AVUKATLIK, AMATÖR RUHU KALDIRMAYACAK DENLİ PROFESYONEL BİR MESLEKTİR. Av. İ.S.T.



07.10.2011 Cuma günü SKYTURK 15:00 haberlerinde “Kadın cinayetlerinin önlenmesi” konulu canlı yayındaydım

25 Mart 2011 Cuma günü TRT Radyo 1′de saat: 14:00′de “Hayat Sokağı”programına konuşmacı olarak katılacağım. Konu: “İş hayatında cinsiyet ayrımcılığı, kadının istihdamı, kadın avukat olarak yaşadığımız ayrımcılık.

Bianet’te  4320 S.Y. değişiklikleri hakkında yorumlarım:

Kadınları “hakları” konusunda bilgilendirme seminerlerimiz:



Resim hosting: YollaYap.comResim hosting: YollaYap.comResim hosting: YollaYap.com

MAKALELERİM——/—–AİLE HUKUKU—–/—— İŞ HUKUKU——/—– MEDENİ USUL—–/—– ASKERİ OKUL

Terditli dava – İş Kazası – Asıl işveren ile Alt İşveren ilişkisi – Rücuan Tazminat

T.C. YARGITAY
10.Hukuk Dairesi
Esas:  2008/20149
Karar: 2010/5178
Karar Tarihi: 12.04.2010

RÜCUAN TAZMİNAT DAVASI – İŞKAZASI SONUCU SÜREKLİ İŞGÖREMEZLİK DURUMUNA GİREN SİGORTALI – ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNİN VARLIĞI – DAVALILAR ARASINDA BİR HUKUKİ İLİŞKİNİN BULUNUP BULUNMADIĞININ BELİRLENMESİ – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: İşin belirli bir bölümünde değil de tamamının bir bütün halinde ya da bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatına haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenlerde asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir. Aracı sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise, asıl işverenden istenilen işin, asıl iş ya da işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır. Somut olayda davalılar arasında bir hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığı ibraz edilecek deliller ile birlikte yapılacak incelemeyle 506 sayılı Yasanın 87. maddesi koşulları yönünden bir sonuca varılması gereğinin gözetilmemiş olması bozmayı gerektirir. Okumaya devam edin.

01.01.2002′den önce edinilmiş mallar için açılan katkı payı alacağı davaları 10 yıllık zamanaşımına tabidir

T.C. YARGITAY

8.Hukuk Dairesi
Esas:  2010/3082
Karar: 2011/146
Karar Tarihi: 20.01.2011

TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI – KATKI PAYI ALACAĞI – TARAFLARIN EVLENME VE BOŞANMA TARİHLERİ İTİBARİYLE MAL AYRILIĞI REJİMİNE TABİ OLMALARI – ZAMANAŞIMININ GENEL HÜKÜMLERE GÖRE ÇÖZÜMLENECEĞİ – DAVANIN SÜRESİNDE AÇILDIĞI

ÖZET: Taraflar arasında başka bir mal rejimi seçildiği ileri sürülmediğine göre, evlenme ve boşanma tarihleri itibariyle mal ayrılığı rejimine tabidirler. Davacı tarafından katkının yapıldığı ve taşınmazların satın alındığı iddia edilen dönem itibariyle eşler arasında <mal ayrılığı> rejimi geçerlidir. Eşler arasındaki mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle sona ermiştir. Dava konusu taşınmazların edinildiğinin ileri sürüldüğü tarih aralığına göre, uyuşmazlık 01.01.2002 tarihinden önceye ilişkin olup eşler arasında mal ayrılığı rejimi geçerli olduğundan Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulmalıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta on yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği açıktır. Davanın süresinde açıldığı gözden kaçırılmıştır. Okumaya devam edin.

Katkı Payı alacağında fedakarlığın denkleştirilmesi ve hakkaniyet ilkeleri

T.C. YARGITAY

8.Hukuk Dairesi
Esas:  2010/5612
Karar: 2011/343
Karar Tarihi: 25.01.2011

KATKI PAYI VE KATILMA ALACAĞI DAVASI – DAVACININ TAŞINMAZA YAPTIĞI BİR KATKISININ BULUNUP BULUNMADIĞI – DAVACININ ÇALIŞTIĞI ÇALIŞMA SÜRESİNİN GÖZ ÖNÜNDE TUTULDUĞU – EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİ – FEDAKARLIĞIN DENKLEŞTİRİLMESİ VE HAKKANİYET İLKELERİ

ÖZET: Uyuşmazlık konusu katkı payı alacağı ile edinilmiş mallara katılma alacağının mahkeme hakimince hesaplandığı, sonuç olarak bağımsız bölüm nedeniyle hesaplanan katkı payı alacağı ve edinilmiş mallara katılma alacağının belirlendiği ve bu miktarların hüküm altına alındığı görülmüştür. İşe giriş bildirgesine göre davacının 1.11.1989 tarihinde işe başladığı ve çalışmasını 2002 yılına kadar sürdürdüğü görülmektedir.  Davacının çalıştığı çalışma süresi göz önünde tutulduğunda ve bu çalışmasıyla gelirde elde ettiği gözetildiğinde davacının uyuşmazlık konusu taşınmaza bir katkısının bulunmadığı düşünülemez. Aksi durum hayatın olağan akışına aykırı düşer.  Davalı ise Türk silahlı kuvvetler de doktor olarak çalıştığı ve 18.1.2000 tarihinde ayrıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıldıktan sonraki çalışmalarına ilişkin belgeler ise dosya arasında yer almamaktadır. Okumaya devam edin.

Katkı Payı Davasında eşlerin gelirleri belirlenirken, ekonomik ve sosyal durumları, yaşam tarzları, hayat düzeylerine göre kişisel harcamalarının ayrı ayrı tespit edilmesi gerektiği

T.C. YARGITAY

8.Hukuk Dairesi
Esas:  2011/1028
Karar: 2011/6069
Karar Tarihi: 21.11.2011

KATKI PAYI ALACAĞI DAVASI – TARAFLARIN TASARRUF MİKTARLARININ TOPLAM TASARRUF MİKTARI İÇERİSİNDEKİ KATKI ORANLARININ NE OLDUĞUNUN SAPTANMASI – MAHKEME VE YARGITAYIN DENETİMİNE AÇIK RAPOR ALINARAK KARARA VARILMASI GEREĞİ

ÖZET: Tarafların yurtiçi ve davalının yurtdışındaki çalışma ve gelirlerine ilişkin belgeler ile E… Yapı Kooperatifi’ne ait üyelik kaydı, taksitlerin ödenmesine ilişkin belgeler ile 4 nolu bağımsız bölümün fiilen hangi tarihte teslim edildiğine ve içinde oturmaya başlandığına ilişkin kayıt ve belgelerin bulundukları yerlerden getirtilerek dosya arasına konulması, evlenme tarihi ile kooperatif ödemelerine ilişkin eşlerin ayrı ayrı gelirlerinin olabildiğince gerçeğe uygun olarak belirlenmesine çalışılması, bu gelirlerden tarafların ekonomik ve sosyal durumları, yaşam tarzları, hayat düzeylerine göre kişisel harcamalarının ayrı ayrı tespit edilmesi, davalı kocanın aileyi geçindirme yükümlülüğü de göz önünde bulundurularak yapabilecekleri tasarruf miktarlarının ayrı ayrı bulunması, daha sonra tarafların tasarruf miktarlarının toplam tasarruf miktarı içerisindeki katkı oranlarının ne olduğunun saptanması, davacıya ait katkı oranının taşınmazın dava tarihindeki değeri ile çarpılarak davacının katkı payı alacağının belirlenmesi, bu konuda bir hukukçu, bir mali müşavir ve bir inşaatçıdan oluşan bilirkişi kurulundan yeniden taraflar, mahkeme ve Yargıtay’ın denetimine açık rapor alınması, bağımsız bölüme ait ödemelerin bir bölümü 01.01.2002 tarihinden sonraya sarkmış ise, bu yönde de hesabın yapılması, katılma alacağı bakımından durumun değerlendirilmesi; ondan sonra esas hakkında karar verilmesi gerekir. Okumaya devam edin.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE FEDERAL ALMANYA CUMHURİYETİ ARASINDA SOSYAL GÜVENLİK KONUSUNDA YAPILAN SÖZLEŞME

BÖLÜM 1

GENEL HÜKÜMLER

Madde 1

Bu sözleşmenin uygulanmasında;

1. Vatandaş

Federal Almanya Cumhuriyeti bakımından, Federal Almanya Cumhuriyeti Anayasasına göre

Alman vatandaşı sayılan kimseyi,

Türkiye bakımından, Türk vatandaşlığını haiz kimseyi,

2. Mevzuat

2’ inci maddede belirtilen sigorta kolları ile sosyal güvenlik yardımlarına taallük eden ve bir

akit taraf ülkesinde veya bu ülkenin bir kısmında yürürlükte bulunan kanun, tüzük ve

yönetmeliği;

3. Yetkili Makam Okumaya devam edin.

Muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescili ile katılma alacağı

T.C. YARGITAY

8.Hukuk Dairesi
Esas:  2010/6316
Karar: 2011/1089
Karar Tarihi: 01.03.2011

TAPU İPTALİ TESCİL VE ALACAK DAVASI – EVLİLİK BİRLİĞİ İÇİNDE ALINAN TAŞINMAZA YÖNELİK MUVAZAA -  FAİZİN KARAR TARİHİNDEN BAŞLATILMASI GEREKİRKEN DAVA TARİHİNDEN BAŞLATILMASI – TAŞINMAZIN DAVALININ KİŞİSEL MALI OLARAK KABULÜ GEREĞİ

ÖZET: Dava, evlilik birliği içinde alınan taşınmaza yönelik muvazaa nedeniyle iptal ve tescil ile katılma alacağı isteğine ilişkindir. Taşınmaz, davalı S.’in tasarrufuyla 09.02.2009 tarihinde …-TL bedel ile diğer davalı C.. S..’ye satılıp devir edilmiştir. Her ne kadar faizin karar tarihinden başlatılması gerekirken dava tarihinden başlatılması doğru değilse de bozmanın niteliğine göre bu husus ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır.

(4721 S. K. m. 239) Okumaya devam edin.

Ölüm halinde mal rejiminin tasfiyesi – miras payı

T.C. YARGITAY

8.Hukuk Dairesi
Esas:  2011/1293
Karar: 2011/1521
Karar Tarihi: 11.03.2011

İTİRAZIN İPTALİ DAVASI – ÖNCELİKLE TEREKEYE AİT BORCUN SAĞ EŞE ÖDENMESİ – KALAN MİKTAR ÜZERİNDEN SAĞ EŞİN MİRAS PAYININ BELİRLENEREK HEM MAL REJİMİNİN TASFİYESİNDEN HEM DE MİRAS PAYINDAN KAYNAKLANAN ALACAK MİKTARLARININ BELİRLENEREK KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Olayda sağ eşinin mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkı terekeye ait ödenmesi gereken borçtur. Buna göre; öncelikle terekeye ait bu borcun sağ eşe ödenmesi, daha sonra kalan miktar üzerinden yine sağ eşin TMK.’nın 499. maddesine göre oluşan miras payının belirlenerek hem mal rejiminin tasfiyesinden, hem de miras payından kaynaklanan alacak miktarlarının toplamı belirlenerek davacının isteği hakkında bir karar verilmesi gerekirken; Okumaya devam edin.

ARŞİV

UserOnline

4 Users Online