yurtdışındaki primlerini iade almış olmaları halinde, yurtdışında herhangi bir sigortalı çalışmaları da kalmayacağından çalışma sürelerini borçlanma imkanları da ortadan kalkmaktadır.

Kadınlar çalışma süreleriyle birlikte ev kadını, çocuk yetiştirme süreleri gibi borçlanma yapma hakkına da sahip olduklarından çalıştıkları sürelere ait primleri iade almışlarsa çalışma sürelerini değil, 18 yaşından sonra -Türk vatandaşı olarak geçen- diğer tüm sürelerini borçlanabilmektedirler.

* Sigortalılık başlangıç tarihinin Türkiye Sigortasına giriş tarihi olarak sayılması açısından:

Yargıtay ev kadınlarının çocuk yetiştirme sürelerini her ne kadar kişi o dönemde sigortalı olsa da sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul etmemekte, sadece fiilen işe ilk giriş tarihinin Türkiye’deki sigorta başlangıç tarihi olarak sayılabileceğine hükmetmektedir.

Bu sebeple, prim iadesi almış kadınların yurtdışındaki ev kadınlığı başlangıç tarihleri, çocuk yardımlarının başladığı tarihler gibi fiili çalışma olmaksızın faydalandıkları sigortalılık başlangıç tarihleri Türkiye sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmemektedir.

Bu makalenin tüm hakları yazarı Av. İlknur SEZGİN TEMEL’e ait olup makale, yazarı tarafından http://ilknurtemel.av.tr/prim-iadesinde-yurtdisi-borclanma/adresinde yayınlanmıştır

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Yapı Kooperatifi – sözleşmede cezai şart

  • T.C. YARGITAY
  • 15.Hukuk Dairesi
  • Esas: 2008/2004
  • Karar: 2008/4109
  • Karar Tarihi: 19.06.2008

ALACAK DAVASI – SÖZLEŞMEDE KARARLAŞTIRILAN CEZANIN İFAYA EKLİ CEZA NİTELİĞİNDE OLDUĞU – DAVACI İŞ SAHİBİ TARAFINDAN GERİYE DÖNÜK OLARAK FESHEDİLDİĞİ – CEZANIN İŞ BEDELİNDEN MAHSUBU SURETİYLE SONUCA GİDİLMESİNİN İSABETSİZ OLUŞU

ÖZET: Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ek sözleşme gereği yükleniciden üç dairenin cezai şart olarak kesilmesi gerektiği belirtilerek maliyet bedeli 159.600.000.000 TL. de cezai şart olarak yüklenici alacağından düşülmüştür. Taraflar arasında düzenlenen ek sözleşmenin 1. maddesinde yüklenicinin bu sözleşmelerden doğan gecikme cezalarına karşılık SS Kad. Konut Yapı Kooperatifi namına kendisine ait olan D blok 4. kat 13, 3. kat 10 ve 6. kat 21 nolu bağımsız bölümleri kayıtsız şartsız vereceği yazılıdır. Sözleşmede kararlaştırılan ceza ifaya ekli ceza niteliğinde olup, sözleşme davacı iş sahibi tarafından geriye dönük olarak feshedildiğinden ifaya ekli müsbet zarar kapsamında olan cezanın da iş bedelinden mahsubu suretiyle sonuca gidilmesi isabetsizdir.

(818 S. K. m. 101, 355) Okumaya devam et

  • “İşverenler ve İşletmeler İçin İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Danışmanlık Hizmetleri Rehberi”miz ilknursezgintemel@gmail.com adresinden talepte bulunan İşletmelere internet ortamında gönderilmektedir.
DİKKAT:
Randevu neticesinde avukatlarla yapılan görüşmeler danışmanlık ücretine tabidir.
İletişim bilgileri için tıklayınız
Danışmanlık hizmeti ve ücreti için tıklayınız